Business Ekonomi Ekonomi Dünyanın gözü Türkiye’de: Rüzgar enerjisinde küresel devrim başlıyor

Dünyanın gözü Türkiye’de: Rüzgar enerjisinde küresel devrim başlıyor

Küresel enerji krizinin gölgesinde yeşil dönüşüme hız veren Türkiye, hem rüzgar enerjisi kurulu gücündeki artışla hem de 50'ye yakın ülkeye ihraç ettiği yerli rüzgar teknolojileriyle dünyanın yeni üretim üssü haline geliyor.

Dünyanın gözü Türkiye’de: Rüzgar enerjisinde küresel devrim başlıyor
KAYNAK: (AA)

Türkiye Rüzgar Enerjisinde Küresel Üs Haline Geliyor

Dünya genelinde fosil yakıt çağının sonuna yaklaşılırken, yenilenebilir enerji yatırımları küresel jeopolitik dengeleri yeniden şekillendiriyor. Küresel Rüzgar Enerjisi Konseyi (GWEC) Üst Yöneticisi (CEO) Ben Backwell, Türkiye'nin rüzgar enerjisi sektöründe attığı stratejik adımları, devasa üretim kapasitesini ve iki kıta arasındaki kritik konumunu değerlendirdi. Backwell, Türkiye'nin sadece bölgesel bir oyuncu değil, küresel tedarik zincirinin en güvenli limanlarından biri haline geldiğini vurguladı.

Rüzgarda Agresif Büyüme: Hedef 7 Gigavat

Türkiye, elektrik şebekesine dahil ettiği yenilenebilir enerji kapasitesini her geçen yıl katlayarak artırıyor. Geçtiğimiz yıl sisteme kazandırılan 2,1 gigavatlık rüzgar enerjisi gücünün ardından, bu yılın sonu itibarıyla hedefin 2,5 gigavata çıkarılması öngörülüyor. Ancak Türkiye’nin vizyonu bu rakamlarla sınırlı değil. Uzun vadeli stratejik planlamalarda yıllık güç artışı hedefinin 7 gigavat seviyesine yükseltildiğini belirten GWEC CEO'su Ben Backwell, bu büyümenin piyasa dinamiklerini değiştireceğini ifade etti. Türkiye’nin hamlesinin sadece kapasite artışıyla sınırlı kalmadığını dile getiren Backwell, ülkenin iç ve dış pazara yönelik rüzgar enerjisi ekipmanı üretiminde de lig atladığına dikkat çekti.

Doğu ile Batı Arasında 'Yeşil Enerji Koridoru'

Asya’nın hızla büyüyen pazarı ile Avrupa’nın istikrarlı talebinin tam kesişim noktasında yer alan Türkiye, coğrafi avantajını ekonomik bir avantaja dönüştürüyor. Türk rüzgar enerjisi firmalarının bugün itibarıyla yaklaşık 40 ila 50 ülkeye yüksek teknoloji ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Backwell, şu analizi paylaştı:

"Türkiye, iki büyük bölge arasında yeşil elektrik akışı ve tedarik zinciri entegrasyonunu sağlayan benzersiz bir koridor görevi görebilecek kapasiteye sahip. Küresel tedarik zincirindeki bu ağırlık, ülkeyi küresel yenilenebilir enerji arenasının merkezine taşıyor."

COP31 Öncesi Ankara ile Dev İş Birliği

Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenecek olan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde uluslararası arenada diplomasi trafiği de hız kazandı. GWEC’in bu süreçte Türk yetkililerle yakın temas halinde olduğunu aktaran Backwell, Türk yenilenebilir enerji şirketlerini küresel yatırımcılarla bir araya getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bu kapsamda, COP31 bünyesinde kurulacak "yenilenebilir enerji merkezi" girişimi için Global Renewables Alliance ile stratejik bir ortaklık yürütüldüğü bilgisini verdi.

"Fosil Yakıt Çağının Sonuna Şahitlik Ediyoruz"

Ortadoğu'daki jeopolitik gerilimler, ABD-İsrail ve İran eksenli çatışmaların tetiklediği küresel enerji krizleri, ülkeleri fosil yakıtlara olan bağımlılıklarını gözden geçirmeye zorluyor. Mevcut dönemi dünya enerji sisteminde tarihi bir kırılma noktası olarak nitelendiren Backwell, şu kritik uyarıyı yaptı:

"Bu dönem, ileride fosil yakıt çağının resmen kapandığı süreç olarak hatırlanacak. Devletler artık fiyat dalgalanmalarından ve fosil yakıtlara bağlı jeopolitik risklerden kaçmak istiyor. Yenilenebilir enerji şu anda küresel elektrik talebindeki büyümenin aslan payını karşılıyor ve sektörün baskın gücü haline geldi."

Finansman Var, Şebeke Altyapısı Yetersiz

Enerji dönüşümünü sırtlayacak küresel sermayenin hazır olduğunu ancak paranın doğru yere yönlendirilmesi gerektiğini savunan Backwell, en büyük riskin lojistik altyapıda saklı olduğunu belirtti. Dünya genelinde elektrik şebekelerinin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması süreçlerindeki darboğazın en büyük engel olduğunu söyleyen GWEC CEO'su, doğru politikalar ve doğru yatırım çerçeveleriyle bu engelin dev bir avantaja dönüştürülebileceğini kaydetti. Enerji dönüşümünün bir sonraki evresinde sanayinin karbonsuzlaştırılması, dijitalleşme ve elektrifikasyonun hızlanması süreçlerine yenilenebilir enerjinin liderlik edeceği öngörülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız