Son Haberler
Business Ekonomi Dünya 100 milyar dolarlık kriz ve Hürmüz kilidi: İşte İran'ın masadaki 7 şartı

100 milyar dolarlık kriz ve Hürmüz kilidi: İşte İran'ın masadaki 7 şartı

ABD ve İsrail ile tırmanan gerilimde arabulucular üzerinden dolaylı temasları sürdüren Tahran yönetimi, deniz ablukasının kaldırılmasından dondurulan 100 milyar doların iadesine kadar uzanan 7 maddelik ateşkes şartında geri adım atmıyor.

100 milyar dolarlık kriz ve Hürmüz kilidi: İşte İran'ın masadaki 7 şartı

Orta Doğu'da askeri tansiyon tırmanışını sürdürürken, arka kapı diplomasisinde çetin bir pazarlık yürütülüyor. ABD ve İsrail eksenli askeri baskılara karşı direnç gösteren Tahran yönetimi, çatışmaların durdurulması ve ateşkes müzakerelerinin başlayabilmesi için sunduğu 7 temel şartta ısrarını sürdürüyor. Katar'ın arabuluculuğunda Doha hattında yürütülen temaslarda henüz somut bir uzlaşıya varılamazken, İran Dışişleri Bakanlığı sürecin tıkanmaması için topun Washington sahasında olduğunu vurguluyor.

Olası yeni askeri operasyon iddiaları ve Washington'ın seçim takvimi gölgesinde şekillenen süreçte Tahran, geri adım atmak bir yana çatışmaların tüm bölgeye yayılabileceği uyarısını yineleyerek masadaki pozisyonunu sertleştiriyor.

Hürmüz Kilidi ve 100 Milyar Dolarlık Talep

Tahran'ın vazgeçilmez olarak nitelendirdiği maddelerin başında, ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını koşulsuz kaldırması geliyor. Küresel enerji koridoru Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla tırmanan krizde İran, ablukanın kalkması halinde boğazı 48 saat içinde yeniden uluslararası gemi trafiğine açacağını taahhüt ediyor.

Masadaki en somut mali talep ise ABD tarafından dondurulan ve büyüklüğü yaklaşık 100 milyar doları bulan İran mal varlıklarının serbest bırakılması. Geçmiş mutabakatlarda kayıt altına alınmasına rağmen fiilen hayata geçirilmeyen fon transferi, Tahran için ateşkesin kilit güvencelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Yaptırımlar, Askeri Varlık ve Yeni Deniz Koridoru

Ateşkes şartları yalnızca mali kazanımlarla sınırlı değil. İran yönetimi, başta petrol ihracatı muafiyetleri olmak üzere tüm ekonomik yaptırımların derhal kaldırılmasını ve ABD’nin bölgedeki askeri varlığını kademeli olarak azaltmasını talep ediyor.

Bununla birlikte, Hürmüz Boğazı'nda Umman ile koordineli şekilde hayata geçirilen yeni geçiş güzergahının ABD tarafından resmen tanınması ve Lübnan cephesi de dahil olmak üzere çatışmaların tüm hatlarda eş zamanlı durdurulması şart koşuluyor. Tahran'daki üst düzey güvenlik yetkililerinin ABD'nin iç işlerine karışmaması yönündeki ilave çıkışları ise müzakerelerdeki manevra alanını genişletme hamlesi olarak yorumlanıyor.

Nükleer Başlık Masadan Ayrıldı

Görüşmelerin en kritik kırılma noktasını ise nükleer dosya oluşturuyor. Washington yönetimi, barış görüşmelerine yüzde 60 oranında zenginleştirilmiş 400 kilogramlık uranyum stokunun seyreltilmesini ve tesislerin uluslararası denetime açılmasını dahil etmeye çalışsa da Tahran bu talebi net bir dille geri çevirdi.

İran kanadı, nükleer başlığın bu acil ateşkes müzakerelerinin konusu olamayacağını, yalnızca kapsamlı ve bağımsız bir süreçte ele alınabileceğini belirterek ateşkesi doğrudan 7 maddelik güvenlik ve ekonomi çerçevesine endekslemiş durumda. Diplomasi kanallarında temaslar sürerken, Washington’ın bu sert şartlara vereceği yanıt bölgedeki savaşın kaderini belirleyecek.