Yapay Zeka Devrimi Rekor Getirdi
Küresel finans piyasaları, bir yanda teknoloji dünyasındaki yapay zeka çılgınlığının tetiklediği tarihi yükseliş trendini, diğer yanda ise jeopolitik risklerin oluşturduğu baskıyı aynı anda göğüslüyor. ABD ile İran arasındaki diplomatik mekik diplomasisine dair belirsizlikler sürerken, teknoloji hisselerinin sürüklediği ralli küresel endekslerde rekorların kırılmasını sağladı. Ancak Orta Doğu’daki askeri ve diplomatik hareketlilik, bu iyimserliğin tam anlamıyla fiyatlanmasını zorlaştırarak piyasalarda karmaşık bir seyri beraberinde getiriyor.
Diplomatik Savaş ve Hürmüz Boğazı Belirsizliği
Washington ve Tahran hattında yürütülen perde arkası müzakereler küresel risk iştahını doğrudan etkiliyor. İran'ın, İsrail'in Lübnan’daki askeri adımlarını gerekçe göstererek ABD ile doğrudan mesaj trafiğini askıya aldığını duyurması tansiyonu yükseltti. Buna karşılık ABD Başkanı Donald Trump’ın, İsrail ve Hizbullah arasında bir uzlaşı sağlandığını ve İran ile olan müzakerelerin yüksek tempoda sürdüğünü belirtmesi piyasalardaki kaygıları bir nebze olsun dindirdi. Ekonomistler, Hürmüz Boğazı'ndaki lojistik ve stratejik düğüm çözülmediği müddetçe, enerji fiyatlarının küresel enflasyon ve merkez bankalarının faiz politikaları üzerinde en belirleyici dinamik olmaya devam edeceğini vurguluyor.
Enerji ve Emtia Piyasalarında Fiyat Dalgalanmaları
Orta Doğu’dan gelen karmaşık sinyaller, emtia piyasalarında sert hareketlere yol açtı. Barış anlaşmasına dair umutların zayıflamasıyla hızla yükselerek 95 dolara dayanan Brent petrolün varil fiyatı, tarafların masada kalmaya devam ettiği yönündeki beyanatlarla yeniden 93,7 dolar seviyelerine çekildi. Öte yandan jeopolitik risklerin canlı kalması, güvenli liman arayışındaki sermayeyi altına yönlendirdi. ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin yüzde 4,44’e, dolar endeksinin ise 99,2 seviyesine gerilemesinden güç bulan ons altın, yüzde 0,7’lik bir ivmeyle 4 bin 517 dolar seviyesini görerek tarihi performanslarından birine imza attı.
Wall Street Yapay Zeka Çipleriyle Şahlandı
Jeopolitik gölgelere rağmen New York borsasında teknoloji devlerinin öncülük ettiği tarihi bir iyimserlik hakim. Nvidia’nın Microsoft ortaklığıyla geliştirdiği ve yapay zeka uygulamalarını buluta ihtiyaç duymadan doğrudan yerel bilgisayarlarda çalıştırabilen "RTX Spark" çipini görücüye çıkarması teknoloji dünyasında doping etkisi yarattı. Bu duyurunun ardından Nvidia hisseleri yüzde 6,3 oranında değer kazandı. Bir diğer teknoloji devi Alphabet ise yapay zeka altyapı yatırımlarına kaynak yaratmak üzere 80 milyar dolarlık devasa bir hisse senedi ihracı gerçekleştireceğini açıkladı.
Bu dev adımların ardından Dow Jones endeksi 51.161,10 puana, S&P 500 endeksi 7.617,66 puana ve Nasdaq endeksi 27.190,21 puana ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyelerini kaydetti. ABD imalat sanayi PMI verisinin 54 ile son yılların zirvesine çıkması da bu yükselişi desteklese de analistler, şirketlerin tedarik zinciri korkusuyla siparişlerini öne çekmiş olabileceğine dikkat çekiyor.
Avrupa ve Asya’da Kırılgan Seyir: Savunma Hisseleri Düşüşte
Avrupa borsalarında ise New York’taki iyimser havadan ziyade temkinli ve negatif bir atmosfer öne çıktı. Hürmüz Boğazı'nın geleceğine dair net bir tablonun oluşmaması ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yaz aylarında şahin politikalara yönelebileceği beklentisi endeksleri baskıladı. İngiltere ve Almanya’da imalat sanayi verileri beklentileri aşsa da bu durumun lojistik aksama korkusundan kaynaklandığı düşünülüyor. Özellikle savunma sanayisinde yaşanan kâr satışları dikkat çekti; tank şanzımanı üreticisi Renk yüzde 8, savunma devi Rheinmetall ise yüzde 6’nın üzerinde değer kaybetti. DAX, FTSE 100 ve CAC 40 endeksleri günü kayıpla kapattı.
Asya tarafında ise yüksek enflasyon verileri piyasaların odağındaydı. Güney Kore’de yıllık enflasyonun yüzde 3,1’e fırlaması faiz artırım beklentilerini güçlendirerek Kospi endeksini yüzde 1,4 aşağı çekti. Japonya’da ise yen paritesine yönelik olası müdahale beklentileriyle Nikkei endeksi yüzde 1 değer kaybetti.
Türkiye Ekonomisinde Kesintisiz Büyüme Geleneği
Küresel piyasalardaki bu fırtınalı ortama karşılık yurt içi piyasalar pozitif verilerle moral buldu. Türkiye ekonomisi, 2026 yılının ilk çeyreğinde yüzde 2,5 oranında bir büyüme performansı ortaya koyarak üst üste 23 çeyrektir büyüme serisini bozmadı ve istikrarını kanıtladı.
Bu olumlu makroekonomik veriyle birlikte Borsa İstanbul’da alıcılı bir seyir izlendi ve BIST 100 endeksi günü yüzde 0,30 primle 13.703,96 puandan tamamladı. Bankalararası piyasada Dolar/TL kuru 45,93 seviyelerinden güne başlarken, analistler küresel piyasalarda gözlerin Euro Bölgesi enflasyon verileri ile ABD JOLTS açık iş sayısı istatistiklerinde olacağını belirtiyor. Yurt içi endeks için teknik açıdan 13.800 ve 13.900 seviyeleri direnç; 13.600 ve 13.500 puanlar ise kritik destek hatları olarak izleniyor.