Business Ekonomi Dünya İsrail kamuoyunda büyük şok: Halkın yüzde 92’si savaşı İran'ın kazandığına inanıyor

İsrail kamuoyunda büyük şok: Halkın yüzde 92’si savaşı İran'ın kazandığına inanıyor

Kudüs İbrani Üniversitesi tarafından yapılan geniş kapsamlı araştırma, İsrail halkının yüzde 92’sinin ABD-İran mutabakatını Tahran’ın zaferi olarak gördüğünü ve Netanyahu hükümetine olan güvenin çöktüğünü ortaya koydu.

İsrail kamuoyunda büyük şok: Halkın yüzde 92’si savaşı İran'ın kazandığına inanıyor
KAYNAK: (AA)

Tel Aviv'de Diplomatik ve Askeri Güven Krizi

Orta Doğu’da kartların yeniden karıldığı bir dönemde, Kudüs İbrani Üniversitesi ile Agam Enstitüsü tarafından gerçekleştirilen çarpıcı bir kamuoyu araştırması, İsrail toplumundaki derin kırılmayı ve hükümete yönelik inanç kaybını gözler önüne serdi. 17 yaş üzerindeki 3 bin 644 katılımcıyla gerçekleştirilen ve yüksek güvenilirlik oranına sahip olan anket, Washington ile Tahran arasında varılan son mutabakatın İsrail kamuoyunda adeta bir "soğuk duş" etkisi yarattığını gösteriyor. Katılımcıların ezici bir çoğunluğu olan yüzde 92,1’lik kesim, askeri ve diplomatik sürecin mutlak kazananının İran olduğunu düşünüyor.

Sağ Seçmende Bile "Tahran Galip" Algısı Hakim

Haberin en dikkat çekici detaylarından biri, Başbakan Binyamin Netanyahu’nun liderliğindeki sağ bloka destek veren seçmenlerin eğilimleri oldu. Hükümetin şahin politikalarını destekleyen bu kitlede bile İran’ın süreçten zaferle çıktığına inananların oranı yüzde 93,1’e ulaştı. Toplumun genelinde hakim olan bu algı, Tel Aviv yönetiminin uzun süredir yürüttüğü askeri ve siyasi stratejinin iç kamuoyunda karşılık bulmadığının en somut göstergesi olarak yorumlanıyor.

Stratejik Hedefler Fiyaskoyla mı Sonuçlandı?

Anket sonuçları, İsrail hükümetinin İran operasyonlarını başlatırken ortaya koyduğu vaatlerin halk nezdinde bir karşılığı kalmadığını net bir şekilde belgeliyor. Katılımcıların yüzde 87,8’i; İran’ın nükleer programının durdurulması, füze tehdidinin bertaraf edilmesi ve Tahran’daki rejimin çökertilmesi gibi temel hedeflerin hiçbirinin gerçekleştirilemediğini savunuyor. Dahası, halkın yüzde 82,9’u düzenlenen askeri hamlelerin uzun vadede İsrail’in ulusal güvenliğini tahkim etmek yerine daha da zayıflattığı görüşünde birleşiyor.

Diplomatik Denklemde "Dışlanmışlık" Rahatsızlığı

ABD ile İran arasında diplomatik kanalların çalışması ve nihayetinde bir mutabakat zemininde buluşulması, İsrailliler tarafından Tel Aviv’in masada yalnız bırakılması olarak algılanıyor. Ankete katılanların yüzde 86’sı, Washington-Tahran hattındaki bu yakınlaşma esnasında İsrail’in tamamen denklem dışı bırakılmasını oldukça olumsuz bir gelişme olarak nitelendiriyor. Bu durum, Netanyahu’nun en yakın müttefiki olan ABD üzerindeki diplomatik nüfuzunu kaybettiği eleştirilerini de beraberinde getiriyor.

Netanyahu’nun "Zafer" Retoriğine Halk İnanmıyor

Başbakan Binyamin Netanyahu’nun sık sık yinelediği "Büyük kazanımlar elde ettik ve tehditleri büyük ölçüde ortadan kaldırdık" şeklindeki açıklamaları, toplumda ciddi bir inandırıcılık bariyerine takılmış durumda. İsraillilerin yüzde 72,5’i bu söylemleri gerçekçi bulmazken, yüzde 56,4’ü Netanyahu’nun krizi ve savaşı yönetme biçimini doğrudan "başarısızlık" olarak tanımlıyor. Toplumdaki bu yüksek güvensizlik oranı, siyasi liderlik ile halk arasındaki makasın giderek açıldığına işaret ediyor.

Yeni Rota Lübnan mı? Kamuoyu İkiye Bölündü

İran karşısında diplomatik ve askeri olarak hedeflere ulaşılamadığı düşüncesi hakimken, namluların Lübnan’a çevrilmesi konusunda ise kamuoyunda farklı sesler yükseliyor. ABD ile ilişkilerin gerilme riskine rağmen Beyrut dahil Lübnan’ın topyekun hedef alınmasını destekleyenlerin oranı yüzde 48,2 seviyesindeyken, yeni bir cephe açılmasına net bir şekilde karşı çıkanlar yüzde 20,9’da kalıyor. Katılımcıların yüzde 30,9’unun ise bu konuda henüz net bir fikir beyan edememesi, İsrail toplumunun gelecekteki askeri adımlar konusunda ne denli kararsız ve endişeli bir bekleyiş içinde olduğunu doğruluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız