Türkiye Cumhuriyeti’nin Müjdesi 107 Yaşında
Mondros Ateşkes Antlaşması’nın ardından Anadolu topraklarının parça parça işgale uğradığı o en karanlık günlerde, kaderin yönünü değiştirecek o sarsılmaz irade Amasya’da vücut buldu. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’da ateşlediği kurtuluş meşalesi, tam 107 yıl önce bugün yayımlanan Amasya Genelgesi ile tüm dünyaya bir milli bağımsızlık manifestosu olarak ilan edildi. Bugün, modern Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk hukuki ve siyasi temeli olarak kabul edilen bu tarihi belgenin ilanının yıl dönümü.
Mondros’un Karanlığından Amasya’nın Aydınlığına
1918 yılında imzalanan Mondros Mütarekesi, İtilaf Devletleri’nin Anadolu’da pervasızca işgal hareketlerine girişmesinin önünü açmıştı. İstanbul Hükümeti’nin basiretsizliği ve teslimiyetçi tutumu karşısında Türk halkının istikbalinin tehlikede olduğunu gören 9. Ordu Müfettişi Mustafa Kemal Paşa, kurtuluşun ancak ve ancak milletin kendi sinesinde olduğunu biliyordu. 16 Mayıs’ta İstanbul’dan ayrılan, 19 Mayıs’ta Samsun’a adım atan Büyük Önder, Havza üzerinden rotasını daha güvenli bir liman olan Amasya’ya çevirdi.
"Bütün Amasya Emrinizdedir Paşam!"
Mustafa Kemal Paşa’nın Amasya’ya gelişi, sıradan bir ziyaretin ötesinde toplumsal bir mutabakatın ilk kıvılcımıydı. Kentin girişinde Amasya Müftüsü Hacı Tevfik Efendi ve vatansever Amasya halkı tarafından büyük bir coşkuyla karşılanan Mustafa Kemal, tarihi bir duruşa şahitlik etti. Müftü Tevfik Efendi’nin, "Beldemize hoş geldiniz Paşa. Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun" sözleri, Milli Mücadele’nin halk nezdindeki meşruiyetini ve sarsılmaz desteğini daha ilk dakikadan gözler önüne serdi. Bu tarihi kabul, kurtuluşa inanan kurmay kadroya çok büyük bir moral ve güç aşıladı.
Saraydüzü Kışlası’nda Sabaha Kadar Süren Tarihi Zirve
Amasya’ya adım atar atmaz zaman kaybetmeden teşkilatlanma çalışmalarına başlayan Mustafa Kemal Paşa, 14 Haziran’da Amasya Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurdu. Ardından Saraydüzü Kışlası, Türk tarihinin en kritik askeri ve siyasi zirvelerinden birine ev sahipliği yaptı.
21 Haziran 1919 günü başlayan ve ertesi günün ilk ışıklarına kadar kesintisiz süren toplantılarda; Ali Fuat Paşa, Hüseyin Rauf Bey, Refet Bey, Kurmay Yarbay Arif Bey gibi isimler bizzat masadaydı. Erzurum’da bulunan 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir Paşa, Konya’daki Mersinli Cemal Paşa ve Edirne’deki Cafer Tayyar Bey ise telgraf hatlarının başında bu tarihi kararlara imza ve onay vererek katıldı.
Milli İradenin İlk Resmi Ayak Sesi
22 Haziran 1919 sabahı dünyaya duyurulan Amasya Genelgesi, sadece bir kurtuluş planı değil, aynı zamanda gelecekte kurulacak tam bağımsız, milli egemenliğe dayalı devletin de ilk habercisiydi. Genelgede yer alan, "Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır" ifadesi, o güne kadar monarşiyle yönetilen bir toplumda "milli iradeye" yapılan ilk resmi atıf oldu.
Uzmanlar, Amasya’nın tıpkı Ankara Savaşı’ndan sonra Osmanlı’yı yeniden ayağa kaldıran Çelebi Mehmet dönemindeki gibi bir "kuruluş" kenti olduğunu, Mustafa Kemal Paşa’nın gelişiyle de aynı zamanda "kurtuluşun" merkezine dönüştüğünü vurguluyor. İstanbul Hükümeti’nin işlevsizliğini açıkça ilan eden, Milli Mücadele’nin gerekçe, amaç ve yöntemini net bir dille ortaya koyan Amasya Genelgesi, bu nitelikleriyle Türkiye Cumhuriyeti’nin adeta ilk doğum senedi olma özelliğini taşımaya devam ediyor.