İsrail’in Ezanı Susturma Hamlesine Mescid-i Aksa’dan Sert Yanıt
İsrail yönetiminin, Kudüs ve 1948 topraklarındaki camilerde ezan sesini kısıtlamaya yönelik yasa tasarısını gündeme getirmesi, İslam dünyasında büyük bir infiale yol açtı. Kudüs İslam Yüksek Heyeti Genel Kurulu Başkanı ve Mescid-i Aksa Hatibi Şeyh İkrime Sabri, işgal makamlarının inanç özgürlüğünü doğrudan hedef alan bu sinsi girişimine karşı çok sert bir uyarı yayınladı. Sabri, ezanın yalnızca bir ses değil, İslam’ın en köklü şiarı ve ibadet biçimi olduğunu hatırlatarak, işgal yönetiminin bu alana müdahale etmeye hiçbir hukuki ve siyasi hakkı bulunmadığını ilan etti.
"İşgal Yönetiminin Statüyü Değiştirme Yetkisi Yoktur"
Yazılı bir açıklama yaparak tehlikenin boyutlarına dikkat çeken Şeyh İkrime Sabri, İsrail’in geçmişte de benzer yasaklama hamlelerinde bulunduğunu ancak her defasında Müslümanların iradesine çarparak başarısız olduğunu hatırlattı. Mevcut yasa tasarısının uluslararası hukuku açıkça çiğnediğini belirten Sabri, şu ifadeleri kullandı:
"Siyasi ve uluslararası hukuk kuralları net bir şekilde ortaya koymaktadır ki; işgalci bir gücün, işgal altında tuttuğu topraklardaki mevcut statüyü ve tarihi dokuyu değiştirme hakkı kesinlikle yoktur. İşgal makamları, bölgenin asil tarihinden ve köklü yasalarından üstün kararlar alamaz, yeni yasalar dayatamaz. Ezanı engelleme çabası, evrensel ibadet özgürlüğü ilkeleriyle doğrudan çelişen bir hak ihlalidir."
14 Asırlık Miras Tehdit Altında
Kudüs’ün İslami kimliğine vurgu yapan Mescid-i Aksa Hatibi, Kudüs semalarında ilk ezanın miladi 636 yılında, Halife Ömer bin Hattab döneminde Peygamber Efendimiz’in müezzini Bilal-i Habeşi tarafından okunduğunu anımsattı. İslam medeniyetinin asırlar boyunca diğer semavi dinlerin ritüellerine ve ibadet alanlarına büyük bir saygıyla yaklaştığının altını çizen Sabri, İsrail'in ise bu hoşgörü iklimini tamamen ortadan kaldırmaya çalıştığını ifade etti.
"Asıl Gürültü Savaş Araçlarınızdan Çıkıyor"
İsrail tarafının ezan sesini "çevre kirliliği" ve "gürültü" olarak nitelendiren skandal argümanlarına da adeta tokat gibi bir yanıt veren Şeyh Sabri, işgalin yarattığı tahribata dikkat çekti. Sabri, "Ezanı gürültü olarak görenler dönüp kendi yarattıkları yıkıma baksınlar. Bu topraklardaki asıl gürültü ve patırtı; sivillerin üzerine bomba yağdıran savaş uçaklarından, sokakları yıkan buldozerlerden, tanklardan ve askeri araçlardan gelmektedir. Eğer kutsal ezan sesinden rahatsız olan birileri varsa, çözümü ezanı kısmakta değil, bu topraklardan çekip gitmekte aramalıdır" sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Yasa Tasarısı Neleri İçeriyor?
Kudüs'te tansiyonu tırmandıran bu gerilimin arkasında, İsrail hükümetinin aşırı sağcı kanadı yer alıyor. Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir liderliğindeki "Yahudi Gücü" partisi tarafından hazırlanan ve Bakanlar Yasama Komitesi tarafından onaylanan tasarı, camilere yönelik çok ağır yaptırımlar öngörüyor:
Ruhsat Şartı: Camilerde resmi izin alınmadan hiçbir ses sisteminin kurulmasına ya da çalıştırılmasına izin verilmeyecek.
Mesafe ve Desibel Sınırı: Ruhsatlandırma sürecinde ezanın ses seviyesi ve caminin Yahudi yerleşim birimlerine olan yakınlığı kriter olarak kabul edilecek.
Polis Müdahalesi ve El Koyma: Kurallara uyulmadığı iddiasıyla İsrail polisi ezanın derhal susturulmasını talep edebilecek; ihlalin devamı durumunda ise hoparlörlere el koyup yüksek para cezaları kesebilecek.
İbadet özgürlüğünü fiilen ortadan kaldırmayı amaçlayan bu tehlikeli yasa tasarısının yasallaşması için İsrail Meclisi (Knesset) tarafından onaylanması gerekiyor. Henüz oylama tarihi netleşmemiş olsa da, tasarının yasalaşma ihtimali bölgedeki dini ve siyasi kırılma hatlarını her an harekete geçirebilecek bir pimi çekilmiş bomba olarak değerlendiriliyor.