Gelir Garantili Besicilik Dönemi Başladı
Türkiye’de hayvancılık sektörünü yapısal bir dönüşüme ulaştıracak ve tüketiciyi koruyacak en kapsamlı adımlardan biri atıldı. Et ve Süt Kurumu (ESK) ile Türkiye Kırmızı Et Üreticileri Merkez Birliği, güçlerini birleştirerek küçük ölçekli besicileri merkezine alan "Gelir Garantili Besicilik Projesi" protokolünü imzaladı. Tarife kontenjanı kapsamında bu yıl ilk etapta 108 tam bin baş besilik hayvanın küçük aile işletmelerine dağıtılacağı proje, hem kırmızı ette dışa bağımlılığı azaltmayı hem de pazar fiyatlarında sürdürülebilir bir denge yakalamayı amaçlıyor.
Üretim Tabana Yayılıyor: 3 Bin 600 Aile İşletmesine Dijital Destek
Projenin sektörel dinamiklerini değerlendiren Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON) Başkanı Ahmet Hacıince, modelin şeffaflık ve adalet ilkelerine dayandığını belirtti. Tüm başvuru ve değerlendirme süreçlerinin tamamen dijital ortamda, objektif puanlama kriterleriyle yürütüldüğünü ifade eden Hacıince, projenin toplumsal ve ekonomik boyutuna dikkat çekti:
"Bu projeyle tam 3 bin 600 küçük aile işletmesi doğrudan desteklenecek. Üretimi tabana yayarak sektörün temelini güçlendiriyoruz. Küçük üreticinin enflasyonist baskılara karşı korunması, kırsaldaki üretimin sürekliliği için hayati önem taşıyor. Orta ve uzun vadede canlı hayvan varlığımızın bu şekilde tahkim edilmesi, et arzındaki dışa bağımlılığımızı minimize edecek stratejik bir kazanımdır."
Spekülatif Dalgalanmalara "Geri Alım Garantisi" Bariyeri
Sözleşmeli üretim modelinin sanayi ayağındaki yansımalarını ele alan Kırmızı Et Sanayicileri ve Üreticileri Birliği Derneği (ETBİR) Başkanı Ahmet Yücesan, projenin piyasa fiyatlarını regüle etme gücünün yüksek olduğunu vurguladı. 108 bin başlık hayvan kaynağının et işleme tesislerine düzenli ve sağlıklı hammadde akışı sağlayacağını belirten Yücesan, devletin koruyucu kalkanına işaret etti:
"Besicilerimizin yetiştirdiği hayvanlar, dönem sonunda önceden taahhüt edilen fiyatlar üzerinden yeniden Et ve Süt Kurumu tarafından satın alınacak. Bu durum piyasadaki suni fiyat hareketlerini ve spekülatif dalgalanmaları doğrudan frenleyecek bir güvencedir. Küçük üreticilerimiz, büyük ölçekli entegre firmaların piyasa baskısı altında ezilmeden, kendi arazilerinde güvenle üretim yapabilecek. Yaklaşık yüzde 26’lık bir maliyet avantajıyla sunulan bu modelin, genel et piyasasında en az yüzde 20 oranında fiyat dengeleyici bir etki yaratacağını öngörüyoruz."
Avrupa Standartlarında Teşvik Modeli: Fiyatlar Sabitlenecek
Projenin perakende ve esnaf boyutunu değerlendiren Türkiye Kasaplar Federasyonu Başkanı Osman Yardımcı ise yeni sistemin Avrupa’daki gelişmiş hayvancılık modelleriyle büyük benzerlikler taşıdığını ifade etti. Küçük işletmelerin ayakta kalmasının kırmızı et zincirinin en kritik halkası olduğunu söyleyen Yardımcı, sistemin işleyişine dair şu öngörülerde bulundu:
"Avrupa ülkelerinde devlet, ölçeğine göre küçük işletmelere yüzde 40 ile yüzde 80 arasında değişen oranlarda çok ciddi teşvikler sunuyor. Yeni devreye alınan bu gelir garantili model, ülkemizi de bu gelişmiş sistem standartlarına yaklaştırıyor. Bu modelin istikrarlı şekilde uygulanması durumunda, kırmızı et fiyatlarında yapısal bir sabitleme ve öngörülebilirlik sağlanacaktır. Gider kalemlerindeki artışlar da resmi enflasyon verilerine göre endekslenerek hem üreticiyi hem de tüketiciyi koruyan adil bir ekosistem inşa edilmiş olacak."