Güneş enerjisi santrallerinde uygulanan doğal otlatma modeli, fosil yakıt kullanımını azaltmakla kalmayıp karbon emisyonlarında da önemli bir azalma sağlıyor. Çanakkale'deki Saros Rüzgar ve Güneş Enerjisi Santrali (RES-GES), bu yaklaşım sayesinde çevre üzerindeki olumsuz etkileri minimize ediyor.
Kontrollü otlatmanın avantajları
Geleneksel ot temizliği işlemleri genellikle fosil yakıtlarla çalışan ekipmanlar veya kimyasal herbisitlere dayanıyordu. Ancak, Saros GES'te uygulanan yöntemler sayesinde, kontrollü koyun ve kuzu otlatma alternatif bir çözüm sunuyor. Bu yöntemle, hayvan sürüleri panellerin altında ve çevresinde bulunan bitki örtüsünü düzenli olarak kontrol ediyor. Böylece, mekanik biçmeye olan ihtiyaç da önemli ölçüde azalıyor.
Ekonomik ve ekolojik katkılar
Borusan EnBW Enerji Genel Müdürü Enis Amasyalı, bu projenin geleneksel yaklaşımlara kıyasla çevresel ve mali etkiler sağladığını belirtti. Amasyalı, "Bu proje sayesinde yaklaşık 8 ton karbon emisyonu azaltımı gerçekleştirdik," dedi. Ayrıca, proje kapsamında yerel hayvancılık faaliyetiyle işbirliği yapılmakta, küçükbaş hayvan sayısı kısa süre içinde 5 katına çıkmıştır.
Saha içerisindeki su kaynakları ve gölgelik alanlar, hayvanların güvenli bir şekilde otlatılması için tasarlanmış durumda. Böylelikle, besiciler günlük işleriyle daha fazla ilgilenebilirken, doğal otlatma yöntemi su kaynaklarının korunmasına da katkı sağlamaktadır. Bu sistemin uzaktan izlenmesi ve değerlendirilmesi de sürdürülmektedir.
Amasyalı, bu modelin yalnızca Saros GES'te değil, diğer yenilenebilir enerji sahalarında da başarılı bir şekilde uygulanabileceğini belirtti ve projeyle birlikte yerel kalkınmanın desteklenmesinin altını çizdi.