Ifo, Almanya’nın Büyüme Tahminini Aşağı Çekti
Küresel jeopolitik riskler, Avrupa’nın en büyük ekonomisi olan Almanya’yı kıskacına almaya devam ediyor. Münih merkezli Ekonomi Araştırma Enstitüsü (Ifo), Orta Doğu’da yaşanan çatışmaların ekonomik artçı şokları nedeniyle Almanya’ya yönelik ekonomik projeksiyonlarını karamsar bir yönde güncelledi. Enstitü, ülkenin önümüzdeki döneme ait büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize ettiğini duyurdu.
Ifo’nun yayımladığı son rapora göre, Almanya için 2026 yılı gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) büyüme tahmini yüzde 0,8 seviyesinde sabit bırakılırken, daha önce yüzde 1,2 olarak öngörülen 2027 yılı büyüme tahmini ise sert bir düşüşle yüzde 0,8’e çekildi.
Enerji Şoku Satın Alma Gücünü Eritiyor
Alman ekonomisinde kış döneminde gözlenen ve GSYH'yi 2025'in son çeyreğindeki yüzde 0,2'lik seviyesinden 2026'nın ilk çeyreğinde yüzde 0,3'e taşıyan hafif toparlanma dalgası yerini duraklamaya bırakıyor. Ifo analistleri, özellikle Avrupa Birliği (AB) ülkelerine yapılan ihracatın ve hükümetin genişlemeci maliye politikalarının sağladığı ivmenin kalıcı olamadığına dikkat çekiyor.
Orta Doğu kaynaklı jeopolitik gerilimlerin tetiklediği enerji fiyat şokları, Alman hanehalkının cüzdanını doğrudan vurdu. Raporda, yükselen enerji maliyetlerinin satın alma gücünü baskıladığı ve iç tüketimi durma noktasına getirdiği, bu durumun ilkbahar döneminde ekonomik canlılığı sekteye uğratacağı vurgulandı. Almanya’nın sırf enerji ithalat maliyetlerindeki tırmanış yüzünden bu yıl ve gelecek yıl toplamda yaklaşık 34 milyar avroluk bir satın alma gücü kaybıyla yüzleşeceği hesaplanıyor.
Kamu Maliyesinde "Maastricht" Alarmı
Ekonomiyi canlandırmak adına federal hükümetin devreye aldığı kamu yatırımları ve mali destek paketleri, büyümeye yıllık bazda 0,5 puanlık pozitif katkı sunsa da, madalyonun diğer yüzünde kamu maliyesine ağır bir yük getiriyor. Enerji şokunun büyümeyi her iki yılda da 0,4’er puan törpülemesi beklenirken, devletin harcamaları bütçe dengesini altüst ediyor.
Ifo, genişlemeci adımların maliyeti olarak bütçe açığının GSYH'ye oranının 2025'teki yüzde 2,8 seviyesinden 2026'da yüzde 4,1'e, 2027'de ise yüzde 4,9'a fırlayacağını öngörüyor. Bu çarpıcı yükseliş, Avrupa Birliği'nin yüzde 3'lük yasal limiti olan Maastricht kriterlerinin büyük ölçüde çiğneneceği anlamına geliyor. Borç yükünün ise 2027'de GSYH'nin yüzde 68,1'ine ulaşması bekleniyor.
Yapısal Kriz Kapıda: 10 Yıl Sonra Büyüme Sıfıra Yaklaşabilir
Almanya ekonomisi yalnızca dönemsel krizlerle değil, kronik yapısal sorunlarla da boğuşuyor. Demografik dönüşümün getirdiği akut iş gücü açığı ve üretkenlikteki zayıf seyir, ülkenin uzun vadeli potansiyelini eritiyor. Ifo uzmanları, mevcut yapısal sorunlar çözülmediği takdirde, önümüzdeki 10 yılın sonunda Almanya'nın potansiyel büyüme hızının yüzde 0,1 gibi durma noktasına yakın bir seviyeye gerileyeceği uyarısında bulunuyor.
"Resesyon Yok Ama Döngüsel Bir Değişim Var"
Raporun detaylarına ilişkin konuşan Ifo Araştırma ve Ekonomik Tahmin Müdürü Timo Wollmershauser, Alman ekonomisinin iki büyük zıt kuvvet arasında sıkıştığını belirtti. Wollmershauser, duruma dair şu analizi paylaştı:
"Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği büyük enerji fiyat şoku ekonomik faaliyetleri yavaşlatırken, son derece genişlemeci bir maliye politikası büyümeyi destekliyor. Alman ekonomisi şu anda karşıt güçlerin etkisiyle döngüsel bir değişim yaşıyor."
Alman ekonomisinin geçici bir patinaj dönemine girdiğini ancak tamamen bir resesyona (ekonomik küçülme) sürüklenmeyeceğini savunan Wollmershauser, Orta Doğu'daki gerilimin yumuşaması senaryosunda, toparlanmanın yaz aylarından itibaren yeniden başlayarak yıl sonuna doğru ivme kazanabileceğini de sözlerine ekledi.