Business Ekonomi Ekonomi Jeopolitik krizler tetikledi: Merkez bankaları son 4 yılda tonlarca altın istifledi

Jeopolitik krizler tetikledi: Merkez bankaları son 4 yılda tonlarca altın istifledi

Dünya Altın Konseyi'nin 2026 raporu, küresel piyasalarda dolarsızlaşma dalgasının derinleştiğini ortaya koydu; merkez bankalarının %45’i rezervlerinde altına yönelirken, doların hakimiyetinin önümüzdeki 5 yılda ciddi şekilde zayıflaması bekleniyor.

Jeopolitik krizler tetikledi: Merkez bankaları son 4 yılda tonlarca altın istifledi
KAYNAK: (AA)

Küresel Rezervlerde Yeni Dönem

Dünya ekonomisinin merkez üssünde taşlar yerinden oynuyor. Son yıllarda uluslararası arenada tırmanan jeopolitik gerilimler ve ekonomik belirsizlikler, küresel merkez bankalarını rezerv yönetim stratejilerini kökten değiştirmeye zorladı. Dünya Altın Konseyi (WGC) tarafından yayımlanan güncel rapor, finans dünyasında uzun süredir konuşulan "dolarsızlaşma" (de-dollarization) trendinin tahmin edilenden çok daha hızlı ve kalıcı bir yapıya büründüğünü tescilledi.

Konseyin geniş kapsamlı araştırmasına göre, ABD dolarının küresel rezervler üzerindeki mutlak hakimiyeti önümüzdeki 5 yıllık projeksiyonda net bir zayıflama sinyali veriyor. Yeşil banknotun geri çekildiği bu süreçte, tahtın en güçlü adayı ise yeniden insanlık tarihinin en eski güvenli limanı olan altın oluyor.

76 Merkez Bankası Katıldı

Dünya Altın Konseyi tarafından hazırlanan "2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi", küresel finansı yöneten aktörlerin zihin haritasını gözler önüne serdi. Şubat-Mayıs döneminde gerçekleştirilen ve dünya ekonomisine yön veren 76 farklı merkez bankasının katıldığı araştırma, özellikle Orta Doğu’daki sıcak çatışmalar ve yaptırım dalgalarının ardından rezerv politikalarında nasıl bir eksen kayması yaşandığını açıkça kanıtladı.

Ankete katılan her 10 merkez bankasından 9'u, önümüzdeki 12 aylık süreçte küresel altın rezervlerinin artmaya devam edeceği yönünde ortak bir öngörü paylaştı.

Altın Alım Planlarında Tarihi Rekor Kırıldı

Rapordaki en çarpıcı verilerden biri, kendi rezervlerinde doğrudan altın miktarını artırmayı planladığını beyan eden merkez bankalarının oranında yaşandı. Geçtiğimiz yıl %43 seviyesinde olan bu oran, bu yıl %45’e yükselerek tarihi bir zirveye ulaştı.

Daha da önemlisi, uzun yıllardır küresel rezervlerin sarsılmaz koruyucusu olarak görülen ABD hazine tahvilleri, bu anketle birlikte ilk kez birincilik tahtını kaybetti. Rezerv yöneticileri, en prestijli rezerv varlığı olarak artık ABD tahvillerini değil, altını ilk sıraya konumlandırıyor.

ABD Dolarına Olan Güven Keskin Biçimde Düşüyor

Altına yönelik bu tarihi ilginin madalyonun diğer yüzünde ise ABD para birimine yönelik kırılan güven yer alıyor. Ankete katılan rezerv yöneticilerinin %74 gibi ezici bir çoğunluğu, önümüzdeki 5 yıl içinde Amerikan dolarının küresel rezervler içerindeki payının kaçınılmaz olarak azalacağını tahmin ediyor. Finans dünyasındaki bu algı kırılması, çok kutuplu yeni bir ekonomik düzenin ayak sesleri olarak yorumlanıyor.

Jeopolitik Riskler Satın Alma Hızını İkiye Katladı

Gelişmekte olan piyasalar ve kırılgan ekonomilerin merkez bankalarında altının "jeopolitik ve egemenlik risklerine karşı mutlak bir kalkan" olma rolü %85 gibi devasa bir oranla öne çıkıyor. Finansal kriz dönemlerindeki yüksek performansı, uzun vadeli değer koruma yeteneği ve portföy çeşitlendirme avantajı, sarı metali vazgeçilmez kılıyor.

Bu durum istatistiklere de yansımış durumda: Küresel merkez bankaları, son 4 yıllık periyotta yıllık ortalama 1000 ton altın biriktirdi. Bu rakam, önceki 10 yılın ortalaması olan 500 tonun tam iki katına denk geliyor. Yeni altın alımı yapacağını söyleyen bankaların yarısı bu süreci yerel para birimleriyle fonlamayı planlarken, %38'i ise mevcut diğer rezerv varlıklarını (özellikle dolar cinsinden olanları) satarak altına geçeceğini belirtiyor. Katılımcıların %83'ü, 5 yıl sonra altının küresel rezervlerdeki payının bugünkünden çok daha yüksek olacağına inanıyor.

Gizli Kasaların Adresi Değişiyor

Araştırma, sadece "ne kadar" altın alındığını değil, bu altınların "nerede" saklandığına dair stratejik hamleleri de deşifre etti. Yaptırımlar ve varlıklara el konulma riskleri, devletleri fiziki altınlarını güvenli gördükleri kendi sınırları içine çekmeye ya da alternatif coğrafyalara dağıtmaya zorluyor. Katılımcıların %9'u son bir yılda yurt içi depolama kapasitelerini artırdığını belirtirken, %10'u ise yurt dışındaki depolama lokasyonlarını çeşitlendirdiğini bildirdi.

İngiltere Merkez Bankası (BoE), %57'lik tercih edilme oranıyla küresel finansın en büyük fiziki altın kasası olma unvanını korusa da, listenin üst sıralarında yer alan İsviçre Ulusal Bankası’na (SNB) olan yönelimin %12’den %6’ya gerilemesi, finansal tarafsızlık algısındaki değişim açısından dikkat çekici bir detay olarak rapora yansıdı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız