Küresel mal ticareti, 2023 yılının ilk yarısında bir önceki yıla göre %12,5 oranında artarak yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaştı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan rapora göre, bu dönemde hizmet ticareti de %10,5 oranında büyüme gösterdi. Küresel ticaretteki bu artış, toplamda yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir değer artışını işaret ediyor.
Ticaretin dinamikleri ve etkileri:
Yılın sonuna doğru, küresel ticaretin rekor seviyelere ulaşması bekleniyor. Ancak Hürmüz Boğazı üzerindeki taşımacılıktaki sorunlar ve enerji arzına dair endişeler, maliyetleri yükseltti. Küresel ticaret fiyatlarının son 12 ay ortalaması ise %3,4 olarak hesaplandı. Ancak bu büyüme, ülke ve sektörler arasında oldukça farklılıklar sergiliyor.
Yenilikçi ürünlerdeki büyüme:
Küresel ticarette, yapay zeka ve elektrikli araç teknolojileri gibi alanlarda güçlü bir büyüme gözlemlendi. Kritikal minerallerin ticareti %38, yarı iletkenlerin ticareti ise %25 oranında artış gösterdi. Diğer yandan, yenilenebilir enerji ürünlerinin ticaretinde, güneş enerjisiyle bağlantılı ürünlerde %7, rüzgar enerjisi ürünlerinde ise %8’lik bir azalmanın yaşandığı görüldü.
Türkiye'nin ticaret stratejileri:
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, küresel ticaretteki büyümenin önemli olduğunu vurgulayarak, bunun çoğunun hacimden değil, maliyet artışlarından kaynaklandığını belirtti. Türkiye'nin ihracatı, yılın ilk yarısında %3,6 artarak 161,6 milyar dolara ulaştı. Gültepe, Türkiye'nin yakın coğrafyadan sağladığı tedarik avantajına dikkat çekti. Bu avantajı iyi değerlendirdiklerinde, çift haneli ihracat artışlarına ulaşabileceklerinin altını çizdi.
Gelecek hedefleri:
Türkiye'nin ihracat alanında yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin payını artırması gerektiğine değinen Gültepe, üretim kapasitesinin artırılması ve rekabetçi politikalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. %1’in altında kalan dünya ticaretinden Türkiye'nin aldığı payın mutlaka artırılması gerektiğini belirtti. Gültepe, sanayi üretimi ve ihracatını önceleyen politikaların şart olduğunu vurguladı.