Gayrimenkul Sektöründe Arz Seferberliği
Türkiye’de konut piyasasındaki hareketlilik, resmi üretim istatistiklerine de doğrudan yansıdı. Gayrimenkul sektöründeki arz ihtiyacını karşılamak amacıyla başlatılan girişimler neticesinde, belediyeler tarafından onay verilen yeni daire ve yapı ruhsatı sayıları son 9 yılın en yüksek zirvesine ulaştı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinden derlenen bilgilere göre, inşaat sektörü uzun süredir görmediği bir şantiye hareketliliğine hazırlanıyor.
Özellikle azalan stoklar ve piyasadaki nitelikli konut ihtiyacı, üreticileri yeni projelere yönlendirirken; resmi onay süreçlerindeki bu ivme, önümüzdeki dönemin gayrimenkul arzı açısından oldukça dinamik geçeceğinin sinyalini veriyor.
Deprem Bölgesi ve Megakent Büyümenin Lokomotifi
Ruhsat sayılarındaki bu tarihi yükselişin arkasında iki temel dinamik öne çıkıyor: Afet bölgesindeki yeniden inşa çalışmaları ve büyükşehirlerde hız kazanan kentsel dönüşüm hamleleri. 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen geniş kapsamlı imar projeleri, toplam ruhsat hacmi içerisinde çok ciddi bir paya sahip oldu.
Öte yandan, megakent İstanbul’da özellikle kentsel dönüşüm odaklı riskli yapıların yenilenmesi ve kentin gelişim akslarındaki yeni projeler, inşaat sektörünün vites yükseltmesini sağladı. Başkent Ankara ise sanayi ve iş gücü göçünün tetiklediği konut ihtiyacıyla İstanbul’un hemen ardından en çok ruhsat hareketliliği yaşanan ikinci merkez konumuna yerleşti
"Üretim İvmesi Devam Edecek"
İnşaat ve gayrimenkul geliştirme dünyasının önde gelen isimleri, yaşanan bu hacim artışını piyasanın sağlığı açısından olumlu bir gelişme olarak değerlendiriyor. Konut stoklarındaki erimenin farkında olan üreticilerin hazırlıklarını uzun süredir bu yönde yaptığını belirten uzmanlar, ruhsat patikasındaki bu yukarı yönlü grafiğin önümüzdeki çeyreklerde de sürmesini bekliyor.
Ancak sektör temsilcileri, sadece lüks ya da orta üst gelir grubuna yönelik değil, tabana yayılacak erişilebilir konut üretimine de odaklanılması gerektiğinin altını çiziyor. Piyasadaki dengenin tam anlamıyla sağlanabilmesi adına, geliştirilen projelerde sosyal konut modellemelerine veya alternatif üretim iş birliklerine yer verilmesi öneriliyor.