İngiltere diplomasi yönetiminin tepe ismi Ed Miliband, Orta Doğu’da tırmanan insani kriz ve işgal politikalarına dair uluslararası kamuoyunda yankı uyandıracak açıklamalara imza attı. Katıldığı "The Rest is Politics" podcast programında küresel dengeleri değerlendiren Bakan Miliband, İsrail hükümetinin uyguladığı stratejiler nedeniyle dünya genelindeki desteğini hızla yitirdiğini ifade etti.
Gazze ve Batı Şeria’da yaşananların insanlık vicdanında derin yaralar açtığını belirten Miliband, "İsrail hükümeti dostlarını kaybediyor. Müttefik kazanmıyor, aksine mevcudu da yitiriyor. Tüm dünyada insanlık bu tablo karşısında harekete geçmiş durumda" diyerek Tel Aviv yönetimine açık bir uyarıda bulundu.
"Annemin Sözleri Kararımda Etkili Oldu"
İngiltere'nin, işgal altındaki Filistin topraklarını yasadışı şekilde gasp eden İsrail yerleşimleriyle ticareti yasaklama kararının perde arkasına değinen Miliband, bu süreçte yaşadığı kişisel vicdan muhasebesini dile getirdi.
Nazi toplama kamplarından sağ kurtulan bir ailenin ferdi olduğuna dikkat çeken İngiliz Bakan, açıklama metnini hazırlarken annesinin duruşundan ilham aldığını aktardı:
"Bu kararı duyururken kelimelerimle adeta boğuştum. Annem hayatta olsaydı ne derdi diye düşündüm. Annem bana kesinlikle, 'Filistinlilerin yaşadıklarına bak. Bu çaresiz insanların çektiği çileye odaklan. Yapılanlar yanlış ve senin bunu yüksek sesle söylemen gerekiyor' derdi."
Miliband, İngiltere’nin amacının İsrail ile ilişkileri tamamen koparmak değil, yasadışı işgale yaptırımlarla sınır çekmek olduğunu vurguladı.
"Gazze’ye Uygulanan Kısıtlamalar Kasıtlı Bir Stratejiye Dönüştü"
Gazze’deki insani durumun boyutlarını "tarif edilemez" şeklinde nitelendiren İngiltere Dışişleri Bakanı, bölgeye temel yaşam malzemelerinin girişinde yaşanan engellere tepki gösterdi. Çift kullanımlı ürün bahanesiyle sivil ihtiyaçların kısıtlandığını kaydeden Miliband, bunun planlı bir politikaya dönüştüğünü savundu.
İnsani koridorların yetersizliği karşısında yaşadığı çaresizliği de saklamayan Bakan, "Gazze halkı için daha fazlasını başaramamış olmanın derin hayal kırıklığını taşıyorum. Bölgedeki kontrolü elinde tutan güç İsrail ve sunulan 20 maddelik barış planı ne yazık ki sahaya yansımıyor" dedi. Miliband, insani krize dikkat çekmek amacıyla Birleşmiş Milletler Genel Kurulu marjında Ürdün ile ortak bir konferans düzenleyeceklerini duyurdu.
"Netanyahu İsrail'i Daha Güvensiz Hale Getiriyor"
İsrail’de yaklaşan seçimler öncesinde doğrudan İsrail halkına çağrıda bulunan Miliband, sürdürülebilir bir Orta Doğu barışının tek yolunun iki devletli çözümden geçtiğini belirtti. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun izlediği sertlik politikalarının ülkeye huzur getirmediğini savunan Miliband, şu ifadeleri kullandı:
İki Devletli Çözüm Vurgusu: "İsrail'in uzun vadeli güvenliği, bağımsız bir Filistin devletinin varlığına bağlıdır."
Netanyahu Eleştirisi: "Mevcut politikalar İsrail'i daha güvenli kılmıyor; aksine geleceğini daha kırılgan ve tehlikeli bir noktaya sürüklüyor."
Uluslararası Kararlılık: "Sivil halka yönelik şiddet ve yerleşimci terörü ile iki devletli çözümü tasfiye etme girişimlerine karşı uluslararası toplum sessiz kalmayacaktır."
Küresel Diplomasi ve Ekonomi Hattı
Açıklamalarında küresel jeopolitik dengelere de değinen Ed Miliband, İngiltere'nin ABD ile olan stratejik ortaklığının önemini koruduğunu ancak Avrupa Birliği ve yükselen orta ölçekli güçlerle ittifakların çeşitlendirilmesi gerektiğini söyledi.
İngiltere içindeki ekonomik tabloya da atıfta bulunan Bakan, vatandaşların yaşadığı hayat pahalılığı krizinin küresel tedarik zincirleri ve özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklıklarla doğrudan bağlantılı olduğunu, bu deniz yolunun güvenli geçişe açılmasının Londra için öncelikli bir diplomatik hedef olduğunu sözlerine ekledi.