Business Ekonomi Dünya AfD Zaferinin ardından gözler Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de!

AfD Zaferinin ardından gözler Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de!

Saksonya-Anhalt eyaletinde oylarını ikiye katlayarak tarihi bir başarıya imza atan aşırı sağcı AfD, Alman siyasetinde kartların yeniden dağıtılmasına yol açtı; gözler 20 Eylül’de gerçekleşecek Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimlerine çevrildi.

AfD Zaferinin ardından gözler Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern’de!

Almanya’da siyasi dengeler, Doğu eyaleti Saksonya-Anhalt’ta gerçekleşen yerel seçim sonuçlarının ardından adeta altüst oldu. Aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisinin yüzde 43,8’lik oy oranıyla sandıktan açık farkla birinci çıkması, Berlin’deki federal yönetimde ve eyalet merkezlerinde büyük bir şoka neden oldu.

Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisinde 39 milletvekilliği kazanan parti, 42 olan mutlak çoğunluğun sadece 3 sandalye gerisinde kaldı. 2021 yılındaki seçimlerde yüzde 20,8 alan AfD’nin oy oranını iki katından fazla artırması, rakibi Hristiyan Demokrat Birlik Partisi’ni (CDU) ise yüzde 17,2 seviyesine gerileterek tarihi bir mağlubiyete uğrattı.

Bu sarsıcı tablonun ardından Alman siyasetinin tüm dikkati, 20 Eylül’de sandık başına gitmeye hazırlanan Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerine kilitlendi.

Koalisyon Masası Karışık

Berlin’de yapılacak eyalet meclisi seçimleri, yalnızca yerel yönetimin yapısını belirlemekle kalmayıp Saksonya-Anhalt’tan yayılan siyasi dalganın federal düzeydeki etkisini de test edecek. Son kamuoyu araştırmaları başkentte tek bir partinin öne çıkamadığı, oldukça başa baş bir yarışa işaret ediyor.

Infratest dimap verilerine göre CDU yüzde 21 ile kıl payı önde görünürken, Sol Parti yüzde 19, AfD ve Yeşiller ise yüzde 18'erlik destekle hemen arkalarından geliyor. Federal hükümetin küçük ortağı Sosyal Demokrat Parti (SPD) ise yüzde 11 oy oranıyla kan kaybetmeye devam ediyor. INSA tarafından yapılan son anketler de benzer bir tablo ortaya koyarak mevcut CDU-SPD hükümetinin meclis çoğunluğunu kaybedeceğini doğruluyor.

Mevcut hükümetten memnun olmayanların oranının yüzde 77 gibi rekor bir seviyeye ulaştığı Berlin’de yüksek konut ve kira fiyatları seçim kampanyalarının ana gündem maddesi haline gelmiş durumda.

Mecklenburg-Vorpommern’de Zirve Tırmanışı

Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde de anketler AfD’nin birinci parti olma potansiyelini gözler önüne seriyor. NDR için hazırlanan son Infratest dimap anketinde AfD yüzde 35 ile ilk sırada yer alırken, mevcut Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig liderliğindeki SPD yüzde 32 destek topladı. Forsa anketinde ise AfD oy oranını yüzde 37’ye kadar çıkarıyor.

Buna karşın, eyalette doğrudan başbakanlık tercihlerinde SPD’li Schwesig yüzde 60 ile halk nezdindeki popülaritesini korurken, AfD’nin adayı Leif-Erik Holm yüzde 25’te kalıyor. Ancak partiler arası aritmetik, SPD-Sol Parti mevcut koalisyonunun çoğunluğu kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor.

"Abluka" Stratejisi Hükümet Kurmayı Zorlaştırıyor

Gerek Berlin gerekse Mecklenburg-Vorpommern seçimlerinde AfD sandıktan birinci parti olarak çıksa dahi hükümeti kurup kuramayacağı büyük bir soru işareti. CDU, SPD, Sol Parti ve Yeşiller gibi geleneksel yapıların AfD ile koalisyon kurmayı kesin bir dille reddetmesi, seçim galibinin yönetime geçmesini engelliyor.

Bu noktada kilit rol üstlenen Sosyal Adalet ve Ekonomik Anlayış İttifakı (BSW), esnek tutumuyla tüm senaryoları değiştirebilir. Yüzde 4 baraj sınırında seyreden BSW’nin Saksonya-Anhalt’taki adayları tüm partilerle diyaloga açık olduklarını belirtirken, partinin meclis oylamalarında çekimser kalması dahi AfD adaylarının azınlık hükümetiyle önünü açabilecek bir potansiyel barındırıyor.

Başbakan Merz Üzerindeki Baskı Alevlendi

Saksonya-Anhalt’taki ağır mağlubiyet, federal düzeyde Başbakan ve CDU Genel Başkanı Friedrich Merz üzerindeki meşruiyet tartışmalarını alevlendirdi. Alınan sonucu "derin bir şok" ve partinin "son on yıllarda aldığı en ağır yenilgi" olarak nitelendiren Merz, reform programından taviz vermeyeceğini açıklasa da oy kaybının önüne geçemiyor.

Son ARD-DeutschlandTrend araştırması, Alman seçmeninin sadece yüzde 13’ünün Merz’in performansından memnun olduğunu, yüzde 83'lük kesimin ise olumsuz görüş bildirdiğini ortaya koydu. Ülke genelinde de AfD yüzde 27 ile birinci parti konumuna yükselirken, CDU/CSU ittifakı yüzde 21’e gerilemiş durumda.

Önümüzdeki iki eyalet seçimi, ana akım siyasetin aşırı sağın yükselişine karşı nasıl bir direnç göstereceğini ve Merz liderliğindeki hükümetin geleceğini belirleyecek hayati bir viraj niteliği taşıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız