Yapay Zeka Politikaları Derneği Başkan Yardımcısı Gökhan Varan'ın açıklamalarına göre, Türkiye'de 16-24 yaş grubundaki bireylerin %38,5'i üretken yapay zeka (YZ) araçlarını kullanıyor. Bu oran, 16-74 yaş grubundaki %17,2'lik genel kullanım oranın yaklaşık 2,2 katına denk geliyor. Gençlerin bu teknolojiye olan ilgisi dikkat çekerken, yaş grupları arasında belirgin bir farklılık gözlemleniyor.
Gençler ve ileri yaş grubu arasındaki fark
OECD verilerine göre, Türkiye'de 55-74 yaş grubundaki bireylerin yalnızca %1,8'i yapay zeka araçlarına erişim sağlarken, genç nüfusun bu alandaki aktif kullanımı arasında 36,7 puanlık bir fark oluşmuş durumda. Bu durum, Türkiye'deki yapay zeka kullanımında yaşa dayalı önemli ayrımların olduğunu gözler önüne seriyor.
Öğrenci ve istihdamdaki bireylerin rolü
OECD raporuna göre, 16 yaş ve üzerindeki öğrencilerin %75'i üretken yapay zeka kullanıyor. İstihdamdakiler arasında bu oran %41,1 iken, işsizlerde %36,7 olarak belirlendi. Emeklilerdeki kullanım oranı ise %12,5 seviyesinde kaldı. Yapay zekanın geniş bir kullanıcı kitlesine ulaştığı görülürken, işletmeler de bu teknolojiyi benimsiyor. 2024 yılı itibarıyla işletmeler arasında yapay zeka kullanımı %14,2'ye yükselmiş durumda.
Gökhan Varan, Türkiye'de gençlerin yapay zeka okuryazarlığının artmasının önemine değinerek, gençlerin sadece kullanıcı değil, bunu anlayan ve üreten bireyler haline gelmelerinin hedeflenmesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, gençlerin teknolojiye olan yatkınlıkları ile yapay zeka kullanımı arasındaki makasın genişlemesi, uzun vadeli riskler barındırabilir.
Varan, yapay zekanın eğitim alanında da önemli bir rol oynaması gerektiğini belirterek, bu teknolojinin öğrenim sürecinde nasıl kullanılacağını öğretmenin yasaklamaktan daha etkili olacağını ifade etti. Türkiye'nin, yapay zeka alanında güçlü ve yetkin insan kaynakları geliştirme hedefi doğrultusunda, üniversitelerin uygulamalı yapay zeka eğitimine önem vermesi gerektiğini belirtti.
Sonuç olarak, gençlerin yapay zeka araçlarını kullanma oranlarının bu kadar yüksek olmasının, Türkiye'nin geleceği için büyük bir fırsat sunduğu görüşüne varan Gökhan Varan, bu potansiyeli yerli üretim ve ihracata dönüştürme kapasitesinin artırılması gerektiğini vurguladı.