Business Ekonomi Ekonomi Lojistik ve enerji şoku tarımı vurdu: Tahıl fiyatlarında öncü depremler başladı

Lojistik ve enerji şoku tarımı vurdu: Tahıl fiyatlarında öncü depremler başladı

Ortadoğu'daki gerilimin ardından Hürmüz Boğazı'nda üç aydır süren lojistik tıkanıklık, küresel gübre tedarikini vurarak yıl sonunda büyük bir gıda enflasyonu dalgası yaratma riski taşıyor.

Lojistik ve enerji şoku tarımı vurdu: Tahıl fiyatlarında öncü depremler başladı
KAYNAK: (AA)

Küresel Tarımda Hürmüz Alarmı

Ortadoğu coğrafyasında tırmanan askeri gerilim, küresel ticaretin en kritik su yollarından biri olan Hürmüz Boğazı’nı adeta bir lojistik kördüğüme dönüştürdü. Enerji arzının ötesinde, küresel tarım sektörünün omurgasını oluşturan gübre ticaretinin kalbi sayılan bu stratejik hat, üç aydır ciddi bir tıkanıklık yaşıyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) Başekonomisti Maximo Torero, su yolundaki kesintilerin tarımsal üretim maliyetlerini doğrudan tetiklediğini belirterek, yakın gelecekte küresel ölçekte yeni bir gıda enflasyonu dalgasının kaçınılmaz olabileceği konusunda dünyayı uyardı.

Tarımda Büyük Tıkanma

Hürmüz Boğazı, yalnızca petrol ve doğalgaz tankeri güzergahı olmanın çok ötesinde, küresel gıda güvenliği için stratejik öneme sahip. Başta üre, amonyak ve azotlu bileşenler olmak üzere, dünya genelindeki gübre ticaretinin yaklaşık yüzde 30’u bu dar su yolundan geçiyor. Çatışma öncesi dönemde küresel gübre tedarik zincirinin yüzde 35’ini, fosfatlı gübre arzının ise yüzde 20’sini sırtlayan bu kritik koridordaki akış, askeri hareketlilik nedeniyle neredeyse durma noktasına geldi.

FAO Başekonomisti Torero’nun paylaştığı verilere göre, krizin başlangıcından bu yana petrol fiyatlarında yüzde 50, doğalgazda yüzde 25 ve tarımın en temel girdilerinden biri olan ürede yüzde 55’lik sert fiyat artışları kaydedildi. Lojistik cephesinde ise navlun maliyetleri yüzde 43, gemi yakıtı (bunker) fiyatları ise yüzde 58 oranında yukarı tırmandı. Bu maliyet patlaması, tarladaki üretim çarklarını doğrudan vuruyor.

Raflardaki Sessizlik Aldatıcı: "Fiyatlar Henüz Isınma Turunda"

Mevcut piyasa koşullarında tüketici fiyatlarının bu şoku henüz tam anlamıyla hissetmediğini belirten Torero, bunun tek nedeninin geçmiş hasat dönemlerinden kalan güçlü stoklar olduğunu ifade etti. Ancak bu koruyucu kalkanın geçici olduğunu vurgulayan başekonomist, asıl tehlikenin yılın ikinci yarısı ve yıl sonuna doğru baş göstereceğini aktardı.

Tarımsal girdi maliyetlerindeki artış, öncü emtia piyasalarında şimdiden kendini göstermeye başladı bile. Son dönemde mısır fiyatlarında yüzde 9, soya fasulyesinde yüzde 25, buğdayda yüzde 8 ve pirinçte yüzde 9’a varan hareketlilikler gözlendi. Ekiliş takviminin çoktan başlamış olması nedeniyle, Hürmüz Boğazı yarın açılsa dahi rekolte ve üretim verimliliği üzerindeki olumsuz etkilerin kaçınılmaz olarak sofralara yansıyacağı öngörülüyor.

Krizin Merkez Üssü Asya: Tehlike Küreselleşebilir

Hürmüz kaynaklı arz darboğazının ilk sinyalleri Asya pazarında gıda enflasyonunun yönünü yukarı çevirmesiyle netlik kazandı. FAO, bu bölgesel hareketliliğin kısa sürede Afrika, Latin Amerika ve hatta gelişmiş batı ekonomilerine sıçrama riski taşıdığı konusunda uyarıyor. Tarımsal üretimin temel taşlarından birinin eksilmesi, küresel gıda arzında yapısal bir açığa yol açma potansiyeline sahip.

Şu anki FAO Gıda Fiyat Endeksi, pandemi dönemindeki tarihi zirvelerinin gerisinde olsa da, enerji ve lojistik maliyetlerinin oluşturduğu baskı bu dengeyi her an bozabilir.

İki Büyük Tehdit: "İnsan Kaynaklı Kriz" ve El Nino İşbirliği

Gıda piyasalarını bekleyen en büyük risk ise jeopolitik krizlerin doğa olaylarıyla birleşmesi. Maximo Torero, Hürmüz'deki insan kaynaklı lojistik engellerin yanı sıra, küresel iklim olaylarından El Nino'nun da devreye girmesinden endişe ediyor. Eğer El Nino, dünyanın ana tahıl ambarı olan ihracatçı ülkelerde tarımsal üretimi vurursa, zaten maliyet baskısı altında olan gıda piyasalarında fiyat sıçramaları kontrol edilemez bir boyuta ulaşabilir.

Krizden çıkışın reçetesini "öncelikle insan kaynaklı sorunların sonlandırılması" olarak özetleyen Torero, Hürmüz Boğazı'nın acilen güvenli ticarete açılması gerektiğinin altını çiziyor. Boğazın işlerlik kazanması, lojistik ve enerji maliyetlerinde hızlı bir dekompresyon (rahatlama) yaratarak küresel gıda krizinin şiddetini önemli ölçüde hafifletebilir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız