Küresel mal ticareti, 2026 yılının ilk yarısında bir önceki yıla göre %12,5 oranında artarak yaklaşık 13,7 trilyon dolara ulaştı. Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı (UNCTAD) tarafından yayımlanan rapora göre, bu dönemde hizmet ticareti de %10,5 oranında büyüme gösterdi. Küresel ticaretteki bu artış, toplamda yaklaşık 2 trilyon dolarlık bir değer artışını işaret ediyor.
Ticaretin dinamikleri ve etkileri
Yılın sonuna doğru, küresel ticaretin rekor seviyelere ulaşması bekleniyor. Ancak Hürmüz Boğazı üzerindeki taşımacılıktaki sorunlar ve enerji arzına dair endişeler, maliyetleri yükseltti. Küresel ticaret fiyatlarının son 12 ay ortalaması ise %3,4 olarak hesaplandı. Ancak bu büyüme, ülke ve sektörler arasında oldukça farklılıklar sergiliyor.
Yenilikçi ürünlerdeki büyüme
Küresel ticarette, yapay zeka ve elektrikli araç teknolojileri gibi alanlarda güçlü bir büyüme gözlemlendi. Kritikal minerallerin ticareti %38, yarı iletkenlerin ticareti ise %25 oranında artış gösterdi. Diğer yandan, yenilenebilir enerji ürünlerinin ticaretinde, güneş enerjisiyle bağlantılı ürünlerde %7, rüzgar enerjisi ürünlerinde ise %8’lik bir azalmanın yaşandığı görüldü.
Türkiye'nin ticaret stratejileri
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, küresel ticaretteki büyümenin önemli olduğunu vurgulayarak, bunun çoğunun hacimden değil, maliyet artışlarından kaynaklandığını belirtti. Türkiye'nin ihracatı, yılın ilk yarısında %3,6 artarak 161,6 milyar dolara ulaştı. Gültepe, Türkiye'nin yakın coğrafyadan sağladığı tedarik avantajına dikkat çekti. Bu avantajı iyi değerlendirdiklerinde, çift haneli ihracat artışlarına ulaşabileceklerinin altını çizdi.
Gelecek hedefleri
Türkiye'nin ihracat alanında yüksek katma değerli ve teknoloji yoğun ürünlerin payını artırması gerektiğine değinen Gültepe, üretim kapasitesinin artırılması ve rekabetçi politikalara ihtiyaç olduğunu ifade etti. %1’in altında kalan dünya ticaretinden Türkiye'nin aldığı payın mutlaka artırılması gerektiğini belirtti. Gültepe, sanayi üretimi ve ihracatını önceleyen politikaların şart olduğunu vurguladı.