Küresel enerji koridorlarının en kritik geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı eksenindeki jeopolitik çatışmalar, uluslararası akaryakıt piyasalarında derin bir şok dalgasına yol açtı. Enerji ve Temiz Hava Araştırma Merkezi (CREA) tarafından hazırlanan kapsamlı etki analizi, benzin ve dizel fiyatlarındaki sert sıçramanın küresel çapta tüketicilere getirdiği doğrudan ek maliyetin 468 milyar dolara ulaştığını ortaya koydu. Çarpıcı verilerin yer aldığı raporda, krizden en derin yarayı alan ülkenin dünyanın en büyük ham petrol üreticisi konumundaki ABD olması dikkat çekti.
Küresel Yükün Üçte Biri Tek Ülkenin Sırtında
Bölgede tırmanan askeri operasyonlar ve Hürmüz geçişindeki aksamalarla tetiklenen kriz, Washington yönetimine son derece ağır bir fatura çıkardı. Araştırmaya göre, küresel çaptaki 468 milyar dolarlık ek harcamanın 160 milyar dolarlık bölümünü tek başına ABD üstlendi. Bu tutar, dünya genelinde ödenen toplam ek maliyetin yaklaşık üçte birine karşılık geliyor.
Sıralamada ABD'yi 54 milyar dolarlık maliyet artışıyla Çin ve 17 milyar dolarla Kanada takip etti. Ancak üretici gücüne rağmen ABD pazarının bu ölçekte kırılganlık yaşaması, piyasa uzmanları tarafından "yapısal tüketim alışkanlıklarının faturası" olarak nitelendirildi.
Kişi Başı Ek Maliyet Dünya Ortalamasını 8’e Katladı
Fiyat şokunun doğrudan hane halkı bütçelerine yansıması incelendiğinde makas daha da açıldı. Rapora göre:
ABD'de kişi başına düşen ek akaryakıt harcaması 471 dolara fırladı.
Dünya genelindeki ortalama ek yük ise 60 dolar seviyesinde kaldı.
Listede ABD'nin hemen ardında, kişi başına 422 dolarla Kanada ve 386 dolarla Avustralya yer aldı.
CREA uzmanları, ABD iç pazarındaki akaryakıt zamlarının diğer serbest piyasa ekonomileriyle oransal olarak paralel seyrettiğini, ancak Amerikan toplumunun kişi başına çok yüksek hacimde fosil yakıt tüketmesi ve petrole bağımlılığı azaltacak adımlarda yavaş kalması nedeniyle maliyetin katlanarak arttığını vurguladı.
Elektrikli Araç Dönüşümü Sigorta Görevi Görüyor
Rapor, araç tercihinin kriz dönemlerindeki maliyet farkını da somut verilerle gözler önüne serdi. ABD'de geleneksel içten yanmalı motor kullanan tipik bir sürücü mart ayından bu yana deposunu doldurmak için ortalama 440 dolar daha fazla harcama yapmak zorunda kalırken; elektrikli araç sahiplerinin şarj maliyetlerindeki artış yalnızca 17 dolarda kaldı.
Buna karşın ABD pazarında elektrikli araçlara geçiş ivmesinde görülen yavaşlama dikkat çekti. Ülkede elektrikli otomobillerin satış payı yüzde 7,3 seviyelerine gerilerken; bu oranın Çin'de yüzde 57, Avrupa Birliği genelinde yüzde 32 ve Norveç'te yüzde 98 gibi seviyelere ulaşması, krizin Avrupa ve Asya'da tüketiciye daha sınırlı yansımasını sağladı.
Tasarruf Eden Kazandı, Tüketimi Kısmayan Kaybetti
Fosil yakıt talebini dizginlemeyi başaran ekonomiler dalgalanmanın tahribatını yumuşatmayı başardı. 2023 yılından itibaren enerji verimliliği ve tüketim kısıntısı adımlarını devreye alan Çin yaklaşık 10,8 milyar dolar, Almanya ise 3,7 milyar dolarlık tasarruf yaratarak şokun etkisini hafifletti. ABD'de ise tüketim kısıntısı kaynaklı tasarruf miktarı 5,7 milyar dolarda kalarak oluşan devasa maliyetin yanında oldukça sınırlı bir etki gösterdi.