Business Ekonomi Dünya İtalyan askerinin Tunus’a gönderilmesi egemenlik tartışması başlattı

İtalyan askerinin Tunus’a gönderilmesi egemenlik tartışması başlattı

Avrupa Birliği'nin düzensiz göçü Kuzey Afrika kıyılarında durdurma planı kapsamında İtalya'nın Tunus’a güvenlik personeli gönderme kararı alması, ülkede "egemenlik ihlali" ve "şeffaflık" tartışmalarını alevlendirdi.

İtalyan askerinin Tunus’a gönderilmesi egemenlik tartışması başlattı
KAYNAK: (AA)

Akdeniz'de Egemenlik Krizi

Avrupa Birliği’nin (AB) düzensiz göç dalgasını Akdeniz’in güney kıyılarında hapsetme stratejisi, Kuzey Afrika’da ciddi bir egemenlik krizine yol açtı. İtalya Temsilciler Meclisi’nin, Tunus sahil güvenlik ekiplerine destek ve eğitim vermek amacıyla mali polis teşkilatına bağlı 22 güvenlik personelini ve askeri teçhizatı bu ülkeye göndermeyi onaylaması, Tunus kamuoyunda ve siyasetinde sert tepkiyle karşılandı. Roma'nın tek taraflı olarak değerlendirilen bu adımı, Tunus’un bağımsızlığı ve sınır güvenliği üzerindeki demokratik denetimi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.

Kapasite Geliştirme mi, Sınır Dışsallaştırma mı?

Haziran ayı başında İtalya parlamentosundan geçen resmi belgelere göre; gönderilecek İtalyan personel kara araçları ve lojistik ekipmanlarla Tunus sahasında konuşlanacak. Görevin resmi amacı "Tunus Sahil Güvenlik birimlerinin sınır gözetim kapasitesini artırmak, eğitim vermek ve insan kaçakçılığıyla mücadeleye destek sağlamak" olarak açıklandı.

Ancak bu adım, AB ile Tunus arasında 16 Temmuz 2023’te imzalanan ve dönemin liderleri Ursula von der Leyen, Giorgia Meloni ve Mark Rutte’nin mimarı olduğu "stratejik ortaklık mutabakatı" çerçevesindeki milyar avroluk fonların sahadaki yansıması olarak görülüyor. Hatırlanacağı üzere Avrupa Komisyonu, düzensiz göçle mücadele ve sınır yönetimi için Tunus’a 127 milyon avroluk bir destek paketi ayırmıştı. Ne var ki, bu yardımların arkasındaki askeri ve lojistik şartlar Tunus halkından gizlendiği gerekçesiyle eleştiriliyordu.

"Avrupa, Güvenlik Yaklaşımını Egemenlik Alanımıza Yayıyor"

Gelişmeleri değerlendiren eski Tunus milletvekili ve göç aktivisti Mecdi el-Kerbai, durumun basit bir teknik iş birliğinin çok ötesine geçtiğini vurguladı. Kerbai, Avrupa’nın göç politikalarında radikal bir dönüşüm yaşandığına dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

"Avrupa, düzensiz göçle mücadele bahanesiyle sınır yönetimini açıkça dışsallaştırıyor. Kendi sınır kontrol görevlerini transit ülkelerin üzerine yıkarak, Tunus gibi ülkeleri Avrupa göç politikalarının sahadaki uygulama alanlarına ve karakollarına dönüştürüyor. Bu hamle, Avrupa'nın güvenlik anlayışının Tunus'un egemenlik alanına doğru kaygı verici bir genişlemesidir."

Kerbai ayrıca, bu tür kritik güvenlik kararlarının hiçbir parlamenter denetime tabi tutulmadan ve kamuoyu aydınlatılmadan hayata geçirilmesinin demokratik denetimi imkansız kıldığını belirtti.

"Avrupa’nın Sınır Gardiyanı Olmayacağız"

Tunus İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Mustafa Abdulkebir ise İtalya ve AB ile yürütülen mutabakatların arka planındaki şeffaflık eksikliğine vurgu yaptı. Anlaşma metninin Tunus hava sahası, kara suları ve topraklarının yabancı güçlerce kullanılmasına kapı aralamasından endişe duyduklarını belirten Abdulkebir, İtalyan personelinin Tunus topraklarında ortak operasyon yürütmesinin kabul edilemez olduğunu söyledi:

"Biz Avrupa'nın sınırlarını kendi sınırlarımızdan koruyan bir ülkeye dönüşmek istemiyoruz. Tunus, göçün düzenli ve güvenli kanallara aktarılması yönündeki uluslararası iş birliklerine karşı değildir. Ancak gerekçesi ne olursa olsun, kara sularımızda veya topraklarımızda yabancı askeri-güvenlik unsurlarının varlığını kesin bir dille reddediyoruz."

Tunus’tan İtalya’ya Hukuki Rest: "Tek Taraflı Karar Bizi Bağlamaz"

Cumhurbaşkanı Kays Said’e yakın siyasi figürlerden El Misar Partisi Genel Sekreteri Mahmud bin Mebruk ise İtalya parlamentosunun aldığı bu kararın uluslararası hukuk açısından Tunus için hiçbir bağlayıcılığı bulunmadığını savundu.

Bin Mebruk, İtalya’nın kendi sınırlarını koruma arayışını anlayışla karşılasalar da bunun yönteminin başka bir ülkenin egemenliğini çiğnemek olamayacağını belirterek, "Tunus bağımsız ve egemen bir devlettir; hiçbir yabancı müdahaleyi ya da emri kabul etmez. İtalya parlamentosu, ucu Tunus topraklarına dokunan bir konuda tek taraflı karar alamaz. İki ülke arasında anlaşmalar olsa bile, yabancı bir personelin buraya ayak basması için Tunus makamlarının resmi onayı, diplomatik kanalların işletilmesi ve ulusal prosedürlerin tamamlanması şarttır. Bu yapılmadan alınan kararlar uluslararası teamüllere tamamen aykırıdır." dedi.

Resmi verilere göre yalnızca El Amare ve Cinyane bölgelerinde 20 binden fazla düzensiz göçmene ev sahipliği yapan Tunus'ta, hükümetin İtalya’nın bu hamlesine karşı nasıl bir resmi diplomatik pozisyon alacağı ise Akdeniz’deki dengeler açısından kritik bir merak konusu olmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız