Yunanistan ile İsrail arasında imzalanan yaklaşık 3 milyar avro değerindeki devasa hava ve füze savunma ağı projesi "Aşil Kalkanı", teslimat aşamasına geçilmeden Atina siyasetinde şiddetli tartışmaların odağı haline geldi. Müttefik iki ülke arasında yürütülen görüşmelerin ardından Tel Aviv cephesinden gelen son beyanatlar, savunma sisteminin beyin takımını oluşturan komuta-kontrol yazılımlarının ve kaynak kodlarının Yunanistan'a verilmeyeceğini ortaya koydu. Bu gelişme, Atina’da ulusal egemenlik ve savunmada dışa bağımlılık tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Kullanım Lisansı Var, Kod Teslimi Yok
İsrail Füze Savunma Teşkilatı Direktörü Moşe Patel başta olmak üzere üst düzey yetkililerin yaptığı son açıklamalar, anlaşmanın teknik sınırlarını net bir şekilde çizdi. Tel Aviv yönetimi, Spyder, Barak MX ve David's Sling (Davud Sapanı) gibi gelişmiş hava savunma unsurlarını kapsayan mimaride ortak yazılım kullanımına izin verileceğini ancak kritik kaynak kodlarının devredilmeyeceğini bildirdi. Sistem paketindeki bu kısıtlama, Atina'nın yazılım üzerinde bağımsız bir değişiklik yapmasını veya gelecekte yerli imkanlarla geliştirme sağlamasını tamamen imkansız kılıyor.
Savunma Bakanlığı ve Muhalefet Karşı Karşıya
Açıklanan ayrıntılar, Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias’ın daha önce yaptığı açıklamalarla açıkça çelişiyor. Dendias, parlamentoda yaptığı sunumlarda kurulacak hava savunma şemsiyesinin kontrolünün ve komuta mekanizmasının tamamen Yunan ordusunun elinde olacağını, stratejik kodlara erişimin bu mimaride hayati önem taşıdığını savunmuştu.
Açıklamaların ardından harekete geçen muhalefet partileri ve Yunan basını, hükümeti sert bir dille eleştirdi. "Tam bağımsızlık" vaadiyle duyurulan milyarlarca avroluk projenin, Atina’yı İsrail’in yazılım güncellemelerine ve onayına mahkûm edeceğini belirten muhalif kanat, sistemin anahtarının yabancı bir ülkenin elinde bırakıldığını ileri sürdü.
Ege ve Doğu Akdeniz’deki Konuşlanma Planı Askıda mı?
Dört yıla yakın süren teknik hazırlıkların ardından yürürlüğe giren ve 19 Yunan sanayi şirketinin de entegre edilmesi planlanan projenin coğrafi dağılımı da netleşmişti. Planlamaya göre; kısa ve orta menzilli Spyder sistemlerinin Ege'deki dış adalara, daha uzun menzilli Barak MX ve David's Sling sistemlerinin ise anakara ve yakın adalara yerleştirilmesi öngörülüyordu. Ancak yazılım kontrolü ve kaynak kodu krizinin derinleşmesiyle birlikte, Atina hükümetinin kamuoyundaki tepkileri dindirmek adına İsrail ile yeniden masaya oturup oturamayacağı merak konusu haline geldi.
Yunanistan Savunma Bakanlığının, tırmanan kriz karşısında önümüzdeki günlerde sistemin komuta yetkisi ve yazılım erişim sınırlarına ilişkin daha kapsamlı ve resmi bir açıklama yapması bekleniyor.