Türkiye’nin dış ticaret rotası, küresel piyasalardaki jeopolitik dalgalanmalara ve bölgesel çatışmalara rağmen büyüme odaklı ilerleyişini sürdürüyor. TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda Ticaret Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarının 2027 yılı bütçe görüşmelerinde sunum yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ihracat ekosistemini güçlendirecek stratejik finansman adımlarını ve yeni bütçe büyüklüklerini kamuoyuyla paylaştı. Bolat, Türkiye’nin küresel pazarlardaki payını kalıcı kılmak amacıyla 2027 yılında mal ve hizmet ihracatına toplam 65 milyar lira kaynak tahsis edileceğini bildirdi.
Bakan Bolat, Türkiye’nin yalnızca yurt içinde değil, 114 ülkedeki 167 farklı merkezde görev yapan 220 ticaret müşaviri ve ataşesiyle Türk şirketlerinin yurt dışı pazarlarda sahada bizzat desteklendiğini hatırlattı.
Küresel Çatışmaların Gölgesinde Kırılan Rekorlar
Yakın coğrafyadaki savaşlar, Hürmüz Boğazı ve Karadeniz’deki deniz ticareti riskleri ile Avrupa Birliği pazarındaki durgunluğa dikkat çeken Bolat, Türkiye’nin bu olumsuz konjonktüre rağmen dış ticarette ivme kaybetmediğini vurguladı. Yıllıklandırılmış mal ihracatının 285,6 milyar dolarla tüm zamanların zirvesine ulaştığını belirten Bakan Bolat, son 42 ayın 31’inde aylık bazda artış kaydedildiğini, 24 ayda ise rekor tazelendiğini aktardı.
Özellikle yıl başında hedeflenen 410 milyar dolarlık toplam mal ve hizmet ihracatı eşiğinin ekim ayı itibarıyla 413 milyar dolara ulaşarak erken aşıldığını bildiren Bolat, dünya ihracatından alınan payın 2002 yılındaki yüzde 0,55 seviyesinden yüzde 1,04’e yükseldiğini ifade etti.
İhracatın Niteliği Dönüşüyor: Yüksek Teknolojide Yeni Eşik
Büyümenin sadece hacimsel değil, niteliksel olarak da katma değere dayandığının altını çizen Bakan Bolat, imalat sanayisi ihracatı içinde orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payının tarihi zirveye yerleştiğini açıkladı. 2002 yılında yüzde 30,4 seviyesinde olan bu oranın ekim ayı itibarıyla yüzde 44,3’e ulaştığı bilgisini veren Bolat, firmaların yurt dışı pazarlama, tanıtım, tasarım ve markalaşma harcamalarının desteklenmeye devam edeceğini söyledi.
Hizmet ihracatının da cari dengeye tarihi bir katkı sağladığını belirten Bolat, 2025 yılında 124,9 milyar dolarlık hacim ve 63 milyar dolarlık rekor dış ticaret fazlasıyla cari açığın dizginlenmesinde kritik rol oynandığını hatırlattı.
Finansman ve Reeskont Muslukları Açık Kalacak
İhracatçının işletme sermayesi ve finansmana erişim ihtiyacına yönelik enstrümanların güçlendirildiğini belirten Bakan Bolat, şu verileri paylaştı:
Türk Eximbank: Geçtiğimiz yıl sağlanan 54,3 milyar dolarlık desteğin ardından, 2026 yılı sonunda 59 milyar doları aşan bir finansman hacmine ulaşılacak.
Reeskont Kredileri: İhracatçıların günlük reeskont limiti 5 milyar liraya taşınırken, son 22 ayda Merkez Bankası kaynaklarıyla toplam 1,9 trilyon liralık reeskont kredisi kullandırıldı; 541 milyar liraya yakın faiz sübvansiyonu sağlandı.
KOBİ Kefaletleri: İhracatı Geliştirme AŞ (İGE) vasıtasıyla işletmelere 297,7 milyar liralık kefalet üretilerek toplam 340,4 milyar liralık kredi hacmi oluşturuldu.
Yerli Üreticiye Haksız Rekabete Karşı Kalkan
Dış ticaret dengesinde ihracatın ithalatı karşılama oranının yüzde 75 seviyesine yükseldiğine değinen Bakan Bolat, yerli ve milli sanayiyi dampingli ve kuralsız ithalata karşı tavizsiz koruduklarını vurguladı. Halihazırda 155 üründe damping ve sübvansiyon önlemi, 192 ürün grubunda gözetim ve 4 bin 618 üründe ilave gümrük vergisi uygulandığını belirten Bolat; yapay zeka destekli yenilenen TAREKS sistemi ile standart dışı ve güvensiz ithal ürünlere geçit verilmediğini sözlerine ekledi.