Küresel ölçekte derinleşen iklim krizi aşırı hava olayları, kuraklık ve ani afetlerle milyonlarca insanı yerinden ederken, Türkiye’nin ev sahipliğinde toplanacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde insani yardım dünyasından net bir mesaj geldi. Uluslararası Kızılhaç ve Kızılay Dernekleri Federasyonu (IFRC), küresel karar alıcılara seslenerek, iklim kaynaklı yıkımlarla mücadelede mevcut finansman düzeyinin yetersiz kaldığını vurguladı ve bütçelerin acilen büyütülmesini talep etti.
Faturayı En Ağır Ödeyenler En Savunmasız Toplumlar
IFRC tarafından yapılan değerlendirmede, iklim değişikliğinin salt bir çevre sorunu olmaktan çıkarak doğrudan geniş çaplı insani krizleri tetikleyen bir etkene dönüştüğü kaydedildi. Sel, fırtına ve aşırı sıcak dalgaları gibi yıkıcı hava olaylarının sıklığı ile şiddetinin arttığına işaret eden federasyon, en az karbon salımı yapan kırılgan toplumların afet yükünü en ağır şekilde sırtlandığını belirtti. Kaynakların doğru noktalara ulaşmaması durumunda, insani yardım operasyonlarının mevcut kriz hızına yetişemeyeceği uyarısında bulunuldu.
Felaket Sonrasını Beklemek Yerine Önleyici Yatırım
Açıklamada, afet gerçekleştikten sonra yapılan harcamaların can kayıplarını ve geri dönülemez sosyoekonomik hasarları telafi edemediğine dikkat çekildi. Fonların afete dayanıklı altyapı, erken uyarı sistemleri ve yerel düzeyde kriz yönetimi kapasitesini artıracak koruyucu mekanizmalara kaydırılmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi. COP31'in sadece emisyon azaltım hedeflerinin konuşulduğu bir platform olmaması gerektiğinin altını çizen IFRC yetkilileri, iklim uyumu ve insani yardım odaklı finansal mekanizmaların zirve kararlarının merkezine yerleştirilmesi gerektiğini ifade etti.
COP31 Masasında Somut ve Doğrudan Erişimli Fon Talebi
Türkiye’de düzenlenecek zirveye katılacak devlet ve hükümet başkanlarına doğrudan seslenen federasyon, bürokratik engellere takılmadan doğrudan sahadaki yerel topluluklara ve yardım kuruluşlarına aktarılacak şeffaf fon modellerinin oluşturulmasını istedi. COP31'in vaatlerin değil, sahada karşılık bulan somut bütçelerin onaylandığı bir dönüm noktası olması gerektiği belirtilerek, küresel dayanışmanın ancak yerel müdahale kapasitesi güçlendirildiğinde gerçek bir sonuca ulaşabileceği vurgulandı.