Business Ekonomi Ekonomi Ekonomide Brüksel kriteri krizi: Türkiye’nin otomotiv devleri için kritik viraj

Ekonomide Brüksel kriteri krizi: Türkiye’nin otomotiv devleri için kritik viraj

Volkswagen, Renault ve Stellantis’in AB kurumlarına sunduğu yeni yerlilik kriteri, 30 yıldır Gümrük Birliği ortağı olan Türkiye’yi saf dışı bırakma riski taşıyor; DEİK, bu hamlenin Avrupalı üreticilere de ağır zarar vereceği uyarısında bulundu.

Ekonomide Brüksel kriteri krizi: Türkiye’nin otomotiv devleri için kritik viraj
KAYNAK: (AA)

AB’nin Yeni Planı Türk Tedarik Zincirini Tehdit Ediyor

Avrupa otomotiv pazarında kartlar yeniden karılıyor. Kıtanın en büyük üreticileri, küresel rekabet baskısını hafifletmek adına Avrupa Birliği (AB) kurumlarının kapısını çalarken, bu hamle Türk otomotiv sanayisinde alarm zillerinin çalmasına neden oldu. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Brüksel eksenli bu yeni stratejinin hem Türk hem de Avrupalı üreticiler için ciddi riskler barındırdığını açıkladı.

"Yüzde 70 Yerlilik" Şartı

Volkswagen, Renault ve Stellantis gibi Avrupa pazarının yüzde 60’ından fazlasını domine eden dev üreticiler, Avrupa Parlamentosu (AP) üyelerine ortak bir deklarasyon sundu. Söz konusu mektupta, bir aracın "Made in Europe" (Avrupa Malı) statüsü kazanabilmesi ve AB teşviklerinden yararlanabilmesi için ürün değerinin en az yüzde 70'inin AB sınırları içinde üretilmesi şartı koşuluyor. Mevcut sistemdeki yüzde 85’lik katı kuralın esnetilmesi gibi görünse de bu öneri, AB dışındaki tedarikçi ülkelere yalnızca yüzde 30’luk bir pay bırakıyor.

Türkiye "Yüzde 30" Sınırına Sıkıştırılmak İsteniyor

Gelişmeleri yakından takip eden DEİK Türkiye-Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, tasarıya sert tepki gösterdi. Türk otomotiv sektörünün Avrupa ekosisteminin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Yalçındağ, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Mesele ülkemiz açısından hayati önem taşıyor. Otomotiv üretiminde ortaya çıkan katma değerin ve kurulu tedarik zincirlerinin Türkiye ayağı, bu öneri hayata geçse bile yüzde 30'luk dar bir dilimin içine sıkıştırılmak isteniyor. Bu bencil yaklaşım, onlarca yıldır tıkır tıkır işleyen ortak iş planlarını baltalar, üretim kapasitelerini düşürür ve gelecekteki işbirliği zeminini tamamen yok eder."

"Avrupa Yollarındaki Otobüslerin Yarısı Türk Malı"

Türkiye'nin Gümrük Birliği anlaşması sayesinde son 30 yıldır Avrupa endüstrisinin en güvenilir partneri olduğunun altını çizen Yalçındağ, ticari araç pazarındaki Türk egemenliğine dikkati çekti. 2030 sonrasında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazanacağını hatırlatarak, "Bugün Avrupa caddelerinde dolaşan otobüslerin yüzde 50'si Türkiye'de üretiliyor. AB kökenli firmaların ülkemizdeki devasa yatırımları ve Avrupalı devlere parça sağlayan yerli üreticilerimiz göz ardı edilemez. Türkiye'de üretilen her ürün, hiçbir bürokratik bariyere veya kota sınırlamasına takılmadan Avrupa ekosisteminde kabul görmelidir" dedi.

Brüksel Ne Hedefliyor? Ankara’nın Lobi Planı Ne?

AB Komisyonu, kıta sanayisini korumak amacıyla "Industrial Accelerator Act" (Sanayi Hızlandırıcı Yasası) adı altında yeni bir yerelleştirme ve teşvik mekanizması üzerinde çalışıyor. Otomotiv devlerinin "Made in Europe" çıkışı da tam olarak bu yasal düzenlemeyi kendi lehlerine manipüle etme çabası olarak görülüyor.

DEİK, Türkiye’yi "üçüncü ülke" statüsüne indirgeyecek her türlü senaryoya karşı Brüksel nezdinde yoğun bir lobi faaliyeti yürütmeye hazırlanıyor. Yalçındağ, yeşil dönüşüm, dijitalleşme, savunma ve enerji gibi kritik alanlarda Avrupa’nın Türkiye’ye muhtaç olduğunu belirterek, kazanılmış haklardan geriye gidişe müsaade etmeyeceklerini ve AB platformlarında seslerini yükseltmeye devam edeceklerini ilan etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız