ABD ara seçimlerinde Demokrat Parti'nin hem Temsilciler Meclisi hem de Senato kanadında kontrolü sağlaması, finans piyasalarında teknoloji hisselerini sarsan bir dalgalanma yarattı. Washington'daki yeni siyasi tablonun, son dönemin en büyük büyüme motoru olan yapay zeka ve veri merkezi yatırımlarını hedef alacak katı yasal düzenlemeleri tetikleyebileceği beklentisi, küresel yarı iletken pazarında yoğun satış baskısına dönüştü.
Sıkı Denetim ve 'Geliştirmeyi Durdurma' Çıkışı Tedirginliği Tırmandırdı
Piyasalardaki paniği tetikleyen unsurların başında, Temsilciler Meclisi'nin Demokrat üyesi Yassamin Ansari’nin gelişmiş yapay zeka sistemlerine yönelik regülasyonların sertleştirilmesi ve projelere geçici bir mola verilmesi yönündeki çağrıları geldi. Söz konusu tutumun parti içinde geniş destek bulması, özellikle milyarlarca dolarlık veri merkezi yatırımlarının yavaşlayabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Yatırımcıların geleceğe dönük talep ve karlılık beklentilerini hızla aşağı yönlü revize etmesi, teknoloji devlerinin yüksek piyasa değerlemelerini doğrudan tartışmaya açtı.
Küresel Borsalarda Satış Dalgası: Kayıplar Yüzde 36'yı Aştı
Düzenleme riskinin somutlaşmasıyla birlikte satış dalgası ABD sınırlarını aşarak Asya ve Avrupa borsalarına da sıçradı.Haftalık bazda kaydedilen düşüşler, sektör genelinde çift haneli kayıplara ulaştı:
ABD Piyasaları: Marvell Technology yüzde 28,1, Micron Technology yüzde 22, Intel yüzde 14,4 ve AMD yüzde 11 geriledi. Sektörün lokomotifleri Broadcom yüzde 9,9, Nvidia yüzde 8,8 değer kaybederken; Texas Instruments ve GlobalFoundries'deki kayıp yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.
Asya Piyasaları: En ağır darbeyi yüzde 36,8'lik sert düşüşle Japon depolama üreticisi Kioxia aldı. Güney Koreli teknoloji devleri SK Hynix yüzde 20,2, Samsung Electronics yüzde 16,1 gerilerken; Tayvanlı döküm devi TSMC hisseleri haftayı yüzde 9,9 kayıpla kapattı.
Avrupa Piyasaları: Yarı iletken ekipman üretiminde kilit rol oynayan Hollandalı ASML hisseleri ise yüzde 11,5 geri çekildi.
Piyasa analistleri, yapay zeka harcamalarının reel karlılığa dönüşüm sürecine dair soru işaretlerinin derinleştiği bu dönemde, Washington kanadından gelecek somut yasa tekliflerinin ve olası sınırlandırma adımlarının küresel varlık fiyatlamalarında belirleyici olacağını vurguluyor.