Son Haberler
Business Ekonomi Güncel ABD ara seçimleri sonrası ekonomi ve ticaret politikaları ön plana çıkıyor

ABD ara seçimleri sonrası ekonomi ve ticaret politikaları ön plana çıkıyor

Demokratların çoğunluğu kazanmasıyla ABD'de ekonomi politikalarının geleceği yatırımcılar için önemli hale geldi.

ABD ara seçimleri sonrası ekonomi ve ticaret politikaları ön plana çıkıyor

ABD'de 3 Kasım'da gerçekleştirilen ara seçimlerde Demokratların, Temsilciler Meclisi ve Senato'da çoğunluğu kazanmasının ardından dünyanın en büyük ekonomisinin maliye ve ticaret politikalarının geleceği uluslararası yatırımcıların gündeminde öne çıkıyor.

Kongre'deki siyasi dengelerin değişmesinin finansal piyasalara etkisinde kamu harcamaları, bütçe politikaları, gümrük tarifeleri, tahvil faizleri ve şirketlerin yatırım kararlarına ilişkin beklentiler önem taşıyor. Demokratların, Kongrenin her iki kanadında çoğunluğu elde etmesiyle ABD Başkanı Donald Trump yönetiminin görev süresinin kalan iki yılında yasama ve bütçe süreçlerinde Cumhuriyetçiler ile Demokratlar arasındaki müzakerelerin öneminin artması bekleniyor.

Finansal piyasalar üzerindeki etkiler

DWS'nin yayımladığı "ABD Ara Seçimleri: Yatırımcıların Sorması Gereken 10 Soru" başlıklı araştırmada, seçim sonuçlarının finansal piyasalara etkisini değerlendirirken yalnızca Kongredeki siyasi dağılıma değil, yatırımcıların önceden fiyatladığı beklentiler ile ortaya çıkan sonuçlar arasındaki farklılıklara odaklanılması gerektiği belirtildi.

Araştırmaya göre, seçim sonuçlarının piyasalara etkisinde siyasi gelişmelerin ekonomik büyüme, enflasyon, şirket kazançları, faiz oranları ve risk primlerine ilişkin beklentileri ne ölçüde değiştirdiği önem taşıyor. DWS, geçmiş seçim dönemlerinde siyasi sonuçların doğru tahmin edilmesinin finansal piyasaların yönünün de doğru öngörüleceği anlamına gelmediğine dikkati çekti.

İki partili anlaşmazlık ve etkileri

Bu kapsamda, 2016 ABD başkanlık seçimlerinin ardından piyasalarda başlangıçta görülen düşüşün, yatırımcıların kurumlar vergisinde indirim beklentilerine odaklanmasıyla kısa sürede tersine döndüğü hatırlatıldı. Araştırmada, Beyaz Saray ile Kongrenin farklı siyasi partilerin kontrolünde olmasının büyük ölçekli ekonomik düzenlemelerin yasalaşmasını zorlaştırabileceği ancak bunun kamu maliyesinde kendiliğinden disiplin sağlanacağı anlamına gelmediği vurgulandı.

DWS'ye göre, Kongrede siyasi ayrışmanın artması yeni mali programların kabul edilmesini güçleştirebilirken mevcut federal harcamaların önemli bölümü devam edebilir. Kamu borcuna ilişkin faiz giderlerinin birikmeyi sürdürmesi ve yıllık bütçe müzakerelerinde mevcut harcama taahhütlerinin korunması, uzun vadeli borç sorunlarının çözümünü zorlaştırabilecek unsurlar arasında yer alıyor.

Araştırmada, Kongrenin yıllık harcama yasaları üzerinde anlaşmak zorunda olduğu, bu nedenle siyasi ayrışmanın federal hükümetin finansmanına ilişkin anlaşmazlıklara ve kamu kurumlarının faaliyetlerinin geçici olarak durmasına yol açabilecek riskleri ortadan kaldırmadığı belirtildi.

Bu durumun, ABD Hazine tahvillerini değerlendiren yatırımcılar açısından gelecekteki bütçe açıkları, kamu borçlanması ve borçlanma maliyetlerine ilişkin beklentileri önemli hale getirdiği kaydedildi.

DWS'nin geçmiş ara seçim dönemlerini incelediği araştırmada, ABD hisse senedi piyasalarının seçimlerden önce genellikle zayıflama eğilimi gösterdiği, seçimlerin ardından ise toparlanmalar yaşandığı ifade edildi. Araştırmada, ABD ara seçimlerinin ardından yatırımcıların takip etmesi gereken ekonomik başlıklar arasında gümrük tarifeleri, maliye politikaları ve şirketlerin faaliyetlerini etkileyen düzenlemeler de yer aldı.

DWS'ye göre, siyasi gelişmelerin finansal piyasalar üzerindeki etkisinin değerlendirilmesinde, seçim sonuçlarının gelecekteki ekonomi politikalarını ve şirketlerin kazanç beklentilerini ne ölçüde değiştirebileceğinin dikkate alınması gerekiyor. Araştırmada, siyasi gelişmelerin geniş piyasa endeksleri üzerinde sınırlı etki oluşturduğu durumlarda bile belirli sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerin maliyetleri ve karlılık beklentileri üzerinde daha belirgin sonuçlar doğurabileceğine işaret edildi.