Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan son rapora göre, Türkiye'de küçük ve orta büyüklükteki işletmeler (KOBİ), istihdamın %68,5'ini ve katma değerin %41,2'sini oluşturuyor. Bu işletmelerin, çok uluslu şirketlerle olan bağlantıları son yıllarda daha da güçleniyor.
KOBİ'lerin rekabet gücü ve dayanıklılığı
OECD'nin "Batı Balkanlar ve Türkiye için KOBİ Politikaları Endeksi 2026-Türkiye Ekonomi Profili" raporunda, KOBİ'lerin bölgenin sürdürülebilir büyümesi ile Avrupa Birliği (AB) ile ekonomik yakınsaması açısından önemli bir rol üstlendiği belirtiliyor. Son on yılda, KOBİ politikalarının güçlendirilmesine yönelik çalışmalar hız kazanırken, jeopolitik belirsizlikler ve dijital dönüşüm, bu politikaların uygulandığı ortamı önemli ölçüde değiştirdi.
Küresel değer zincirlerinde yer alma
KOBİ'lerin küresel değer zincirlerine entegrasyonu, tedarikçi geliştirme ve çok uluslu şirketlerle bağlantıların artırılmasına yönelik stratejik altyapının güçlenmesi ile beraber önemli ölçüde derinleşmektedir. Rapor, KOBİ tedarikçilerinin gelişimi ile doğrudan yabancı yatırımlar, teknolojik ilerleme ve sürdürülebilirlik hedeflerinin daha fazla ilişkilendirildiğini ortaya koyuyor.
KOBİ'lerin bu süreçteki katılımının artırılması amacı ile dijital izleme araçları ve bağımsız denetimler yoluyla değerlendirilmeleri güçlendirilmektedir. KOBİ'ler ile çok uluslu şirketler arasında kalıcı bağlantıların sayısı artarken, programlar aracılığıyla 2030 yılına kadar KOSGEB'in destekleyeceği yeşil yatırımlar için 250 milyon dolarlık bir bütçe ayrılmıştır.
Ancak, Türkiye'nin KOBİ tabanında verimlilik artışı, yapısal dönüşüm ve uzun vadeli rekabet gücü açısından yaşanan bazı sorunlar devam etmektedir.