Son Haberler
Business Ekonomi Ekonomi Antalya’da tarihi imza: Dünyanın enerji rotasını değiştirecek '2035 planı' masada

Antalya’da tarihi imza: Dünyanın enerji rotasını değiştirecek '2035 planı' masada

Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da toplanacak COP31 İklim Zirvesi, 2035’e kadar enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35’e taşımayı öngören tarihi bir küresel taahhüde sahne olmaya hazırlanıyor.

Antalya’da tarihi imza: Dünyanın enerji rotasını değiştirecek '2035 planı' masada

Küresel enerji denkleminde fosil yakıtlardan çıkış arayışı sürerken, dünya kamuoyu Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da gerçekleşecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) odaklandı. Türkiye’nin başkanlık görevini üstlendiği zirvenin masadaki en kritik dosyasını, nihai enerji tüketiminde elektriğin payının 2035 yılına kadar yüzde 35 seviyesine çıkarılması hedefi oluşturuyor.

"Uygulama COP'u" parolasıyla toplanacak konferans, salt iyi niyet beyanlarının ötesine geçerek bağlayıcı, takvime bağlanmış ve ölçülebilir bir elektrifikasyon taahhüdünü uluslararası mutabakata dönüştürmeyi amaçlıyor.

Mevcut Tablo: Türkiye Ortalamayı Yakaladı, Asya Öncülük Ediyor

Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) ile bağımsız enerji düşünce kuruluşu Ember verilerine göre, bugün küresel enerji kullanımında elektriğin payı yüzde 21,6 seviyesinde seyrediyor. Türkiye de yüzde 21,5’lik mevcut oranıyla küresel ortalamayla başa baş bir performans sergiliyor.

Dünya genelindeki dağılım incelendiğinde ise bölgesel makas dikkat çekiyor:

Asya Liderliği: Dönüşümün lokomotifi konumundaki Çin’de oran yüzde 29’u aşarak ülkeyi küresel ölçekte "elektro-devlet" statüsüne taşırken, Japonya yüzde 30,6 ile zirve yarışında yer alıyor.

Kuzey Avrupa: Elektrikli ulaşım adaptasyonunu erken tamamlayan Norveç yüzde 49 ile dünya liderliğini korurken, İsveç yüzde 33 seviyelerinde bulunuyor.

Batı Ekonomileri: ABD yüzde 22, Almanya ise yüzde 20,8 oranıyla küresel ortalama bandında yer alıyor.

Gelişen Pazarlar: Afrika ve Orta Doğu coğrafyası mevcut tabloda geride kalsa da ucuzlayan güneş enerjisi ve depolama teknolojileri sayesinde doğrudan temiz enerjiye sıçrama potansiyeli taşıyor.

Yıllık 400 Milyar Dolarlık Tasarruf ve Enerji Bağımsızlığı

Ember Baş Analisti Dave Jones, elektrifikasyonun sadece karbon salımını dizginlemekle kalmayıp enerji ithalatçısı ülkeler için hayati bir ekonomik kalkan işlevi gördüğünü vurguluyor. Hedefin yakalanması durumunda fosil yakıt ithal eden ekonomilerin yıllık ithalat faturasında 400 milyar dolarlık rahatlama sağlanacağı öngörülüyor.

Enerji fiyatlarındaki dalgalanmaların tetiklediği küresel hayat pahalılığı krizine dikkat çeken uzmanlar, yenilenebilir kaynaklarla desteklenen elektrikleşmenin ulusal ekonomileri jeopolitik şoklara karşı korunaklı hale getireceğinin altını çiziyor.

Yatırım Hacmi Üçe Katlanmak Zorunda

Hedefin hayata geçirilmesi ise finansman tarafında köklü bir vites artışı gerektiriyor. IEA Enerji Analisti Alex Martinos’un değerlendirmelerine göre, hedeflenen talep artışı son 10 yılda kaydedilen ivmenin tam iki katına denk geliyor.

Mevcut durumda sanayi, ulaşım ve konut sektörlerindeki elektrifikasyona yıllık ortalama 320 milyar dolar ayrılırken, 2035 vizyonunun tutması için bu kaynağın senelik 1 trilyon dolar bandına çıkarılması şart. Üretim altyapısı, iletim şebekeleri ve batarya depolama sistemleri de dahil edildiğinde, enerji sistemlerine yapılan toplam yıllık harcamanın 1,5 trilyon dolardan 2,5 trilyon dolara yükselmesi gerekiyor. Bu devasa dönüşümde en dinamik ve hızlı büyüyecek sektörel kulvarı ise elektrikli araç piyasası oluşturuyor.