Küresel emtia piyasaları, ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasındaki katı duruşunu sürdürebileceğine yönelik beklentiler ve teknoloji şirketlerinin hisselerinde başlayan satış dalgasıyla çalkantılı bir haftayı geride bıraktı.Yatırımcıların faiz artışlarının devam edebileceği yönündeki endişeleri, faiz getirisi sunmayan kıymetli madenler üzerinde belirgin bir baskı oluşturdu.
Politika faizini yüzde 3,75-4 bandında sabit bırakan Fed, enflasyon göstergelerindeki katılığa işaret ederek gelecek adımların makroekonomik verilere göre şekilleneceğini duyurdu. ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte yıllıklandırılmış yüzde 3,4 büyüme kaydetmesi ve çekirdek kişisel tüketim harcamaları (PCE) endeksinin yıllık yüzde 3,1 artışla hedeflerin üzerinde seyretmesi, aralık ayında faiz artırımı ihtimalini yeniden gündeme taşıdı. Fed Başkanı Kevin Warsh'un basın toplantısında fiyat istikrarı hedefine dikkat çekmesi ve finansal koşulların henüz yeterince sıkılaşmadığını vurgulaması piyasalardaki temkinli havayı pekiştirdi.
Ons Altın Son Bir Yılın En Düşük Seviyesine Geriledi
Haftanın son işlem gününde Wall Street'teki teknoloji hisselerinden yayılan satış baskısı, yatırımcıların marjin (teminat) tamamlama ihtiyaçlarını artırdı. Likidite sağlamak amacıyla yapılan satışlar, değerli madenlerdeki gerilemeyi hızlandırdı.
ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 4,93'e gerilemesi dahi metallerdeki kan kaybını durdurmaya yetmedi. Ons altın,hafta içinde 3 bin 870,3 doları test ederek son bir yılın en zayıf seviyesini gördü ve haftalık kapanışını 3 bin 876 dolardan yaptı. Değerli madenler sepetinde en sert darbeyi ise gümüş aldı. Ons gümüş yaklaşık 11 ay aradan sonra 50 dolar eşiğinin altına inerek haftayı yüzde 9 kayıpla tamamladı. Aynı dönemde platin yüzde 7,8, paladyum ise yüzde 6,4 eridi; altın haftayı yüzde 3 düşüşle kapattı.
Baz Metallerde Arz Daralması ve Talep Çelişkisi
Sanayi metallerinde tablo, fiziksel arz kısıtları ile küresel talep kaygılarının çatışmasıyla şekillendi. Çin dışındaki stokların gerilemesi ve teslimat primlerinin yükselmesi çinko fiyatlarını yukarı taşıyarak yüzde 2,4'lük kazanç sağladı.Alüminyumda da borsa depolarındaki düşük stok seviyeleri fiyatlara yüzde 0,7 artış olarak yansıdı.
Buna karşılık Endonezya'daki Weda Bay tesisinin nikel cevheri satış hedefini yukarı revize etmesi nikelde yüzde 4'lük geri çekilmeye yol açtı. Bakır tarafında ise Çin'in fiziki ithalat iştahını yansıtan Yangshan priminin ton başına 205 dolara tırmanması piyasayı dengelerken, yapay zeka sektörüne dönük yatırım kârlılığı sorgulamaları sanayi talebini sınırlandırdı ve fiyatlar haftayı yatay tamamladı.
Jeopolitik Riskler Enerjiyi Ateşledi, Hasat Verimi Tarımı Baskıladı
Enerji grubunda ana gündem maddesi Orta Doğu kaynaklı sevkiyat riskleri oldu. Hürmüz Boğazı'nda bir tankere düzenlenen saldırı ve Husilerin enerji altyapılarına yönelik tehditleri petrol arzı endişelerini tırmandırdı. Diplomatik arabuluculuk çabalarına rağmen Brent petrolün aralık vadeli varil fiyatı 117,6 dolara ulaştı. ABD doğal gazında ise LNG ihracat tesislerine yönelik akışın kuvvetlenmesi ve yaklaşan kış talebiyle birlikte fiyatlar haftalık bazda yüzde 11,4 prim yaptı.
Tarım emtialarında ise arz fazlası ve hasat takvimi fiyatları aşağı çekti. Rusya'nın Azak Denizi üzerinden tahıl sevkiyatına yeniden yeşil ışık yakması buğdayda yüzde 3,5'lik düşüşü beraberinde getirdi. ABD'de hasadın ivme kazanması mısırı yüzde 2, soya fasulyesini ise yüzde 2,7 geriletti. Brezilya'daki yağışların rekolte görünümünü iyileştirmesiyle kahve fiyatları yüzde 6,6 gerilerken, şeker yüzde 4,3, pamuk yüzde 2,9 ve kakao yüzde 2,5 değer kaybetti.