ABD merkezli yayın organı The Wall Street Journal (WSJ) tarafından ortaya atılan çarpıcı bir iddia, Yunanistan iç siyasetinde ve diplomatik kulislerde büyük bir çalkantıya yol açtı. Habere göre, ABD’nin Atina Büyükelçisi Kimberly Guilfoyle, katıldığı kapalı bir akşam yemeğinde Yunanistan hükümetinin düşürülebileceğine dair dikkat çeken ifadeler kullandı.
Masadaki Gerilim: Romanya Örneği ve "İstediğimiz Hükümeti Düşürürüz" Mesajı
Görüşmeye yakın kaynaklara dayandırılan iddialara göre olay, Atina’da üst düzey Yunan ve ABD’li yetkililerin katıldığı basına kapalı bir akşam yemeğinde yaşandı. Masada Balkanlar’daki siyasi gelişmeler ve bölgesel dinamikler tartışılırken söz alan Büyükelçi Guilfoyle, Romanya’da yaşanan hükümet değişikliğini örnek gösterdi.
Guilfoyle’un, Washington’ın bölgesel gücüne vurgu yaparak "İstediğimiz herhangi bir ülkede bunu yapabiliriz. Burada da yapabiliriz" ifadelerini kullandığı öne sürüldü. Yunanistan’ı doğrudan hedef aldığı iddia edilen bu sözlere yemekte bulunan Yunan yetkililerin sert tepki gösterdiği, özellikle Enerji Bakanı Stavros Papastavrou’nun seçilmiş bir hükümete yönelik bu tarz ifadelere itiraz ettiği belirtildi.
Yunan Muhalefeti Ayakta
Sızan haberlerin ardından Yunanistan iç siyaseti hareketlendi. Ana muhalefet partileri, Başbakan Kiryakos Miçotakis liderliğindeki hükümeti sessiz kalmakla suçlayarak iddiaların derhal açıklığa kavuşturulmasını istedi. Radikal Sol İttifak (SYRIZA) başta olmak üzere muhalefet temsilcileri, ülkenin egemenlik haklarına ve seçmen iradesine yönelik bu tarz imaların kabul edilemez olduğunu belirterek parlamentoyu göreve çağırdı.
ABD Kanadı İddiaları Reddediyor
Skandalın basına yansımasının ardından gözlerin çevrildiği ABD cephesinden ise itiraz geldi. WSJ’ye açıklama yapan Büyükelçi Guilfoyle’un hukuk temsilcileri, diplomatik yemekte yaşanan diyalogların çarpıtıldığını ve ifadelerin "hükümet düşürme tehdidi" olarak nitelendirilmesinin gerçeği yansıtmadığını savundu.
Ancak bölgesel enerji ve güvenlik politikalarında Washington’ın artan baskısının tartışıldığı bir dönemde ortaya çıkan bu sızıntı, Atina ile Washington arasındaki müttefiklik ilişkilerinin arka planındaki gerilimi gözler önüne serdi.