Business Ekonomi Ekonomi Türk makinesinden küresel pazarda 8 ayda 18,8 milyar dolarlık ihracat başarısı

Türk makinesinden küresel pazarda 8 ayda 18,8 milyar dolarlık ihracat başarısı

Küresel pazarlardaki daralma ve artan maliyet baskılarına rağmen miktar bazındaki düşüşü birim değer artışıyla telafi eden Türk makine sektörü, yılın ilk 8 ayında konsolide ihracatını 18,8 milyar dolara taşıdı.

Türk makinesinden küresel pazarda 8 ayda 18,8 milyar dolarlık ihracat başarısı

Küresel ticarette korumacı politikaların derinleştiği, hammadde ve enerji maliyetlerinin baskı oluşturduğu çalkantılı dönemde Türk makine imalat sanayisi dirençli yapısını bir kez daha kanıtladı. Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) verilerine göre, serbest bölgeler dâhil edildiğinde sektörün ocak-ağustos dönemindeki konsolide dış satımı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1’lik artış kaydederek 18,8 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Sevk edilen ürün miktarında tonaj bazlı yüzde 6,8'lik bir gerileme yaşanmasına rağmen, Türk makinelerinin kilogram başına düşen birim fiyatındaki artış, toplam gelir tablosuna pozitif yansıdı. Sektör, nicelikten ziyade nitelik ve yüksek katma değer odaklı ihracat stratejisinin meyvelerini toplamayı sürdürdü.

Batı Pazarlarında Güçlü Performans

İhracat haritası incelendiğinde, geleneksel pazarlardaki liderliğini koruyan Almanya, 8 aylık süreçte yüzde 7,8’lik artış ve 2,2 milyar dolarlık alımla ilk sıradaki yerini perçinledi. Dünyanın en büyük ekonomisi ABD ise Türk makinelerine olan talebini adeta patlattı. ABD’ye yapılan ihracat yüzde 29,4 gibi dikkat çekici bir oranla artarak 1,6 milyar dolara yükseldi.

Dönem genelinde Mısır, Hollanda, Ukrayna ve Kazakistan gibi pazarlarda çift haneli büyüme oranları yakalanırken; Orta Doğu'daki gerilimler ve bölgesel çalkantıların etkisiyle Irak ve Rusya pazarlarında yüzde 30’u aşan daralmalar kaydedildi.

"Jeopolitik Riskler ve Çin Baskısı Rekabeti Zorlaştırıyor"

Sektörün performansını değerlendiren MAİB Başkanı Sevda Kayhan Yılmaz, Orta Doğu’da tırmanan çatışmaların petrol fiyatları üzerinden küresel enflasyonla mücadeleyi sekteye uğrattığına dikkat çekti. Yılmaz; Avrupa pazarlarındaki durgunluk ve Çin’in agresif ihracat politikalarının Türk üreticiler üzerindeki rekabet baskısını artırdığını vurguladı.

Türkiye’nin bu konjonktürde verimlilik, yeşil dönüşüm ve teknolojik yenilenmeye odaklanması gerektiğini belirten Yılmaz, Orta Vadeli Program’ın (OVP) sanayiye önemli bir yön haritası çizdiğini ifade etti.

Teşvik Sisteminde Yeni Dönem ve Stratejik Yapılanma Çağrısı

Savunma sanayisinde yakalanan başarı ivmesinin sivil stratejik sektörlere de aktarılması gerektiğinin altını çizen MAİB Başkanı Yılmaz, imalat sanayisine verilecek desteklerde temel kriterlerin değişmesi gerektiğini savundu:

"Kamu desteklerinin yalnızca net kârlılık üzerinden değil; faaliyet kârı, sağlanan net katma değer, ithalat bağımlılığını azaltma ve ülkeye kazandırılan net döviz girdisi gibi sürdürülebilir kriterlere dayandırılması şarttır. Ayrıca savunma sanayindeki kamu desteği modeli; raylı sistemler, enerji teçhizatları ve sağlık teknolojileri gibi kritik makine kollarına da yaygınlaştırılmalıdır."

Sektörü Tek Çatıda Toplayacak Model: "Makine Sanayi Strateji Başkanlığı"

Türkiye'nin teknolojik bağımsızlığı ve küresel rekabet gücü açısından makine sanayisinin kritik bir eşikte olduğunu ifade eden Yılmaz, kamudaki dağınık yapının tek bir merkezden yönetilmesini önerdi. Yılmaz, kamu kurumlarının sahip olduğu birikimin Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı vizyonuyla birleştirilerek "Makine Sanayi Strateji Başkanlığı" adı altında çevik ve yeni bir kurumsal yapının hayata geçirilmesinin, milli sanayinin geleceği için elzem olduğunu sözlerine ekledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız