Türkiye, çatıları üzerinde barındırdığı 120 gigavatlık güneş fotovoltaik (PV) kapasitesi ile elektrik talebinin önemli bir kısmını karşılayabileceği potansiyele ulaşıyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayımlanan yeni rapora göre, bu kapasitenin hayata geçirilmesi ile ülke, elektrik ihtiyacının %45’ini yalnızca çatı tipi güneş enerjisi ile karşılayabilir.
Çatı tipi güneş enerjisinin avantajları
Rapor, çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaştırılmasının, enerji sisteminin merkezi yapısının azaltılmasına yardımcı olacağını vurguluyor. Ayrıca, bu sistemler, bireylerin kendi elektriğini üretme maliyetini azaltarak sübvansiyon bağımlılığını da düşürüyor. Türkiye'nin en yüksek çatı enerji potansiyeline sahip illeri ise nüfus açısından büyük şehirler olan İzmir, İstanbul ve Ankara olarak belirlendi.
Gerçekleştirilmesi gereken reformlar
Çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinin yaygınlaşmasının önündeki en büyük engeller arasında düzenleyici kısıtlamalar ve uzun kurulum süreçleri yer alıyor. Türkiye, 2019’da uygulamaya koyduğu net ölçüm sistemiyle konutlarda çatı güneş enerjisi kullanıcılarının fazla elektriğini satmalarına olanak tanıdı. Ancak, bu sistemlerin kurulumu için gereken süreçlerin 27 haftaya kadar uzanabilmesi, yatırımların yaygınlaşmasını olumsuz etkiliyor.
Rüzgar ve güneş enerjisi hedeflerine ulaşmak için çeşitli reformlar üzerinde çalışan Türkiye, yeni düzenlemeler ile izin süreçlerini 18 aya çekmeyi hedefliyor. Güneş Enerjisi Sanayicileri ve Endüstrisi Derneği (GENSED) Genel Sekreteri Hakan Erkan, çatı güneş santrallerinin ihtiyaç duyduğu altyapı yatırımlarının yanı sıra mevzuat düzenlemelerine de acil ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak, Türkiye'nin çatı tipi güneş enerjisi potansiyeli, elektrik sisteminin yenilikçi bir şekilde güçlendirilmesine olanak sağlarken; mevzuat ve altyapı geliştirmeleri ile bu potansiyelin gerçeğe dönüşmesi bekleniyor.