İsrail ile Lübnan arasında yürürlükte olan ateşkes kararı ve taraflar arasında varılan çerçeve anlaşmasına rağmen sahada silahlar susmuyor. İsrail ordusu, Lübnan’ın güney hatlarında yer alan çok sayıda beldeye yönelik kapsamlı hava saldırıları, topçu bombardımanları ve otomatik silah taramaları gerçekleştirdi. Başkent Beyrut semalarında ise insansız hava araçlarının (İHA) keşif uçuşları sürerken, sınır hattında gerilim yeniden tırmanışa geçti.
Güney Hattında Şiddetli Patlamalar ve Keşif Uçuşları
Yerel kaynaklardan elde edilen bilgilere göre İsrail askeri unsurları, Lübnan'ın güney bölgelerinde operasyonel baskısını artırdı. Başkent Beyrut'un güneyindeki Dahiye mahallesi üzerinde İsrail İHA'larının taciz uçuşları kayda geçerken, güney vilayeti Nebatiye’ye bağlı Bint Cubeyl ilçesi sınırlarındaki Kafra, Beyt Yahun ve Şakra beldeleri kırsalları hedef alındı. İsrail ordusunun söz konusu noktalarda gerçekleştirdiği operasyonlar esnasında bölgede şiddetli patlama sesleri yankılandı.
Sivil Altyapı ve Enerji Tesisleri Hedef Alındı
İsrail topçu birlikleri Doğu Zevter ile Meyfdun beldeleri arasındaki koridoru ve stratejik Saluki Vadisi’ni yoğun ateş altına aldı. Beraşit ve Beyt Yahun beldeleri ise otomatik silahlarla hedef gözetmeksizin tarandı. Gece saatlerinde Beraşit’te büyük bir patlama meydana gelirken, Nebatiye bölgesinde yer alan bir restoran çevresi ile Meyfdun’daki kritik bir enerji tesisi vuruldu. Topçu atışlarının hedefi olan güneş panelleri sahasında çıkan yangın, sivil altyapıya verilen zararı gözler önüne serdi.
Deniz kıyısındaki Sur ilçesine bağlı Mansuri beldesi ise önce savaş uçaklarının hava bombardımanına, ardından da topçu bataryalarının yoğun atışlarına maruz kaldı.
Ateşkes ve Müzakere Sürecinin Arka Planı
İsrail ordusunun 2 Mart’ta başlattığı geniş çaplı hava harekatı ve kara işgali, Lübnan genelinde ağır bir insani krize yol açmıştı. Saldırılar neticesinde 1 milyondan fazla sivil yerinden edilirken, Lübnan Sağlık Bakanlığı verilerine göre çatışmalarda en az 4 bin 386 kişi yaşamını yitirdi.
Gerilimi düşürmek amacıyla 17 Nisan'da devreye giren ve kademeli olarak uzatılan ateşkes kararı ile Washington'da yürütülen müzakerelerin 5. turunun ardından 26 Haziran'da imzalanan çerçeve anlaşması, bölgede kalıcı barış umudu doğurmuştu. Ancak İsrail’in sahada kesintisiz sürdürdüğü askeri hamleler, varılan diplomatik mutabakatların geleceğini büyük bir belirsizliğe sürüklüyor.