AP VEKİLLERİNDEN AB’YE "TİCARETİ KESİN" ÇAĞRISI
Avrupa Birliği (AB) dış politikasının şekillendiği Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu, Orta Doğu’daki gelişmelerin ele alındığı oturumda tarihi bir hesaplaşmaya sahne oldu. "ABD ve İran Mutabakatı Sonrası Orta Doğu'da Barış ve İstikrar Çabalarında AB’nin Rolü" gündemiyle toplanan genel kurulda, Brüksel'in İsrail’e yönelik pasif tutumu ve işgal altındaki topraklardan yapılan ithalat sert dille eleştirildi.
AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas’ın da hazır bulunduğu oturumda söz alan milletvekilleri, Avrupa’nın yasa dışı yerleşim birimleriyle ticari ilişkilerini sürdürmesini "suça ortaklık" ve "utanç kaynağı" olarak nitelendirdi.
"Bu Suçları Önleyemediğimiz İçin Utanıyorum"
Oturumda en sert tepkilerden biri, Avrupa’yı Yenile (Renew Europe) grubunun Belçikalı üyesi Hilde Vautmans’tan geldi. Batı Şeria’da İsrail güçlerinin hedefi olan korumasız bir aileyi ve hayatını kaybeden 7 aylık bebeği hatırlatan Vautmans, salonda duygusal ve sarsıcı bir konuşma yaptı.
İsrail’in bölgede yarattığı cezasızlık zırhına dikkat çeken Belçikalı parlamenter, "Burada durup size Avrupa ile gurur duyduğumu söyleyebilmeyi isterdim ama değilim. Bir milletvekili olarak bu insanlık suçlarını önleyemediğimiz ve cezalandıramadığımız için utanıyorum" ifadelerini kullandı. Vautmans, AB’nin bu utanç sarmalından kurtulması için gasbedilen Filistin topraklarında kurulan yerleşim yerleriyle yapılan tüm ticari faaliyetlerin derhal yasaklanması gerektiğini vurguladı.
"Avrupa Acı Verici Şekilde Bölünmüş Durumda"
Yeşiller grubu adına söz alan Alman milletvekili Hannah Neumann ise Orta Doğu’da tırmanan şiddetin faturasını sivillerin ödediğini belirterek AB’nin bölünmüş yapısını eleştirdi. Gazze’de kalıcı bir ateşkesin sağlanamadığını, Beyrut’un bombalandığını ve Batı Şeria’daki radikal yerleşimcilerin iki devletli çözüm umutlarını tamamen yok ettiğini savunan Neumann, kendi ülkesi Almanya'ya da isim vermeden göndermede bulundu.
Almanya’nın yaptırım kararlarını bloke etmemesi gerektiğini ima eden Neumann, İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e acil yaptırım uygulanmasını ve işgal altındaki topraklardan gelen malların Avrupa pazarından tamamen menedilmesini istedi.
"Uluslararası Mahkeme Kararı Var, Ticaret Komiseri Nerede?"
Sol grup temsilcisi İrlandalı parlamenter Lynn Boylan ise AB Komisyonu’nun yaklaşık 10 yıldır süregelen ihlallere göz yumduğunu iddia etti. Gazze’deki katliamlara, Batı Şeria’nın adım adım ilhak edilmesine ve kurumsallaşan apartheid politikalarına karşı Brüksel’in eylemsizliğini eleştiren Boylan, ticaret ambargosunun hukuki zeminine dikkat çekti:
"Uluslararası Adalet Divanı, bu yerleşim yerleriyle ticaret yapmanın yasa dışı olduğunu açıkça onayladı. AB Komisyonunun Ticaretten Sorumlu Üyesi Maros Sefcovic nerede? Şimdi onun buraya gelip görevini yapma ve bu hukuk dışı ticareti tamamen durdurma vaktidir."
Avrupa Pazarına Sızan İşgal Ürünleri
AP koridorlarında bu tartışmalar yükselirken, AB’nin yasa dışı yerleşim birimleriyle olan ekonomik bağına dair çarpıcı veriler de gün yüzüne çıkıyor. Küresel hukuk örgütü Global Echo Litigation Center tarafından hazırlanan son rapor, Avrupa’nın bu ticaretteki rolünü gözler önüne serdi.
Rapora göre, 2017-2026 yıllarını kapsayan dönemde Avrupa’ya gönderilen ve İsrail menşeli olarak beyan edilen tarım ürünü sevkiyatlarının yüzde 17,2’sinin doğrudan Filistinlilerin ellerinden alınan topraklarda üretildiği tespit edildi.
Resmi olarak bu yerleşimleri yasa dışı kabul eden ve iki devletli çözüme zarar verdiğini savunan AB yönetimi ise somut adım atma konusunda ayak diriyor. Komisyon yetkilileri, ticari bir kısıtlama için 27 üye ülkenin oy birliğinin şart olduğunu ileri sürerken, parlamento çatısı altındaki hukukçular ve vekiller bu kararın nitelikli çoğunluk oyuyla da alınabileceğini belirterek Brüksel üzerindeki baskıyı artırmaya devam ediyor.