Vize Engelini "BM Formülüyle" Aştı
İsrail siyasetinin en tartışmalı figürlerinden biri olan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, ABD ile yaşadığı vize düğümünü diplomatik bir manevrayla çözdü. Kişisel nedenlerle gerçekleştirmek istediği Washington seyahatini diplomatik pürüzler ve prosedürler sebebiyle askıya alan Ben-Gvir, bu kez yönünü doğrudan Birleşmiş Milletler (BM) Genel Merkezi'ne çevirdi.
Haaretz gazetesinin diplomatik kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre, radikal çıkışlarıyla bilinen İsrailli Bakan, temmuz ayının ilk haftasında New York'ta düzenlenecek küresel bir organizasyonda İsrail’i temsil edecek.
Parmak İzi Krizi Seyahat İptal Ettirmişti
Sürecin perde arkasında ise dikkat çekici bir vize krizi yer alıyor. Geçtiğimiz günlerde İsrailli iş adamı Yaakov Elharar'ın kızının düğün merasimine katılmak ve bazı diplomatik temaslarda bulunmak üzere ABD Büyükelçiliği'ne başvuran Ben-Gvir, beklenmedik bir prosedürle karşılaşmıştı.
Amerikan makamlarının vize işlemleri kapsamında kendisini parmak izi vermeye davet etmesi üzerine aşırı sağcı bakan, bu uygulamayı kabul etmeyerek ABD seyahatini tamamen iptal etme kararı almıştı. Kişisel başvurularda katı kurallar uygulayan Washington yönetimi, Ben-Gvir’in geri adım atmasına neden olmuştu.
Diplomatik Kimlikle Engeller Kalkıyor
Özel vize başvurusunda kriz yaşayan Ben-Gvir için yeni formül Birleşmiş Milletler üzerinden devreye sokuldu. 7-8 Temmuz tarihlerinde New York’ta gerçekleştirilmesi planlanan "Polis Şefleri Zirvesi"ne İsrail resmi heyetinin başkanı olarak atanması, seyahat ambargosunu fiilen ortadan kaldırdı.
Siyasi analistler ve diplomatik kaynaklar, uluslararası anlaşmalar gereği BM toplantılarına katılan resmi delegelerin diplomatik dokunulmazlık ve geçiş kolaylıklarına sahip olduğunu hatırlatıyor. Bu kapsamda, Washington yönetiminin Ben-Gvir’in resmi delege olarak ABD topraklarına girişine herhangi bir zorluk çıkarması ya da engel koyması beklenmiyor.
Hem Sert Eleştirdi Hem Kapısına Gidiyor
Ziyareti daha da çarpıcı kılan unsur ise Ben-Gvir'in geçmişte Birleşmiş Milletler’e yönelik sergilediği sert ve uzlaşmaz tavır. BM, çatışma bölgelerinde sivillere yönelik hak ihlalleri, cinsel şiddet vakaları ve çocuk ölümlerine sebebiyet verme gerekçeleriyle İsrail’i dünya kamuoyunda "utanç listesi" veya "kara liste" olarak bilinen raporlara dahil etmişti.
O dönem sosyal medya hesaplarından BM'ye ve Genel Sekreter Antonio Guterres’e adeta savaş açan Ben-Gvir, uluslararası örgütü "ahlaki pusulasını kaybetmekle" ve "antisemitik" olmakla suçlamıştı. Keza Doğu Kudüs’teki UNRWA binalarının yıkım alanında boy göstererek bu durumu "tarihi bir gün" ilan eden radikal bakanın, ağır ithamlarda bulunduğu BM çatısı altında nasıl bir duruş sergileyeceği ve yapacağı temaslar şimdiden uluslararası diplomasinin yakın markajına girmiş durumda.