Türkiye’nin ulaşım altyapısındaki en büyük vizyon projelerinden biri olan İstanbul-İzmir Otoyolu’nun kilit noktası Osmangazi Köprüsü, hizmetteki 10. yılını geride bırakırken ülke ekonomisine ve çevreye sağladığı devasa katkılarla göz dolduruyor. 1 Temmuz 2016'da kapılarını trafiğe açan dev yapı, aradan geçen on yılda adeta bir ekonomi motoru gibi çalışarak milyarlarca liralık tasarrufun kapısını araladı.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, köprünün 10. yıl dönümüne özel yaptığı bilançoda, projenin Türkiye'ye kazandırdığı ekonomik ve ekolojik başarıları kamuoyuyla paylaştı.
1,5 Saatlik Körfez Çilesini 6 Dakikaya İndiren Mühendislik
İstanbul ile İzmir arasındaki mesafeyi kesintisiz bir ulaşımla birbirine bağlayan 426 kilometrelik otoyolun en kritik noktası olan İzmit Körfezi, geçmişte sürücüler için ciddi bir zaman ve nakit kaybı anlamına geliyordu. Köprü öncesi dönemde otomobille körfezi dolaşmak yaklaşık 1,5 saat sürerken, deniz yoluyla feribot hatlarını kullanmak 45 ila 60 dakikalık bir zaman dilimini kapsıyordu. Osmangazi Köprüsü’nün devreye girmesiyle birlikte bu yolculuk süresi sadece 6 dakikaya inerek tarihi bir rekora imza attı.
10 Yılda 211 Milyar Lira Cepte Kaldı
Kesintisiz ve konforlu ulaşımın ekonomik yansıması da oldukça çarpıcı oldu. Bakan Uraloğlu’nun paylaştığı verilere göre, köprü sayesinde son 10 yılda sürücülerin yakıt giderlerinden yaklaşık 40 milyar lira tasarruf sağlandı. Zamanın nakit olduğu günümüz dünyasında, sürücülerin yolda kaybetmediği vakit ise ekonomiye tam 171 milyar liralık bir artı değer olarak geri döndü. Böylece projenin toplam ekonomik getirisi 211 milyar lirayı buldu.
Yeşil Dönüşüme Dev Katkı: 2 Milyon Ton Daha Az Karbon
Osmangazi Köprüsü, sadece ekonomik verileriyle değil, küresel iklim kriziyle mücadeleye sunduğu katkıyla da öne çıkıyor. Araçların trafikte geçirdiği sürenin kısalması ve dur-kalk oranlarının minimuma inmesi, doğaya salınan zehirli gazların da önüne geçti. Bakan Uraloğlu, çevre dostu bu altyapı yatırımı sayesinde geçen 10 yıllık süreçte tam 2 milyon ton karbon emisyonu azaltımı gerçekleştirildiğini vurguladı.
Dünyanın En Büyük Mühendislik Operasyonlarına Sahne Oldu
Dilovası ile Hersek Burnu arasında yükselen ve toplamda 2 bin 682 metre uzunluğa sahip olan dev yapının inşaat aşamaları da dünya mühendislik tarihine altın harflerle yazıldı. 1550 metrelik orta açıklığıyla küresel ölçekte işletmedeki en büyük asma köprüler arasında yer alan proje, 39 ay gibi rekor bir sürede tamamlandı.
Projede kullanılan malzemelerin büyüklüğü ise projenin ihtişamını gözler önüne seriyor:
Köprüde kullanılan çelik tellerin toplam uzunluğu 84 bin 518 kilometreyi buluyor. Bu uzunluk, dünyanın çevresini iki kereden fazla sarabilecek bir büyüklüğe işaret ediyor.
İnşaatta harcanan 109 bin 490 ton çelik, yaklaşık 73 bin adet binek otomobilin üretimine eş değer.
Köprünün ana açıklığındaki 96 bin 364 metrekarelik devasa tabliye alanı ise tam 14 futbol sahası genişliğinde.
Güney yaklaşım viyadüğünün inşası sırasında imza atılan "itme-sürme" yöntemi ise sektörel bir milat kabul ediliyor. Viyadüğün 1120 metrelik bölümünde gerçekleştirilen 22 bin 500 tonluk tabliye itme operasyonu, çelik viyadükler alanında "dünyanın en büyük itme-sürme operasyonu" olarak kayıtlara geçti. Ayrıca ağır kaldırma yöntemleriyle monte edilen binlerce tonluk parçalarla, dünya çapında bir başka mühendislik rekoru daha kırılmış oldu.
Bugün özellikle bayram ve tatil dönemlerinde trafiğin can damarı olan Osmangazi Köprüsü, hem Türkiye’nin lojistik gücünü simgeliyor hem de geleceğin sürdürülebilir ulaşım vizyonuna rehberlik etmeye devam ediyor.