Orta Doğu’da tırmanan bölgesel gerilim ve uluslararası deniz hatlarındaki güvenlik riskleri, Körfez’in iki kıyıdaş ülkesi İran ve Umman’ı stratejik bir iş birliğinde buluşturdu. Küresel petrol geçişinin en kritik noktası kabul edilen Hürmüz Boğazı’nda ticari seyrüsefer güvenliğini sağlamak amacıyla yürütülen müzakerelerde imza aşamasına gelindi.
Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne Tescil Edilecek
Tahran’da düzenlenen haftalık basın toplantısında gündemi değerlendiren İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Umman ile yürütülen diplomatik temasların olumlu sonuçlandığını bildirdi. İki ülkenin boğazda güvenli bir seyir hattı oluşturulması konusunda mutabakata vardığını belirten Bekayi, hazırlanan protokolün yakın zamanda Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) sunularak resmiyet kazanacağını aktardı.
"Deniz Ablukası Uluslararası Ticarete Saldırıdır"
Bölgedeki askeri hareketliliğe ve ticaret gemilerine yönelik kısıtlamalara değinen Bekayi, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasını sert bir dille eleştirdi. Söz konusu yaptırım ve engellemelerin yalnızca İran’ı hedef almadığını vurgulayan Sözcü, bu durumun küresel serbest ticarete ve Birleşmiş Milletler ilkelerine direkt bir saldırı niteliği taşıdığını dile getirdi. Hürmüz Boğazı'ndaki güvensizlik ortamının ana kaynağının ABD ve İsrail'in hamleleri olduğunu savunan Bekayi, İran'ın uluslararası hukuktan doğan meşru müdafaa hakkını kullanmaya devam edeceğini altını çizdi.
Bölge Diplomasisinde Trafik
Hürmüz Boğazı’ndaki güvenli rota arayışının yanı sıra bölge ülkeleri arasında diplomatik temasların da hız kazandığı bildirildi. Katar, Umman ve Pakistan heyetlerinin Tahran temaslarına dikkat çeken Bekayi, Katar'da alıkonulduğu iddia edilen 3 İranlı pilota ilişkin teknik müzakerelerin sürdüğünü ve sürecin ciddiyetle takip edildiğini açıkladı.
Dış Müdahalelere Karşı Sert Uyarı
Güney Kore gibi bölge dışı aktörlerin Hürmüz Boğazı’nda askeri varlık gösterme ihtimalini değerlendiren Bekayi, bu tür girişimlerin tansiyonu düşürmeyeceğini, aksine Körfez’deki dengeleri daha karmaşık hale getireceğini belirtti. Tahran yönetimi, Washington’ın yönlendirdiği askeri girişimlere katılım göstermenin bölgesel gerilime ortak olmak anlamına geleceği yönündeki uyarısını yineledi.