Business Ekonomi Ekonomi Küresel petrol ürünleri piyasasında arz sıkışıklığı derinleşiyor

Küresel petrol ürünleri piyasasında arz sıkışıklığı derinleşiyor

Küresel petrol ürünleri piyasasında arz sıkışıklığı, jeopolitik çatışmalar ve sınırlı rafineri kapasiteleri nedeniyle giderek artıyor.

Küresel petrol ürünleri piyasasında arz sıkışıklığı derinleşiyor

Küresel petrol ürünleri piyasasında arz sıkışıklığı, jeopolitik gerilimler ve sınırlı rafineri kapasiteleri sebebiyle derinleşiyor. ABD-İsrail-İran ve Rusya-Ukrayna savaşları, mevsimsel petrol talebinin artacağı dönemde rafinerilerdeki kayıpları artırarak tedarik zincirini etkiliyor. Uluslararası Enerji Ajansı, ağustosta rafineri işleme hacminin 81,4 milyon varile ulaştığını ancak geçen yılın aynı dönemine göre 4,2 milyon varil azaldığını belirtiyor.

Rafinerilerdeki kayıplar ve ihracat etkisi

ABD'de ham petrol işleme hacminin 7 yılın en yüksek seviyesine ulaşması ve Çin'deki iç talep artışı, arz sıkışıklığını kısmen hafifletmesine rağmen, Ukrayna'nın enerji altyapısını hedef alan saldırıların Rusya'daki rafineri faaliyetlerini önemli ölçüde etkilediği belirtiliyor. Orta Doğu'da bölgesel gerilimler nedeniyle rafinajda yaşanan kesintiler, dünya genelindeki dizel ve gaz yağı ihracatında da belirgin düşüşlere yol açtı.

Son veriler, Rusya ve Körfez ülkelerinin dizel ve gaz yağı ihracatının günde 1,6 milyon varil azaldığını gösteriyor. Bu iki bölge, savaş öncesinde dünya deniz yoluyla dizel ve gaz yağı ticaretinin yaklaşık %45'ini karşılıyordu.

Piyasa dinamikleri ve rafineri marjları

Montel'in Jeopolitik Enerji Analisti Andres Cala, petrol ürünleri stoklarının ham petrol stoklarına göre daha düşük olduğunu ifade ederek, bu durumun fiyat artışlarına ve bölgesel kıtlıklara yol açtığını vurguladı. Mevsimsel talebin arttığı dönemlerde, rafineri bakım sezonuyla olan çakışma, enerji arzını daha da zorlaştırıyor.

Dizel talebinin artmasının öngörüldüğü bu kış döneminde kullanılabilir yedek kapasitenin sınırlı kalacağı bilgisi, piyasalardaki belirsizliği artırıyor. Buna karşın, benzin piyasalarının dizel piyasalarına göre daha erken normalleşmesi bekleniyor. Ancak, bu süreç tamamen Rusya ve Orta Doğu'daki üretim kapasitelerinin yeniden devreye alınma hızına bağlı. Yüksek rafineri marjları, Asya piyasalarında bir rahatlama sağlasa da enflasyonist baskılar ve makroekonomik belirsizlikler, global ölçekte enerji rekabetini artırabilir.

Rystad Energy’den Janiv Shah, rafineri marjlarının tarihsel ortalamaların çok üzerinde seyrettiğini, bunun özellikle dizel ve jet yakıtlarında yoğunlaştığını aktardı. Avrupa ve Akdeniz'deki dizel marjlarının 4-5 katına çıkmasının yanı sıra benzin marjlarının da artış gösterdiği belirtiliyor. ABD ve Avrupa’daki düşük orta distilat stokları, arz kesintilerine karşı piyasa tamponunu daraltıyor, bu durum rafineri bakımının yanı sıra kapasite kapanışları ile birleşince, sistemdeki yedek işleme kapasitesini olumsuz etkiliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız