Küresel ekonomide eksen kaymaları devam ederken, Kuzey Afrika’nın stratejik kapısı Tunus, kıtanın ekonomik geleceğini şekillendirecek tarihi bir hamleye hazırlanıyor. Yaklaşık 1,5 milyar nüfusu barındıran ve 54 ülkeyi tek bir serbest pazar çatısı altında buluşturan Afrika Kıtasal Serbest Ticaret Bölgesi (AfCFTA), Tunus ekonomisi için yeni bir çağın kapısını aralıyor. Haziran ayında AfCFTA Genel Sekreteri Wamkele Mene’nin Tunus’a gerçekleştirdiği kritik ziyaret, ülkenin sadece bir Akdeniz ülkesi değil, aynı zamanda kıta içi ticaretin ana lojistik üssü olma vizyonunu yeniden canlandırdı.
Diplomatik Görüşmelerin Arkasındaki Stratejik Mesaj
Tunuslu üst düzey yetkililer ile yapılan temaslarda, anlaşmanın sahaya yansıma süreçleri, Afrika pazarlarına engelsiz erişim mekanizmaları ve Tunus limanlarının küresel ticaretteki konumu masaya yatırıldı. Uzmanlar, bu ziyaretin sıradan bir diplomatik nezaketin çok ötesinde, kıtasal entegrasyon adına ciddi stratejik adımlar barındırdığına dikkat çekiyor.
İbn Rüşd Arap ve Afrika Stratejik Araştırmalar Vakfı Direktörü Kemal bin Yunus, Tunus’un artık sadece "Afrika’nın bir parçasıyız" söylemiyle yetinmemesi gerektiğini vurguluyor. Bin Yunus’a göre, bu aidiyetin ulaştırma, lojistik, finansal yatırımlar ve özel sektör ortaklıkları üzerinden somut kazanımlara dönüştürülmesi şart. Geleneksel olarak Avrupa pazarlarına bağımlı bir dış ticaret yapısına sahip olan Tunus, son yıllarda bu bağımlılığı kırmak ve ticaret ağını çeşitlendirmek adına yönünü güneye çevirmiş durumda. Yakın gelecekte 2 milyarlık dev bir üretim ve tüketim havzasına dönüşmesi beklenen Afrika kıtası, bu stratejinin en büyük dayanağını oluşturuyor.
Coğrafi Güç Ekonomik Üstünlüğe Dönüşecek mi?
Tunus, Akdeniz’e açılan gelişmiş limanları, Avrupa ile köklü ticari geçmişi ve nitelikli insan kaynağıyla Afrika-Avrupa hattında doğal bir köprü niteliğinde. Ancak uzmanlar uyarıyor: Coğrafi avantaj, yapısal reformlar yapılmadığı sürece tek başına yeterli değil. Kemal bin Yunus, liman altyapılarının modernizasyonundan düzenli deniz ve hava taşımacılığı hatlarının kurulmasına kadar bir dizi radikal adımın atılması gerektiğinin altını çiziyor. Ayrıca ihracatçılara yönelik finansman desteklerinin artırılması, bürokratik engellerin kaldırılması ve yatırım ikliminde hukuki öngörülebilirliğin sağlanması, Tunus’un kıta pazarındaki rekabet gücünü doğrudan belirleyecek unsurlar arasında yer alıyor.
Yapısal Sınavlar ve Serbest Ticaretin Önündeki Duvarlar
Madalyonun diğer yüzünde ise aşılması gereken ciddi yapısal zorluklar bulunuyor. Tunus Üniversitesi Ekonomi Profesörü Rıza Şekendali, bu tür küresel vizyonların başarısının kağıt üzerindeki anlaşmalardan ziyade, lojistik maliyetleri düşürecek ve malların dolaşımını hızlandıracak pratik uygulamalara bağlı olduğunu belirtiyor.
Şekendali, Tunus’un potansiyeline rağmen mevcut lojistik altyapısının Akdeniz’deki dev ticaret merkezleriyle rekabet etmekte zorlandığını, Sahra Altı Afrika ile olan ekonomik bağların ise henüz olgunlaşmadığını ifade ediyor. AfCFTA projesinin kıta genelindeki korumacı politikalar, uygulama farklılıkları ve yetersiz ulaştırma ağları gibi kronik sorunlarla mücadele ettiğini belirten Şekendali, "Gerçek bir serbest ticaret, yalnızca gümrük vergilerini sıfırlamakla olmaz; ürünlerin güvenli, hızlı ve en düşük maliyetle hedefine ulaşmasıyla hayat bulur" değerlendirmesinde bulunuyor.
1,5 Milyarlık Ortak Pazar ve Katma Değerli Üretim Hedefi
Temelleri 2018 yılında Ruanda’nın başkenti Kigali’de atılan ve 2021 yılı itibarıyla fiilen ticari uygulamalara başlanan AfCFTA, Afrika ekonomilerini ham madde ihracatçılığından kurtarmayı amaçlıyor. Kıta içi ticareti canlandırarak yüksek katma değerli sanayi üretimine ve güçlü hizmet sektörlerine geçişi hızlandırmayı hedefleyen bu dev pazar, Tunus gibi sanayi ve hizmet altyapısı güçlü ülkeler için büyük bir fırsat penceresi anlamına geliyor.
Türk İş Dünyası İçin Stratejik Üretimüssü
Tunus’taki bu büyük dönüşüm, Türk iş dünyasının da yakın takibinde. Türk yatırımcılar ve ticaret odaları, Tunus’u sadece 12 milyon nüfuslu yerel bir pazar olarak görmüyor. Tunus-Türk Ticaret ve Sanayi Odası yetkilileri, Türk firmalarına çağrıda bulunarak bu ülkenin Sahra Altı Afrika’ya açılan güvenli ve stratejik bir basamak olarak konumlandırılması gerektiğini vurguluyor. Akdeniz’e kolay erişim, bölgesel entegrasyon süreçlerine hızlı adaptasyon ve Afrika pazarlarına olan coğrafi yakınlık, Tunus’u Türk sanayicileri için kıtadaki en rasyonel üretim ve dağıtım merkezlerinden biri haline getiriyor.