Türkiye genelinde son dönemde etkili olan kuvvetli yağışlar ve sulama barajlarındaki hissedilir toparlanma, 1 Ekim itibarıyla start alan 2026–2027 tarımsal üretim sezonuna güçlü bir moral kazandırdı. Geçtiğimiz üretim yılını yaygın bir kuraklık krizi yaşamadan kapatan tarım sektörü, su kaynaklarındaki iyileşmeyle birlikte yeni takvime temkinli bir iyimserlikle adım attı.
Son 66 Yılın Zirvesi: İklim Verilerinde Çarpıcı Artış
Tarım ve Orman Bakanlığı Tarım Reformu Genel Müdürlüğü tarafından yayımlanan “İklim, Fenolojik Durum ve Sulama İzleme İstatistikleri” bülteni, su tablosundaki toparlanmayı net verilerle gözler önüne serdi.
Paylaşılan verilere göre:
Ülke genelinde eylül ayı ortalama yağışı 32,4 milimetre olarak ölçüldü. Bu rakam, uzun yıllar ortalamasını (24,9 mm) yüzde 30, bir önceki yılın aynı dönemini (21,4 mm) ise yüzde 51 geride bıraktı.
1 Ekim 2025 – 30 Eylül 2026 tarihlerini kapsayan “2026 Su Yılı”nda kaydedilen toplam yağış miktarı ortalama 741,6 milimetreye ulaştı.
Mevcut değerlerle birlikte ülke geneli yağışlar; dönemsel normallerin yüzde 29, geçen yılın ise tam yüzde 76 üzerine çıkarak son 66 yılın en yüksek seviyesine yerleşti.
Barajlarda Aktif Doluluk Yüzde 56,7’ye Ulaştı
Yağış rejimindeki bu olumlu seyir, doğrudan tarımsal sulama altyapısına da yansıdı. Sulama hedefli depolama tesisleri ve barajlardaki aktif doluluk oranı, 5 Ekim itibarıyla yüzde 56,7 seviyesinde kayıtlara geçti.
Su rezervlerindeki bu rezerv artışı, özellikle yaz aylarında yaşanan dönemsel kuraklık kaygılarını önemli ölçüde hafifletirken, tarladaki ekim planlamalarına da güven tazeledi.
Hububatta Sağlıklı Gelişim, Yeni Sezonda Sıkı Takip
Geçtiğimiz tarım yılında dengeli seyreden hava koşulları, tarla bitkilerinin gelişimine doğrudan katkı sağladı. Ülke genelinde hububat hasadı büyük ölçüde tamamlanırken, kalan bölgelerde de son aşamaya gelindi. Bitki sağlığı ve boylanmasının mevsim normalleri çerçevesinde seyretmesi rekolte beklentilerini destekledi.
Yeni sezonda da rehavete yer verilmeyecek. 2026–2027 üretim yılı süresince; yağış sıklığı, toprak nemi haritaları, baraj kapasiteleri ve bitkisel büyüme süreçleri dijital izleme araçlarıyla adım adım takip edilecek. Olası yerel ve bölgesel kuraklık tehditlerine karşı havza, il ve ilçe ölçeğinde erken uyarı ile risk değerlendirme mekanizmaları kesintisiz devrede kalacak.