Yeni Orta Vadeli Program (OVP) döneminde, Türkiye ekonomi yönetimi, Türk lirası mevduatın payını artırmaya yönelik kararlara devam ediyor. Hedef, yabancı para mevduatın cazibesini azaltmak ve vadenin uzatılması ile Türk lirasını güçlendirmek olarak belirlenmiştir. Program, cari işlemler dengesinin sağlanması ve sürdürülebilir büyümeyi desteklemek amacıyla gerçekleştirilen yatırım ve ihracat odaklı finansmana erişim koşullarının iyileştirilmesine odaklanıyor.
Kredi büyümesi ve makroihtiyati düzenlemeler
2026 yılında, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) aracılığı ile gerçekleştirilen politika faizlerini destekleyici makroihtiyati adımlar sayesinde, Türk lirasına geçiş teşvik edilmiştir. Buna bağlı olarak, kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde kalması sağlanmıştır. Ocak ayında yabancı para kredilere yönelik büyüme sınırlarının sıkılaştırılması ve Türk lirası ticari kredilerin büyüme sınırlarının düşürülmesi gibi uygulamalarla, sektörün Türk lirası lehine gelişmesi amaçlanmıştır.
Bireysel krediler ve banka istikrarı
Hanehalkı borçluluğunu dengelendiği gözlemlenirken, bireysel kredi kartı ve KMH büyümesi yavaşlamıştır. 2026 itibarıyla kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine sağlanan yeniden yapılandırma imkanı ile bankalardaki yüksek karşılık oranları, finansal istikrarı pekiştiren unsurlar arasında yer aldı. Bunun yanı sıra, Türk lirası cinsinden yatırım araçlarının teşvik edilmesi ve Kredilerin hedeflenen alanlarda kullanılabilmesi için uygulanan politikalar, yatırım ve ihracata yönelik finansman koşullarını geliştirmeye devam edecek.
Kalkınma bankacılığı ve tasarruf finansman şirketlerinin düzenlenmesi sürecinin de geliştirilmesi hedeflenirken, finansal sektörlerde gerekli değişikliklerle uluslararası standartlara uyum sağlanmaya çalışılacak. Türk lirası mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla %61,5'e ulaşırken, KKM uygulamasından çıkış stratejisi ile yatırımcıların Türk lirası cinsinden hesaplar açma teşvik edilmektedir.