reklam
reklam
Business Ekonomi Dünya Trump’tan Şi Cinping’e beklenmeyen 'silah satışı' sorusu!

Trump’tan Şi Cinping’e beklenmeyen 'silah satışı' sorusu!

ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue, Başkan Donald Trump’ın Beyaz Saray’da ağırladığı Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’e Amerikan yapımı silah sistemlerini satın almak isteyip istemediklerini sorduğunu açıkladı.

Trump’tan Şi Cinping’e beklenmeyen 'silah satışı' sorusu!

ABD ile Çin arasındaki küresel güç dengeleri ve Tayvan üzerindeki gerilim tırmanmaya devam ederken, Beyaz Saray’daki kritik zirvenin perde arkasından ezber bozan bir detay gün yüzüne çıktı. ABD’nin Pekin Büyükelçisi David Perdue, Başkan Donald Trump’ın Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile yaptığı baş başa görüşmede, Pekin yönetimine Amerikan menşeili silahları satın alma teklifinde bulunduğunu aktardı.

Beyaz Saray Diplomasisinde Alışılmadık Temas

Büyükelçi David Perdue’nun Amerikan basınına yaptığı değerlendirmeler, Washington ile Pekin hattındaki diplomasinin alışılagelmiş kalıpların dışına çıktığını gözler önüne serdi. Trump’ın küresel ticaret anlayışını savunma sanayiine de yansıttığını belirten Perdue, ABD Başkanı’nın dünyanın dört bir yanındaki müttefik ve muhatap ülkelere silah tedariki sağladıklarını hatırlatarak, bu yaklaşımı Çin liderine de bizzat yönelttiğini ifade etti.

Görüşmenin havasını aktaran Perdue, Trump’ın Şi Cinping’e hitaben, Amerikan üretimi savunma sistemleriyle ilgilenip ilgilenmeyeceklerini açık bir dille sorduğunu dile getirdi.

Tayvan Politikasında Çizgi Değişmedi

Donald Trump’ın bu beklenmedik sorusuna rağmen Washington yönetiminin bölgedeki jeopolitik dengelere yaklaşımında temel bir eksen kayması yaşanmadığı vurgulanıyor. Büyükelçi Perdue, diyalog ne yönde gelişirse gelişsin ABD’nin Tayvan konusundaki stratejik duruşunda herhangi bir esneme veya değişiklik olmadığının altını çizdi.

Çin kanadı ise Beyaz Saray’daki temaslarda kırmızı çizgilerini bir kez daha net ifadelerle çizdi. Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan bilgilendirmede; Şi Cinping’in Tayvan meselesini doğrudan ülkesinin egemenliği, toprak bütünlüğü ve ulusal birliğiyle ilişkilendirdiği belirtildi. Şi’nin, Washington yönetimine “Tek Çin” ilkesine sadık kalma ve Tayvan’ın bağımsızlığını desteklememe çağrısında bulunduğu aktarıldı.

Pasifik’te Güç Dengesi ve Derinleşen Anlaşmazlık

1949 yılından bu yana fiili bağımsızlığa sahip olan Tayvan, Pekin tarafından kendi toprak parçası olarak görülüyor. Pekin yönetimi, adamızın uluslararası alanda temsil edilmesine kararlılıkla karşı çıkarken, adanın anakara ile birleşmesi sürecinde gerekirse askeri güç kullanmaktan çekinmeyeceğini sıklıkla yineliyor.

Son dönemde Pasifik’teki askeri varlığını ve ada etrafındaki tatbikatlarını artıran Çin’e karşı, Tayvan da savunma bütçesini rekor seviyelere çıkararak ABD’den tedarik ettiği modern silah sistemleriyle caydırıcılık kapasitesini artırmayı sürdürüyor. Trump’ın Pekin’e yönelik hamlesinin, bu hassas dengelerin ortasında nasıl bir yankı uyandıracağı ise uluslararası diplomasi çevrelerince yakından takip ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız