Küresel veri merkezlerinin elektrik tüketimi, son beş yıl içinde yaklaşık 4 katına çıkarak 557 teravatsaate ulaştı. Bu artış, yapay zeka, bulut bilişim ve yüksek performanslı bilgi işlem uygulamalarının yaygınlaşmasının bir sonucu olarak gözlemleniyor. Veri merkezleri, dünya genelinde elektrik talebinin büyüyen parçalarından biri haline geldi.
2020-2025 dönemindeki artışlar:
2020-2025 yılları arasında, veri merkezlerinin elektrik tüketimi yıllık %30,9 oranında artış göstermiştir. IGU'nun raporuna göre, bu tesisler geçen yıl global elektrik talebinin %1,9'unu oluşturuyordu. Ayrıca, bu tüketimin 2030 yılı itibarıyla 1372 teravatsaate ulaşacağı tahmin ediliyor, bu da küresel elektrik talebinin yaklaşık %4'ünü temsil edecek.
Yeni projelerin etkisi ve enerji planlaması:
Veri merkezleri için planlanan elektrik kapasitesinin büyük çoğunluğu, tahminlere göre, yapay zeka uygulamalarına yönelik olacaktır. 2030 yılına kadar bu tesislerin kapasitesinin 500 gigavatı aşması bekleniyor. Ancak, yeni projelerin tamamlanma süresi ile gerekli şebeke altyapısının devreye alınma süresi arasında önemli bir zaman farkı söz konusu. Veri merkezlerinin inşasının 1 ila 3 yıl almasına karşın, yeni elektrik altyapısının planlaması 5 ile 15 yıl sürebiliyor.
Bu durum, yeni tesislerin faaliyete geçmesiyle gerekli elektriğe erişimde kısıtlamalar oluşturuyor. İşletmeciler, bu durumu aşmak için, özellikle yüksek güvenilirlik gereksinimi olan bölgelerde yerinde üretim ve hibrit çözümleri tercih etmeye yöneliyorlar.
Ayrıca, veri merkezleri için gerekli enerji planlaması, farklı bölgelerde elektrik üretim kapasitesi ve yeni yatırımların yönüne de etki ediyor. ABD, küresel veri merkezi kapasitesinin %40'ından fazlasına ev sahipliği yaparak, 2030'a kadar en büyük kapasite artışını yaşayacak. Avrupa'da ise farklı şehirlerdeki şebeke ve elektrik erişimi sorunları, yatırımların daha uygun pazarlara kaymasına yol açıyor.