Küresel siyasette gözler bir kez daha ABD Başkenti Washington’a çevrildi. Washington basınına sızan son iddialara göre ABD Başkanı Donald Trump, kurmaylarıyla kapalı kapılar ardında gerçekleştirdiği kritik zirvelerde İran’a yönelik askeri operasyonları ve süregelen savaşı resmen sona erdirme seçeneğini masaya yatırdı. Beyaz Saray yönetimi, askeri yöntemlerin ötesinde devreye sokulan sert finansal baskıların Tahran yönetimi üzerinde daha kalıcı bir sonuç vereceğine inanıyor.
Askeri Çatışma Yerine Finansal Çöküş
Wall Street Journal’ın (WSJ) üst düzey hükümet yetkililerine dayandırdığı haberine göre Trump, kıdemli danışmanlarıyla "İran Savaşı’nın bittiğini ilan edip etmeme" ihtimalini tartıştı. ABD Başkanının bu adımı atmaya sıcak baktığı belirtilirken, arkasındaki temel gerekçenin ise askeri operasyonlardan ziyade sürdürülen yoğun ekonomik ablukanın gücü olduğu vurgulanıyor.
Trump yönetimi, Tahran’ın nükleer programını tamamen rafa kaldırması ya da ağır mali yük altında kalarak içsel bir çöküş yaşaması için askeri hamleler yerine ikincil yaptırımların daha etkili bir koz haline geldiği kanaatinde.
Pentagon ve Beyaz Saray Arasında Çelişkili Sinyaller
Beyaz Saray kulislerinde "savaşın sonu" senaryoları konuşulurken, ABD Savunma Bakanlığının (Pentagon) sahadaki adımları ise tamamen farklı bir tabloya işaret ediyor.
Pentagon’un, Ortadoğu’da konuşlandırılan askeri birliklerin ve savunma unsurlarının bölgedeki kalış sürelerini uzattığı öne sürüldü. Raporda, kapalı kapılar arkasındaki barış söylemlerine karşın ordunun çatışmaların gelecek yıla da sarkabileceği ihtimaline göre hazırlık yaptığı belirtiliyor.
"Ekonomik Dışlama" Plânı
Sürecin finansal ayağında ise ABD Hazine Bakanlığı agresif bir tutum sergilemeye devam ediyor. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Ağustos ayının son haftasında yaptığı açıklamada, İran’ın mali kaynaklarını kurutmaya yönelik kapsamlı bir "ekonomik dışlama" operasyonunun başlatıldığını duyurmuştu.
Yeni finansal kıskaç; yalnızca Tahran’ı değil, İran ile ticari ve finansal ilişkilerini sürdürmekte ısrar eden üçüncü ülkeleri de doğrudan "ikincil yaptırım" tehdidiyle karşı karşıya bırakıyor. Washington yönetimi, bu amansız baskı çemberinin Tahran’ı masaya geri dönmeye ya da geri adım atmaya zorlayacak ana unsur olduğunu değerlendiriyor.