Sokaklar Savaş Alanına Döndü, Polis Ses Bombalarıyla Müdahale Etti
İsrail’de Ultra Ortodoks Yahudi (Haredi) cemaatinin zorunlu askerlik yükümlülüğüne ve orduya katılmayı reddedenlerin gözaltına alınmasına yönelik tepkisi topyekun bir başkaldırıya dönüştü. Başta Batı Kudüs olmak üzere ülkenin dört bir yanında eş zamanlı olarak sokaklara dökülen binlerce Haredi, hayatı durma noktasına getirdi. Göstericilerin sert eylemleri karşısında İsrail güvenlik güçleri atlı polisler ve ses bombalarıyla müdahalede bulundu.
Kudüs’te Ulaşım Felç: Öfkeli Kalabalık Yolları Kapattı
Gerilimin zirve noktası, Batı Kudüs’ün en kritik lojistik hatlarından biri olan Hamitarim Köprüsü oldu. Dün Beyt Şemeş kentinde yaşanan gözaltı dalgasını protesto etmek amacıyla stratejik kavşakları ve ana arterleri işgal eden Haredi protestocular, barikatlar kurarak trafiği tamamen kilitledi.
Eylemler sırasında cemaat üyelerinin arasında kalan bir İsrail askerini kurtarmak için polis operasyon düzenlemek zorunda kaldı. Çıkan arbedede emniyet güçleri ses bombalarıyla kalabalığı dağıtmaya çalışırken, atlı polis birlikleri de yolları açmak için sert müdahalelerde bulundu. Israel Hayom gazetesinin aktardığı ilk bilgilere göre, Kudüs’teki çatışmalarda 2 polis hafif şekilde yaralandı.

"Ölürüz de Orduya Katılmayız": İsyan Ülke Geneline Yayılıyor
İsrail devlet televizyonu KAN’ın geçtiği verilere göre, kaos sadece Kudüs ile sınırlı kalmadı. Ülkenin kuzeyinden güneyine kadar çok sayıda kent Haredi eylemleriyle çalkalandı. Kuzeydeki Safed, güneydeki Netivot ve muhafazakar nüfusun yoğun olduğu orta kesimdeki Bnei Brak şehirleri kitlesel protestolara sahne oldu. Özellikle Bnei Brak’taki eylemlerde radikal gruplar, ana yolların yanı sıra demiryolu hatlarını da barikatlarla kapatarak ulaşım ağını sabote etti.
Sokakları inleten Harediler, orduya entegrasyon politikasını sert bir dille reddederek, "Ülkeyi durduracağız", "Bu sadece başlangıç" ve "Ölürüz de askere gitmeyiz" şeklinde meydan okuyan sloganlar attı.
Karakol Baskını Sonrası Geri Adım: Şüpheliler Serbest Bırakıldı
Olayların fitili, dün Beit Şemeş kentinde bir Haredi gencin "asker kaçağı" olduğu gerekçesiyle tutuklanmasıyla ateşlenmişti. Bu duruma öfkelenen yüzlerce Haredi, bölgedeki polis merkezini basarak binayı tahrip etmeye çalışmıştı. Polisin ses bombaları ve göz yaşartıcı gaz kullanarak bastırabildiği bu baskının ardından bugün flaş bir gelişme yaşandı. Karakola saldırı düzenlediği gerekçesiyle gözaltına alınan 8 Haredi, adli makamlarca "yeterli delil bulunamadığı" gerekçesiyle serbest bırakıldı.

Netanyahu Hükümetini Devirebilecek Kriz: Yüksek Mahkeme’nin Tarihi Kararı
İsrail'i içsel bir kaosa sürükleyen bu sürecin temelinde, yargı ile dini cemaatler arasındaki derin fikir ayrılığı yatıyor. İsrail Yüksek Mahkemesi, 25 Haziran 2024'te aldığı tarihi bir kararla, normal şartlarda her vatandaşın zorunlu askerlik yaptığı ülkede, Haredilerin bu yükümlülükten muaf tutulmasının hiçbir yasal dayanağı olmadığına hükmetmişti.
Bu karar, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun koalisyon hükümetinde yer alan ve kritik bir denge unsuru olan Haredi partilerini ayağa kaldırdı. Hükümet ortakları, Ultra Ortodokslara yeniden yasal muafiyet tanıyacak yeni bir yasa tasarısı için Netanyahu üzerindeki baskıyı her geçen gün artırıyor. Ancak taraflar arasında bir uzlaşı sağlanamaması, İsrail yönetimini ciddi bir siyasi krizin ve hükümetin düşme riskinin eşiğine getirmiş durumda.