Değerli Metallerde İlk Yarı Bilançosu Ağır Oldu
Küresel piyasalar, jeopolitik gerilimlerin ve merkez bankalarının para politikalarındaki sert duruşların gölgesinde hareketli bir dönemi geride bıraktı. Yılın ilk yarısında, başta altın ve gümüş olmak üzere platin ve paladyum gibi stratejik öneme sahip değerli metaller, adeta sert bir rüzgara yakalandı. ABD Merkez Bankası’nın (Fed) enflasyonla mücadele kapsamında faiz artırım sinyallerini masada tutması ve küresel büyümeye yönelik endişeler, emtia piyasalarında tarihi bir satış dalgasına yol açtı.
Savaş Senaryoları ve Fed Kıskacı İbreyi Tersine Çevirdi
Yıla oldukça güçlü başlayan ve ardı ardına tarihi zirvelerini yenileyen değerli metaller, Orta Doğu'da tırmanan jeopolitik gerilimlerin ardından yönünü aşağı çevirdi. Bölgedeki istikrarsızlığın enerji maliyetlerini artıracağı ve bunun da küresel ölçekte enflasyonist baskıları tetikleyeceğine yönelik korkular, Fed’in "şahin" beklentilerini diri tuttu.
Enflasyon endişeleriyle birlikte tahvil faizlerinde yaşanan yükseliş, faiz getirisi olmayan emtiaların çekiciliğini azalttı. Güvenli liman arayışındaki yatırımcıların nakit paraya ve dolara yönelmesi, emtia fiyatlarındaki geri çekilmeyi daha da hızlandırdı. Diğer yandan Fed’in politika faizini %3,5-3,75 bandında sabit bırakmasına rağmen, fiyat istikrarı vurgusuyla yeni faiz artışlarının kapısını açık bırakması piyasaların risk iştahını bıçak gibi kesti.
Altın Tarihi Zirvelerinden Hızlı İndi
Yılın ilk iki ayında rüzgarı arkasına alan altın, ocak ayında 5 bin 600 dolar seviyesini test ederek tüm zamanların rekorunu kırdı. Ocak ve şubatı güçlü primlerle kapatan ons altın için dönüm noktası mart ayı oldu. Orta Doğu'daki gelişmelerin etkisiyle martta 4 bin 99 dolara kadar sarkan sarı metal, ayı yüzde 11,32 düşüşle tamamladı. Bu hareket, 2008 küresel finans krizinden bu yana görülen en sert aylık değer kaybı olarak kayıtlara geçti. Düşüş trendini sonraki aylarda da sürdüren ons altın, haziran ayını da kayıpla kapatarak yılın ilk yarısında yatırımcısına yüzde 7,1 zarar ettirdi.
Endüstriyel Metallerde Çöküş Daha Derin
Hem finansal bir varlık hem de sanayinin kritik bir ham maddesi olan gümüş, küresel büyüme endişelerine karşı altından çok daha hassas bir reaksiyon gösterdi. Ocak ayında 121,7 dolara tırmanarak rekor kıran gümüşün onsu, haziran ayında yaşanan yüzde 22,1'lik büyük çöküşle yılı ilk yarısında yüzde 17,4 değer kaybıyla kapattı.
Benzer bir senaryo platin ve paladyum cephesinde de yaşandı. Arz sıkıntılarıyla yıla güçlü başlayan platin, maden üretimindeki artış ve yatırım talebinin zayıflamasıyla ilk yarıda yüzde 24,4 eridi. Otomotiv sektöründeki dönüşüm ve elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla uzun vadeli talep beklentisi zayıflayan paladyum ise ilk yarıyı yüzde 24,2’lik kayıpla tamamlayarak en çok değer kaybeden metaller arasında yer aldı.
Uzman Gözüyle: "Faiz İndirimi Olmadan Yeni Trend Zor"
Emtia piyasalarının seyrini değerlendiren uzmanlar, özellikle gümüş ve endüstriyel metaller üzerindeki baskının küresel büyüme tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesinden kaynaklandığına dikkat çekiyor. Yüksek faiz ortamının ekonomik aktiviteyi yavaşlatması nedeniyle fiziki talebin canlanmasının zaman alacağı öngörülüyor.
Analistler, piyasalarda yeniden güçlü bir yükseliş trendinin başlayabilmesi için merkez bankalarının faiz indirim süreçlerinin netleşmesi gerektiğini belirtiyor. Kısa vadede emtia fiyatlarında tepki alımları görülse bile, makroekonomik veriler kalıcı bir rahatlama sinyali vermediği sürece yükselişlerin kâr satışlarıyla sınırlı kalabileceği vurgulanıyor.