Business Ekonomi Dünya New York'ta küresel çifte standart: Biri savaş suçlusu, diğerine vize yok!

New York'ta küresel çifte standart: Biri savaş suçlusu, diğerine vize yok!

Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin (UCM) tutuklama kararına rağmen İsrail Başbakanı Netanyahu BM Genel Kurulu'nda kürsüye çıkmaya hazırlanırken, ABD yönetimi Filistin Devlet Başkanı Abbas'a vize vermeyerek uluslararası hukuku bir kez daha çiğnedi.

New York'ta küresel çifte standart: Biri savaş suçlusu, diğerine vize yok!

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu, uluslararası hukukun ve küresel adaletin sorgulandığı tarihi bir çelişkiye sahne olmaya hazırlanıyor. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından Gazze'deki insanlık dışı saldırılar ve savaş suçları nedeniyle hakkında tutuklama emri çıkarılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu New York'a gitmeye hazırlanırken, saldırıların hedefindeki Filistin'in Devlet Başkanı Mahmud Abbas ise ABD'nin vize engeline takıldı.

Washington yönetimi, BM Merkez Anlaşması'ndan doğan uluslararası yükümlülüklerini hiçe sayarak Mahmud Abbas ve beraberindeki heyete bu yıl da seyahat izni vermedi. Yaşanan kriz nedeniyle Filistin lideri Abbas'ın, BM Genel Kurulu'na üst üste ikinci kez yalnızca video konferans yöntemiyle katılması bekleniyor.

ABD Uluslararası Anlaşmaları İhlal Ediyor

1947 tarihli BM Merkez Anlaşması uyarınca, ev sahibi ülke konumundaki ABD’nin BM toplantılarına katılacak üye ve gözlemci ülke temsilcilerinin New York’a girişini engelleme yetkisi bulunmuyor. Ancak Washington, geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü lideri Yasir Arafat döneminde uyguladığı baskı politikasını günümüzde de sürdürerek diplomasi kanallarını tıkamaya devam ediyor.

İşgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı yerleşimci şiddeti ve askeri baskı tırmanırken, ABD'nin uyguladığı bu ambargo, Filistin halkının sesinin uluslararası alanda doğrudan duyurulmasını engellemeyi amaçlıyor.

UCM Şüphelisine Diplomatik Zırh

UCM Başsavcılığı'nın açlığı bir savaş yöntemi olarak kullanmak ve sivilleri kasten hedef almak suçlamalarıyla 21 Kasım 2024'te Netanyahu ve dönemin Savunma Bakanı Yoav Gallant hakkında çıkardığı tutuklama emri, Roma Statüsü'ne taraf 120'den fazla ülke için bağlayıcı nitelikte. Fakat BM Genel Merkezi'nin ev sahibi olan ve UCM'ye taraf olmayan ABD, uluslararası adaletin aradığı bir ismi New York'ta ağırlamakta tereddüt etmiyor.

Türkiye başta olmak üzere birçok ülkenin ve uluslararası sivil toplum kuruluşunun yakalama taleplerine rağmen Netanyahu, Batılı ülkelerin hava sahalarını ve sağladıkları güvenceleri kullanarak diplomatik seyahatlerine devam ediyor.

Salonda Diplomatik Boykot, Sokakta Protesto Bekleniyor

Geçtiğimiz yıl gerçekleşen Genel Kurul görüşmelerinde Netanyahu kürsüye çıktığı sırada onlarca ülke temsilcisi salonu terk etmiş, New York sokakları ise kitlesel gösterilere sahne olmuştu. Bu yılki zirvede de benzer şekilde geniş kapsamlı bir diplomatik protesto ve Times Meydanı merkezli eylemlerin gerçekleşmesi öngörülüyor.

Öte yandan, New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani'nin Netanyahu'yu "Lahey'de yargılanması gereken bir savaş suçlusu" olarak nitelemesinin ardından, İsrail Başbakanı’nın uçağının New York yerine New Jersey'deki Newark Havalimanı’na ineceği bildirildi.

Batı’nın Söylem ve Eylem Çelişkisi

Ukrayna savaşı sürecinde Rusya lideri Vladimir Putin hakkındaki UCM kararını desteklemek için tüm diplomatik ve istihbarat kanallarını seferber eden Batılı başkentler, konu Netanyahu olduğunda kararları görmezden gelmekle eleştiriliyor. New York'ta beliren bu tablo, Batı dünyasının her fırsatta dile getirdiği "kurallara dayalı uluslararası düzen" söyleminin inandırıcılığını bir kez daha derinden sarsıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız