Business Ekonomi Ekonomi Kızıldeniz ve Hürmüz alarmı: Türkiye’den AB’ye tarihi lojistik çağrısı

Kızıldeniz ve Hürmüz alarmı: Türkiye’den AB’ye tarihi lojistik çağrısı

Küresel tedarik zincirindeki kırılganlıklara karşı Brüksel'de konuşan Bakan Uraloğlu, Türkiye’nin güçlü ulaştırma altyapısıyla Orta Koridor’u Avrupa için kaçınılmaz ve güvenli bir stratejik merkez haline getirdiğini vurguladı.

Kızıldeniz ve Hürmüz alarmı: Türkiye’den AB’ye tarihi lojistik çağrısı
KAYNAK: (AA)

Türkiye, Orta Koridor ile Avrupa’nın Geleceğini Şekillendiriyor

Küresel ticaret yollarında yaşanan jeopolitik krizler ve koridor hatlarındaki istikrarsızlıklar, gözleri bir kez daha Türkiye’nin merkezinde yer aldığı taşımacılık güzergahlarına çevirdi. Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Bağlantısallık Gündemi Platformu üst düzey açılış etkinliğinde konuşan Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Avrupa Birliği (AB) için Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru’nun (Orta Koridor) sadece bir alternatif değil, stratejik bir zorunluluk haline geldiğini ilan etti.

Bakan Uraloğlu, bölgedeki enerji, dijital ve ulaştırma ağlarının entegrasyonuna odaklanan "Karadeniz ve Güney Kafkasya'da Trans-Hazar Ulaştırma Koridoru'nun Gelecek Perspektifi" başlıklı panelde, küresel pazarların mevcut kırılganlıklarını çarpıcı örneklerle ortaya koydu.

"Bize Sadece Kara Yolu Değil, Yüksek Kapasiteli ve Güvenli Hatlar Lazım"

Dünya genelinde ticaret hatlarının güvenliğine yönelik risklerin her geçen gün arttığına dikkat çeken Uraloğlu, günümüz ekonomisinin sadece yeni yollara değil, kesintisiz ve yüksek kapasiteli lojistik eksenlere ihtiyaç duyduğunu söyledi. Son dönemde Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan gerilimlerin tedarik zincirlerine vurduğu darbeleri hatırlatan Bakan Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nın serbest ve güvenli geçişe açık tutulmasının küresel ticaretin sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını belirtti.

Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından jeopolitik dengelerin tamamen değiştiğini ifade eden Uraloğlu, Türkiye’nin bu yeni dönemde AB'nin en kritik ve en güvenilir kara kapısı konumuna yükseldiğini vurguladı.

Orta Koridor Bir Tercih Değil, Stratejik Bir Zorunluluk

Bakan Uraloğlu, Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru’nun geçmişte sadece Türkiye için bir fırsat alanı olarak görüldüğünü, ancak güncel jeopolitik gerçeklerin bu algıyı tamamen değiştirdiğini aktardı. AB'nin son dönemdeki politika ve yatırım kararlarının da bu tezi desteklediğini belirten Uraloğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"AB’nin küresel ölçekte rekabet gücünü koruyabilmesi, kritik ham maddelere sorunsuz ulaşabilmesi ve jeopolitik darboğazlara olan bağımlılığını azaltması hayati bir önem taşıyor. Bu doğrultuda Orta Koridor üzerinden gerçekleşecek istikrarlı ve kesintisiz yük akışı, AB için artık lüks değil, ekonomik güvenliğin merkezinde yer alan stratejik bir zorunluluktur."

20 Yılda 355 Milyar Dolarlık Dev Altyapı Yatırımı

Türkiye'nin lojistikte küresel bir süper güç olmak adına attığı adımlara da değinen Uraloğlu, ülkenin ulaştırma altyapısını güçlendirmek adına son 20 yılda tam 355 milyar dolarlık devasa bir bütçeyi hayata geçirdiklerini açıkladı. Demir yollarından limanlara, lojistik merkezlerden dijital altyapılara kadar çok geniş bir alanda yatırım yaptıklarını belirten Bakan, inşa edilen bu güçlü altyapının doğrudan Avrupa'nın dayanıklı bağlantısallık ihtiyacına hizmet ettiğini söyledi.

İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi Geliyor

Lojistik hatlardaki kapasite sorunlarını kökten çözecek yeni bir hamleyi de müjdeleyen Bakan Uraloğlu, bu yıl içinde yapımına başlanacak olan İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi Projesi ile iki kıtanın yük taşımacılığında kesintisiz demir yolu ağıyla birbirine bağlanacağını açıkladı. Projenin yalnızca Türkiye veya Avrupa için değil, Asya-Avrupa aksındaki tüm küresel ticaret hacmi için tarihi bir dönüm noktası olacağını ekledi.

"Ticaret Hızlanmalı: Vizeler Kalkmalı, Gümrüklerde Bekleme Süresi Bitmeli"

Orta Koridor’un gerçek başarısının sadece taşınan mal miktarıyla değil, güzergah boyunca üretilecek ekonomik katma değerle ölçülmesi gerektiğini belirten Uraloğlu, bürokratik engellerin kaldırılması için de net bir çağrıda bulundu. Kazan-kazan ilkesine dayalı, akıcı bir gümrük ağının kurulması gerektiğini savunan Uraloğlu, vize serbestisine vurgu yaptı:

"Biz bir ticaret yapıyoruz; malı alıyor, faturasını kesiyor ve ödemesini gerçekleştiriyoruz. Dolayısıyla gümrük prosedürlerinde ve sınır geçişlerinde zaman kaybetme lüksümüz yok. Süreçleri hızlandırmalı, geçiş ücretlerini ortak kararlarla optimize etmeliyiz. Bunun sağlanabilmesi için de bazı ülkelerin uyguladığı vizelerin ya tamamen kaldırılması ya da ciddi şekilde kolaylaştırılması şarttır."

Ulaştırma sektöründe karbon emisyonlarının azaltılması hedefine de değinen Uraloğlu, çevreci ve sürdürülebilir taşımacılığın en pratik yolunun demir yolu ağlarını genişletmek olduğunu söyleyerek Türkiye’nin bu alandaki her türlü uluslararası iş birliğine tam destek vereceğini taahhüt etti. Bakan Uraloğlu, Brüksel'deki yoğun temasları kapsamında AB Komisyonunun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Marta Kos ile de bir araya gelerek stratejik ortaklıkları masaya yatıracak.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız