Küresel iklim dengesi, Pasifik Okyanusu merkezli beliren ve ivme kazanan El Niño hava olayı nedeniyle kritik bir eşikten geçiyor. Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ile Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) temsilcileri, Birleşmiş Milletler (BM) Cenevre Ofisi'nde düzenlenen ortak basın toplantısında, küresel iklim tablosunun ulaştığı tehlikeli boyuta dikkat çekti. Yapılan değerlendirmelerde, El Niño’nun etki gücünü hızla artırmasıyla birlikte dünya genelinde meteoroloji kayıtlarının tutulmaya başlandığı dönemden bu yana en sıcak iki ayın yaşandığı vurgulandı.
"Zirve Noktası Bir Bitiş Çizgisi Olmayacak"
WMO Ekstrem Sıcaklık Hizmetleri Teknik Danışmanı Armel Castellan, deniz yüzeyi sıcaklıklarının olağandışı seviyelerde seyrettiğine işaret ederek durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. El Niño’nun iklime duyarlı tüm sektörler üzerinde doğrudan baskı oluşturduğunu belirten Castellan, sürecin henüz tamamlanmadığına vurgu yaptı:
"El Niño hızla güç kazanıyor ve kayıtlara geçen en sıcak iki ayı geride bırakmış bulunuyoruz. Bu doğal fenomenin yıl sonuna doğru en yüksek noktasına ulaşmasını öngörüyoruz. Ancak bu zirve noktası kesinlikle bir bitiş çizgisi olarak görülmemeli; yalnızca tahmin edilen bir takvim tarihidir. Yarattığı tahribat ve etkileri bu tarihin çok daha ötesine uzanacaktır."
Castellan, WMO’nun sonbahar dönemine ilişkin iklim projeksiyonlarında bazı coğrafyalarda ortalamanın çok üzerinde yağışlar beklenirken, diğer bölgelerde ciddi kuraklık risklerinin belirdiğini aktardı. Bu durumun su kaynaklarının güvenliği, gıda tedariki ve vektör kaynaklı hastalıkların yayılımı gibi hayati konuları doğrudan tetiklediği ifade edildi.
Güney Yarımküre Aşırı Sıcaklar ve Yangın Riskiyle Yüzleşecek
El Niño’nun küresel bir sinyal vermekle birlikte sonuçlarının yerel ölçekte ağır hissedildiğini hatırlatan WMO uzmanı, özellikle Güney Yarımküre için kritik uyarılarda bulundu. Olayın yıl sonuna doğru zirveye ulaşmasıyla birlikte Güney Afrika, Güney Amerika ve Avustralya’da 2027’nin ilk aylarında mevsimsel sıcaklıkların El Niño etkisiyle birleşeceği belirtildi. Bu durumun geniş çaplı orman yangınlarına, yoğun duman kirliliğine ve kronik kuraklığa zemin hazırlayacağı öngörülüyor.
DSÖ Uyardı: El Niño Bir "Sağlık Çarpanı" Rolü Üstleniyor
Dünya Sağlık Örgütü İnsani Yardım ve Sağlık Acil Durumları Birimi Başkanı Teresa Zakaria ise El Niño’yu sadece atmosferik bir değişim olarak görmenin eksik olacağını, olayın doğrudan bir halk sağlığı krizine dönüştüğünü savundu.
Sıcaklığa uzun süre maruz kalmanın insan metabolizmasında tahribat yarattığını aktaran Zakaria, kalıcı sıcakların kalp-damar, solunum, böbrek ve ruh sağlığı hastalıklarını şiddetlendirerek ölüm oranlarını artırdığına değindi. Aşırı hava olaylarının sağlık altyapılarını yıkıma uğratabileceğini belirten Zakaria şu ifadeleri kullandı:
"El Niño hava koşullarını dengesizleştirirken, çeşitli hastalıklara yakalanma riskini değiştiren bir 'risk çarpanı' işlevi görüyor. Orman yangını dumanı solunum yolu rahatsızlıklarını artırırken, sel ve kuraklık insanları yerinden ederek temiz su ile gıdaya erişimi kısıtlıyor. Ancak bu riskler önceden öngörülebilir nitelikte. Salgın ve yıkımlar kriz boyutuna ulaşmadan önce tüm hükümetleri hazırlık çalışmalarına yatırım yapmaya çağırıyoruz."
Sağlık ve meteoroloji camiaları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan uzmanlar, erken uyarı sistemleri ve zamanında müdahaleyle olası can kayıplarının önüne geçilebileceğinin altını çiziyor.