Küresel güvenlik mimarisinin en dinamik ve zorlu dönemlerinden biri yaşanırken, gözler 7-8 Temmuz'da gerçekleştirilecek tarihi NATO Ankara Zirvesi'ne çevrildi. Kritik buluşma öncesinde, İttifak’ın eski Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer’den uluslararası kamuoyunda yankı uyandıran çok çarpıcı açıklamalar geldi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı, Türkiye’nin Lahey Büyükelçiliği ve Clingendael Enstitüsü işbirliğiyle düzenlenen panelin ardından konuşan tecrübeli diplomat; Ankara’nın ev sahipliğinin sembolik bir adımdan çok daha fazlası olduğunu, bu kararın arkasında Türkiye’nin küresel ölçekteki stratejik, siyasi ve askeri ağırlığının yattığını vurguladı.
"NATO 3.0" Dönemi: Yapay Zeka ve Hibrit Savaşlar
Soğuk Savaş yıllarından bu yana İttifak'ın geçirdiği evrimsel dönüşüme dikkat çeken de Hoop Scheffer, örgütün korumacı bir yapıdan "seferi" kabiliyete sahip küresel bir aktöre dönüştüğünü hatırlattı. Geçmişte Afganistan’daki ISAF misyonuyla sınır ötesi operasyon kabiliyetini kanıtlayan NATO’nun artık yepyeni bir çağın eşiğinde olduğunu belirten eski Genel Sekreter, "Bugün siber saldırıların, yapay zekanın ve hibrit savaşların hüküm sürdüğü bir dünyadayız. NATO artık 3.0 kodlu yeni versiyonuna doğru güçlü adımlarla ilerliyor" ifadelerini kullandı.
Finansal Sorumluluk ve Ukrayna Masada
Yaklaşan Ankara Zirvesi’nin küresel krizlerin çözümünde hayati bir uzlaşma zemini sunacağına inandığını dile getiren de Hoop Scheffer, müttefik ülkelerin savunma bütçelerine yönelik mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğinin altını çizdi. Geçtiğimiz yıl Lahey’de alınan ve savunma harcamalarının gayrisafi yurtiçi hasılanın yüzde 5'ine çıkarılmasını öngören taahhüdün Ankara’da yeniden masaya yatırılacağını belirtti. Zirvede sadece bütçe disiplininin değil, Ukrayna-Rusya Savaşı ve Orta Doğu’daki sıcak gelişmelerin de birincil gündem maddeleri arasında yer alacağını kaydeden de Hoop Scheffer, "Orta Doğu’ya doğrudan müdahale etmek NATO’nun doğrudan görev alanında olmasa da küresel güvenlik bölünmez bir bütündür" diyerek jeopolitik risklerin zincirleme etkisine dikkat çekti.
"Trump Sonuna Kadar Haklı, Avrupa Kendi Başının Çaresine Bakmalı"
Uluslararası arenada sıkça tartışılan "NATO’nun dağılma senaryolarına" da kesin bir dille karşı çıkan eski lider, İttifak’ın tarihi boyunca defalarca "ölü" ilan edildiğini ancak her seferinde daha da güçlenerek çıktığını belirtti. Çin ve Hint-Pasifik bölgesindeki gelişmelerin siyasi olarak yakından izlendiğini söyleyen de Hoop Scheffer, Avrupa’nın savunma konusunda artık ABD’nin gölgesinden çıkması gerektiğini vurguladı: "Avrupalı müttefikler olarak savunma bütçelerinde çok daha fazla sorumluluk üstlenmek zorundayız. Bu noktada ABD Başkanı Donald Trump sonuna kadar haklıdır. Gelecekte NATO komuta yapısının daha fazla 'Avrupalılaşacağını' öngörüyorum. Avrupa, ABD’nin doğrudan askeri desteği olmadan da kendini savunabilecek güce ulaşmalıdır."
"Türkiye'nin Ağırlığının Kabulüdür: Vakti Çoktan Gelmişti"
Türkiye'nin 80 milyonu aşan dinamik nüfusu, caydırıcı daimi ordusu ve İttifak'a sağladığı yüksek katma değerle yeri doldurulamaz bir müttefik olduğunu belirten eski Genel Sekreter, kendi dönemine atıfta bulunarak tarihi bir özeleştiride bulundu. 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi’nden sonra Türkiye’nin yeniden bu çapta bir organizasyona ev sahipliği yapmasının gecikmiş bir hak teslimi olduğunu ifade eden de Hoop Scheffer, sözlerini şöyle tamamladı:
"İstanbul'daki o tarihi buluşmadan sonra Türkiye'nin ev sahibi rolünü yeniden üstlenmesinin vakti çoktan gelmişti, hatta geçiyordu bile. Bu zirve, Türkiye’nin sahip olduğu diplomatik ciddiyetin, askeri gücünün ve küresel siyasi ağırlığının uluslararası toplum tarafından net bir şekilde tescil edilmesidir. NATO'nun doğu kanadı ne kadar hayatiyse, Türkiye'nin merkezinde yer aldığı güney kanadı da o kadar kritiktir ve asla ihmal edilemez."