Küresel Ekonomide Kritik Eşik
Küresel finans piyasaları, jeopolitik gerilimlerin, makroekonomik verilerin ve teknoloji sektöründeki dev hamlelerin yön verdiği hareketli bir dönemi geride bırakarak, yılın en kritik haftalarından birine adım atıyor. Geçtiğimiz hafta Orta Doğu’da tırmanan ancak diplomatik açıklamalarla yön değiştiren savaş atmosferi, SpaceX'in ses getiren halka arzı ve ABD'den gelen yüksek enflasyon verileri piyasaların ana gündem maddelerini oluşturdu. Önümüzdeki günlerde ise küresel ekonominin dümenindeki merkez bankalarının alacağı faiz kararları, varlık fiyatlarında yeni bir dönemi başlatmaya aday.
Washington'da Yeni Dönem: Gözler Kevin Warsh’ın İlk Faiz Kararında
ABD kanadında makroekonomik görünüm karmaşık sinyaller vermeyi sürdürüyor. Ülkede yıllık enflasyonun yüzde 4,2 ile son yılların zirvesine tırmanması ve istihdam piyasasının gücünü koruması, Federal Rezerv’in (Fed) sıkı para politikası duruşunu destekliyor. Ancak ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ile bir barış anlaşmasının yakın olduğuna dair açıklamaları, daha önce kesin gözüyle bakılan agresif faiz artış beklentilerini bir miktar yumuşattı.
Para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in aralık ayında 25 baz puanlık bir faiz artışına gitme ihtimali yüzde 77 seviyesinde korunurken, bu haftaki toplantı tarihi bir önem taşıyor. Koltuğu devralan yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın liderlik edeceği bu ilk toplantıda, faizlerin sabit tutulması beklense de Warsh’ın karar metnindeki tonu ve yapacağı açıklamalar piyasalardaki oynaklığı doğrudan şekillendirecek.
Teknolojide İki Farklı Yüz: SpaceX Coşkusu ve Yapay Zeka Endişesi
Hisse senetleri piyasasında ise teknoloji dünyasını heyecanlandıran bir halka arz dalgası yaşandı. Elon Musk’ın uzay ve havacılık şirketi SpaceX, 135 dolarlık halka arz fiyatının ardından Nasdaq borsasında hızlı bir yükselişle günü 160,95 dolardan tamamlayarak yatırımcısına yüzde 19'un üzerinde kazanç sağladı. Bu başarı, diğer teknoloji devlerinin de halka arz planlarını öne çekebileceği beklentisini doğurdu. Diğer taraftan, yapay zeka sektöründe artan yüksek maliyetlerin son kullanıcılara yansıma biçimi, sektör hisselerindeki değerlemelere yönelik soru işaretlerini yeniden gündeme getirdi ve yatırımcıları daha ihtiyatlı bir çizgiye çekti.
Avrupa’da Savaşın Ekonomik Faturası ve Stagflasyon Çanları
Avrupa ekonomilerinde ise bambaşka bir ajanda hakim. Avrupa Merkez Bankası (ECB), tam 21 toplantının ardından ilk kez faiz artırım kararı alarak politika faizini 25 baz puan yukarı çekti. ECB Başkanı Christine Lagarde, Orta Doğu’daki çatışmaların tedarik zincirleri ve enerji fiyatları üzerinde ciddi bir enflasyonist baskı yarattığını, bu faiz hamlesinin doğrudan savaşın ekonomik sonuçlarıyla mücadele amacı taşıdığını vurguladı. Özellikle hizmet sektöründe yavaşlama sinyalleri artarken, Almanya’da fabrika siparişlerinin beklentilerin çok üzerinde daralması, kıta genelinde "stagflasyon" (ekonomik durgunluk içinde yüksek enflasyon) riskini kuvvetlendiriyor. Avrupa'da bu hafta gözler İngiltere Merkez Bankası’nın (BoE) faiz kararında olacak.
Japonya Merkez Bankası’ndan Radikal Adım
Asya piyasalarında Çin hariç satıcılı bir seyir izlenirken, bölgenin ana gündemi Japonya Merkez Bankası'nın (BoJ) atacağı tarihi adım oldu. Ülkede üretici fiyatlarının beklentileri aşarak yıllık yüzde 6,3 artması, BoJ'un 1995 yılından bu yana ilk kez politika faizini yüzde 1 seviyesine yükseltme ihtimalini masaya getirdi. Çin tarafında ise iç talep zayıflığını korurken, ülkenin Orta Doğu krizi sonrası alternatif pazarlara yönelmesiyle ihracatta yüzde 19,4'lük güçlü bir artış kaydedildi.
Yurt İçi Piyasalar: TCMB Pas Geçti, Cari Açık Umut Verdi
Yurt içinde ise Borsa İstanbul, küresel piyasalardaki temkinli iyimserliğe paralel olarak haftayı yüzde 1,78 kazançla 13.938,48 puandan kapattı. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu, beklentilere paralel olarak politika faizini yüzde 37 seviyesinde sabit tuttu. Banka, nisan ayındaki yükselişin ardından mayıs ayında enflasyonun ana eğiliminde bir miktar gerileme gözlendiğine dikkat çekti. Makro tarafta ise sevindirici bir gelişme yaşandı; yıllıklandırılmış cari açık, Eylül 2025’ten bu yana ilk kez düşüş kaydederek 37 milyar dolar seviyesine geriledi. Hafta kapanışında Dolar/TL kuru ise hafif bir yükselişle 46,2690 seviyesinden işlem gördü.