Orta Doğu ve Doğu Avrupa merkezli jeopolitik krizler ile tedarik hatlarındaki aksamalar, Avrupa kıtasını yeni bir enerji şokunun eşiğine getirdi. Yaklaşan kış mevsimi öncesinde tavan yapan elektrik ve doğal gaz tarifeleri, kıta genelinde milyonlarca aileyi ve ağır sanayiyi doğrudan tehdit ediyor. Lüksemburg’da bir araya gelen Avrupa Birliği enerji bakanları,piyasalardaki ani fiyat sıçramalarını durdurmak ve kışı atlatabilmek adına acil önlem paketlerini görüşmeye başladı.
50 Milyonun Üzerinde Avrupalı Soğukla Sınanacak
Toplantı öncesi değerlendirmelerde bulunan AB Komisyonunun Enerjiden Sorumlu Üyesi Dan Jorgensen, tablonun vahametini gözler önüne serdi. Normal şartlarda dahi Avrupa genelinde yaklaşık 50 milyon yurttaşın konutunu yeterli derecede ısıtamadığına dikkat çeken Jorgensen, piyasalardaki son fiyat artışlarıyla bu tablonun daha da ağırlaşacağını kaydetti.
Jorgensen, krizin boyutunun artık salt bir "fiziki kaynak bulma" meselesi olmadığını vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
"Piyasalarda gazın ya da petrolün bulunması tek başına çözüm değil. Evini ısıtacak ya da deposuna yakıt koyacak bütçesi kalmayan bir tüketici için arzın varlığı bir anlam ifade etmiyor. Bu kış vatandaşlarımızın üzerindeki ağır mali yükü hafifletmek adına tüm imkanları seferber etmek zorundayız."
Fosil Yakıtlardan Kaçış ve Geçici Destek Formülü
Sanayinin küresel rekabet gücünü kaybetme tehlikesiyle yüz yüze olduğunu hatırlatan Komisyon, üye ülkelere yeşil dönüşüm ve elektrifikasyon adımlarını hızlandırma tavsiyesinde bulundu. İçten yanmalı araçlar yerine elektrikli ulaşımın,konutlarda ise doğal gaz yerine ısı pompalarının teşvik edilmesinin maliyet baskısını orta vadede kırabileceği belirtildi.
Bununla birlikte kriz ortamında dar gelirli hanelerin doğrudan sübvansiyonlarla desteklenmesinin kaçınılmaz olabileceğine değinen Jorgensen, bu tip mali yardımların piyasa dengelerini bozmaması adına mutlaka "hedef odaklı ve geçici" kurgulanması gerektiğinin altını çizdi.
İrlanda: "Asıl Mesele Arz Değil, Katlanılamaz Maliyetler"
Dönem Başkanı İrlanda adına açıklamalarda bulunan İklim, Enerji ve Çevre Bakanı Darragh O'Brien da sorunun kökeninde ithal fosil kaynaklara duyulan aşırı bağımlılığın yer aldığını dile getirdi.
Avrupa'nın genel tedarik hatlarının ve fiziki rezervlerinin sağlam temellere oturduğunu ancak toptan piyasalardaki fiyat patlamasının faturalara doğrudan yansıdığını ifade eden O'Brien; ulusal çapta uygulanan vergi muafiyetleri, yakıt indirimleri ve elektrik şebeke bedellerinin yeniden düzenlenmesi gibi adımların birlik genelinde ortak bir zemine oturtulması gerektiğini savundu.
Doğal Gazda Kritik Eşik Aşıldı
Bakanların Lüksemburg’daki kritik temasları, piyasalardaki sert fiyat dalgalanmalarının hemen ertesinde gerçekleşiyor.Hürmüz Boğazı ve Kızıldeniz rotasındaki jeopolitik riskler ile rafineri aksaklıkları; Brent petrolü 110 dolar, Batı Teksas türü (WTI) ham petrolü ise 101 dolar seviyelerine taşıdı.
Avrupa toptan doğal gaz piyasasında ise fiyatlar, Aralık 2022'den bu yana ilk defa kısa süreliğine de olsa megavatsaat başına 100 euro eşiğini test etti. Isınma sezonuna girilirken AB doğal gaz depolarındaki doluluk oranının geçen yılki yüzde 83 seviyesinden yüzde 75 bandına gerilemiş olması, kıtayı bekleyen kış aylarının çetin geçeceğinin en somut göstergesi olarak yorumlanıyor.